Diyet ve Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet ve Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Restoran Menüleri Kilo Almanıza Sebep mi?

Ana menüye mutlaka kendiniz karar verin özel menüler şefin tavsiyesi gibi menüler size göre olmayabilir.

Akşam yemeğinin hafif geçmesi kilo için iyi olacaktır. Menü tasarımında yemeklerin açıklanması idealdir. İçeriği malzemeleri pişirilme yöntemi gibi. Bazı yemekler kalın veya farklı renkle yazılır ve menüde birbirinden kolayca ayrılır. Bunlara dikkat edin. Müşterilerin ilgisini çekmek için sağlıksız da olsa en ünlü spesiyal bir yemek ilginç bir şekilde menüye yazılır. Genelde de insanlar bunları seçer.

Restoran şefleri özel yemeklere genelde duyusal adlar verir. Kadife çikolata tadı, eşsiz görünümlü enfes vb gibi tabirler sıkça kullanılır. Nostaljik isimler kullanılır babaannenin elmalı turtası gibi. Veya coğrafi isimlerle yemekler anılır iştah açıcı doğu X bölgesi kokteyli gibi. Sağlıklı ve zevkli bir yemek sipariş etmek istersiniz ama genelde en gösterişli ünlü olanı seçersiniz. Bu size bir kılavuz olsun ve restoranda artık daha bilinçli bir müşteri olun. Aksi halde kiloya kilo katabilirsiniz.
Kaynak.haber7

Tip 2 Diyabetli Hastalar Nasıl Beslenmeli?

Hangi besinler şeker hastalığına karşı bizi koruyor? Tahıl ve bakliyat ürünleri ne kadar etkili?

Tip 2 diyabete yol açan nedenlerden biri magnezyum eksikliğidir. Magnezyum, az alınması durumunda insülin direncine neden olur ve bu da Tip 2 diyabet oluşumuna zemin hazırlar. Yaş ortalaması 54 olan 2.582 yetişkin birey üzerinde yapılan yeni bir çalışmada; magnezyumdan zengin bir diyet uygulayan bireylerde ön diyabet gelişme riski % 37 oranında daha az bulunmuştur. Aynı zamanda yüksek magnezyum içeren diyet uygulamanın, ön diyabetin Tip 2 diyabete dönme riskini 1/3 oranında azalttığı da belirtilmiştir. Magnezyumdan zengin kaynaklar arasında ise baklagiller, fındıkgiller, yeşil yapraklı sebzeler, yoğurt, buğday tohumu gibi besinler bulunur.

Siyah fasulye: Magnezyumun en iyi kaynaklarındandır. İkinci sırada ise soya fasulyesi gelir. ¾ bardağı 100 mg magnezyum içerir. Siyah fasulye dışında nohut, mercimek, barbunya, soya fasulyesi, tofu, edamame de tüketilebilir.

Badem: Ön diyabeti olup  bademden zengin bir diyetle beslenenlerde,insulin duyarlılığında iyileşme ve kötü kolesterol ( LDL ) seviyelerinde azalma kaydedilmiştir. Normal kan şekerine sahip bireylerde de, düzenli olarak fındıkgillerden tüketmenin Tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları oluşma riskini azalttığı bulunmuştur. Badem dışında, Brezilya fındığı, kaju, pecan, yer fıstığı, Antep fıstığı, badem ezmesi, fıstık ezmesi de tercih edilebilir.

Ispanak: Beslenmede yeşil yapraklı sebze tüketimine özen gösterilmelidir. Günde 1,3 porsiyon sebze tüketenler ile (1 porsiyon : ½ bardak pişmiş veya 1 bardak çiğ sebze)  haftada bir porsiyon sebze tüketenler karşılaştırıldığında, daha fazla sebze tüketenlerin diyabete yakalanma risklerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Yeşil yapraklılarda bulunan magnezyum ve antioksidanların sağlığı koruyucu etkileri vardır. Ispanak dışında, pazı, lahana, kara lahana, pancar yaprağı, karahindiba yeşillikleri, roka, göbek marul gibi sebzeler tüketilebilir.

Somon: Yağlı balıklarda bulunan EPA ve DHA olarak bilinen çoklu doymamış yağ asitleri, diyabet riskini %32 oranında azaltır. Her hafta en az 170 gram yağlı balık tüketilmelidir. Balık tüketmeyenler isetakviye olarak günlük 500-600 mg EPA+DHA içeren balık yağı  almalıdır. Somon dışında alabalık, sardalye, ringa, hamsi, uskumru da yenebilir.

Öğütülmüş keten tohumu: Omega-3 yağ asidi olan ALA ‘dan zengindir. Yüksek ALA tüketiminin Tip 2 diyabetten korunmada yardımcı olduğu bilinmektedir. Keten tohumu dışında, chia tohumu, kenevir tohumu, ceviz, ceviz yağı, kanola yağı ve soya fasulyesi de kullanılabilir.

Kahve: Günde (kafeinli/kafeinsiz) 3-4 bardak kahve tüketimi, Tip 2 diyabet riskini %25 azaltır. İçerdiği klorejenik asit sayesinde inflamasyonu ( iltihabı ) ve glikoz emilimini azaltır ve insülin duyarlılığını iyileştirir. Kahve aynı zamanda magnezyum içerir.
Kaynak.7gunsaglik

En Çok Tükettiğimiz 6 Sağlıklı Gıda

Diyetisyenler gıdaların besleyici özelliklerinden sürekli bahsediyor. Genelde sağlıksız besinleri aşırı tüketmeye meyilli olsak da sık tükettiğimiz 6 sağlıklı gıda da işte bunlar…

Avokado. Kalbe, saçlara,cilde, sindirim sistemine çok faydalıdır. Sağlıklı yağlar içerir kalbi besler ve korur. Lezzetli bir meyvedir her yerde kullanılabilir.

Hindistan cevizi. Tavada yağı ile yulaf ezmesini soteleyebilirsiniz. Laurik asit ve potasyum içerir lezzetli bir sütü ve yağı vardır. Bol lif içerir.

Chia. Omega 3 yağ asitleri, antioksidan ve protein deposudur. Tatlılarda, yoğurtla ve tek başına tüketilebilir. Sindirim sorunlarına iyi gelir.

Muz. Potasyum değeri yüksektir, haftada bir iki tane tüketilebilir. Çocuktan yaşlıya herkes severek tüketmektedir.

Quinoa tahılı lif ve protein deposudur. Aşırı tüketilirse nişasta görevine başlar.

Smootie. Süt, meyve, nane, tarçın, vanilya gibi gıdalarla sabah kokteyli hazırlayıp için. Enerji bombası bu tarifler sizi zinde tutacak.
Kaynak.7gunsaglik

Dukan Diyeti Nedir ve Nasıl Uygulanmaktadır?

Dukan diyeti, Fransız beslenme uzmanı Dr. Pierre Dukan tarafından geliştirilmiş, yüksek protein içeren düşük yağ ve protein diyetidir.

İçeriği Ne Şekildedir?
Dukan diyeti 4 aşamadan oluşmaktadır:
1)Atak
2)Normal seyir
3)Takviye
4)İstikrar

Birinci aşamada yani atak aşamasında, yumurta, yağsız süt ürünleri, yağsız inek, tavuk ve hindi eti, kabuklu deniz ürünleri tüketilir.

Diyetin ikinci aşaması yani normal seyir, sadece protein destekli besin tüketimi içermektedir.

Diyetin takviye aşamasında her gün 2 dilim buğday ekmeği, 1 porsiyon meyve ve yağsız beyaz peynir tüketilmektedir.

Son aşama olan istikrar evresinde ise yalnızca protein yemek için ayrılmış haftanın bir günü dışında normal yemeye devam edilir.

Diyetin Olumlu Yönleri:
Hızlı kilo vermenize yardımcı olup aç kalmak zorunda olmamanızdır.
Uygulanan pek çok diyet yoğun bir egzersiz planına sahip iken dukan diyetinde yaklaşık yarım saat yürümek her aşama için yeterlidir.

Diyetin Olumsuz Yönleri:
Kötü nefes kokusu neden olup tüm besin çeşitlerinin tüketmenizi engellemekte ve bu nedenle de beslenme eksikliğine sebep olabilmektedir . Kuralları karmaşık ve katı olduğundan bu diyeti bırakmak bazı insanlara zor gelebilmektedir.
Kaynak.7gunsaglik

Ergenlerde Kilo Algısında Hata Obezite Sebebi

Florida State Üniversitesi araştırmalarına göre ergenlik ve gençlik büyüme döneminde kilo algısında hatalar yapılıyor ve bunun sonu obezite ile bitiyor.

Boy kilo ile vücut kitle indeksi ölçülmeli ve ideal orana kavuşulmalıdır. Bu dönemler hassastır ve ileride kalıcı hasarlar yaratabilir. Yetişkinliğe gelmeden vki değerinin 30 ve üzerinde olmaması gerekir yoksa ileride de obez olma riski yüksektir. Ergenlikte kilo algısı hataları yetişkinlikte obez olma riskini %40 garantiliyor.

Uzun vadede sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik ergenler ve gençler ile çocuklar için olumsuz sonuçlar getiriyor. Kilo ve görüntüyle ilgili hassas dönemlerde yapılan damgalama, alay vs davranışlar da obeziteye sürüklüyor. Ergenlikte içe dönen gençler kendini sağlıksız ve aşırı yemeye veriyor. İlaç kullanımı ruh sağlığı sorunları toplumsal baskı ve önyargılar ile bu alışkanlık kalıcı hale gelebiliyor.
Kaynak.7gunsaglik

En Lezzetli Kilo Verme Rehberi

Aç kalmadan üstelik yiyerek ve tok kalarak lezzetin de tadına vararak kilo verin haydi hemen başlayın.

Avlanmadan, dağ tepe gezip toplamadan, ekip biçmeden besine ulaşmak modern yaşamım getirdiği şişmanlığın en büyük sebebi olarak görülüyor. Üstelik mühendislik harikası gibi sunulan, bayatlanması engellenmiş, yapay lezzet katıcı ve renklendiricilerle giydirirmiş besinlerin kilo aldırıcı ve birçok süregelen hastalığa neden olduğu biliniyor. Şişmanlık sorunu kalori miktarından çok, yediğimiz besinin cinsi ile ilgilidir. Florence Nightingale Hastanesi’nden Dr. Özgür Şamilgil tok tutan, kilo alımını önlemeye yardımcı olan besinleri ve faydalarını anlattı…

Siyah çikolata ile bir hayat her zaman güzeldir…

Yağ yakmayı kolaylaştırıyor. Tuza, şekere, yağa karşı iştahı azaltıyor. Kalp damar hastalıkları ve yüksek tansiyona karşı koruyucu etki gösteriyor.

Siyah fasülye, barbunya, mercimek, nohut: İşte tokluğun sırrı!

Protein ve lif içeriği yüksek olduğundan yavaş sindiriliyor ve uzun süre tok tutuyor.

Sihirli bir meyve: Avokado

Bu tropik meyve içerdiği faydalı yağ, protein ve yüksek lif oranı sayesinde hem lezzetli hem de doyurucu kilo almayı engelleyici besinler arasında gösteriliyor.

Yulafı hayatımızdan çıkarmayalım

Bol miktarda lif ve sağlıklı karbonhidrat (Şeker) içerdiğinden kahvaltıda tüketilmesi yağ yakılmasını kolaylaştırıyor sık acıkmayı engelliyor.

Bir esaslı anne yiyeceği: Yoğurt

Birçok çalışma yoğurt tüketiminin kilo vermeye yardımcı olduğunu, protein içeriği sayesinde tok tutucu olduğunu gösteriyor. Üstelik ev yapımı yani probiyotik içeriği yüksek olan yoğurdun sindirimi kolaylaştırıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği de bulunuyor. Vücudumuz proteini yakarken karbonhidrat yakmaya göre çok daha fazla kalori harcadığından protein içeriği yüksek besinlerle kilo vermek daha kolay oluyor.

Greyfurtsuz bir hayat düşünemiyorum diyenlerden misiniz?

Her yemekten önce yenen yarım adet greyfurtun kilo verdirdiğini gösteren araştırmalar var. Yağ yakıcı olmasa da tokluk hissi vermesi ile ön plâna çıkıyor.

Badem, ceviz, fındık atıştırmalıkları

Kavrulmamış ham haliyle tüketildiklerinde doyurucu özellikleri, içerdikleri faydalı yağ asitleri ve yüksek antioksidan özellikleri insülin direncinin kırılmasına ve yağ yakılmasına yardımcı oluyor.

Brokoli ile artık diyetler daha kolay

Düşük kalorisi, kansere karşı koruyucu özellikli ve bol lif içermesi nedeniyle diyeti kolaylaştırıyor.

Elma, armut

Özellikle kabuğundaki lif miktarının fazla olması sayesinde, biraz da tam olgunlaşmamış haliyle tüketildindiğinde daha az yemek yeme ihtiyacı duyuluyor. Uzun süre çiğneyerek yenilen besinler daha çok kilo verdiriyor.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Zayıflamaya Çare Muhteşem Kokulu Bitki

Dereotu her yemekte, salatada, ara sıcaklarda hatta cacık ve limonatada bize harika kokusu ve tadını sunarken zayıflatıyor da!

Dereotu, kilo verme sürecini etkileyen ve bu dönemde kullanılması sıklıkla önerilen bir bitkidir.

Dereotu,maydonozgiller ailesinden ve koyu yeşil ipliğimsi yaprakları olan kokulu bir bitkidir. Nemli toprakları sever ve çoğunlukla sonbaharda toplanır. Tat ve aroma vermesi için salata veyemeklerde kullanılır.Özellikle Türk mutfağında önemli bir yeri olan tarhana çorbası ve cacık bu yemeklerin başında gelir.

Dereotu ayrıca sağlığa da oldukçayararlı bir bitkidir;sindirimi kolaylaştırır, ağız kokusunu giderir, uykuyu düzenler,sinir zafiyetini giderir. Aynı zamanda çocuklarda oluşan kolik ağrılarına iyi gelir ve anne sütünü çoğaltır. Ancak hamilelik döneminde kullanılmaması gerekir,aybaşı kanamalarını artırdığı gibi gebelerde düşüğe neden olabilir.

Tüm bu faydaların yanında dereotunun önemli bir diğer özelliği de kilo verme süreci ve tiroid hormonları üzerindeki olumlu etkisidir.Dereotu tiroidnodüllerinin ufalmasını sağlar, ayrıca tiroid üzerindeki dengeleyici etkisi ilehipotiroid(tiroidin yavaş çalışması) veya hipertiroid (tiroidin hızlı çalışması) üzerinde olumlu etki gösterir.Kilo durumu tiroid ile bağlantılı olabildiğinden, tüm bunlara bağlı olarak dereotu kilo kontrolünde de oldukça etkilidir. Aynı zamanda ödem sökücü özelliğiyle vücuttaki fazla suyun atılmasını da sağlar.Antiseptik özelliği ile ishalintedavisine yardımcı olur, kalsiyum yönünden oldukça zengindir ve kansere karşı koruyucu etkisi vardır.

Dereotu kilo verme sürecinde göz ardı edilmemesi gereken bir bitkidir. Metabolizmayı hızlandırarak ödem atmayı sağlar ve kilo verme süreci çok daha rahat geçer.Ayrıca lif içeriği sayesinde daha uzun süre tok kalmayı sağlayacaktır.

Sağlıklı ve fit günler...Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Neden Kilo Alırız Veya Bunu Hissederiz?

Bazen beslenme hatalarımız değil sadece düşüncelerimiz bize kilo aldırır..

Her canlının varoluşu gereği ne zaman, ne yemesi gerektiğini bildiğini söyleyen Spiritüel Gelişim Danışmanı Gülnur Ünal, “Bedeninizle iletişim kurup, kiloya dair olumsuz düşünce kalıplarınızı bıraktığınızda bedeniniz ve ruhunuzdaki mucizevi değişime şahit olacaksınız” diyor

Diyetisyene gidiyor, verilen listeleri aynen uyguluyorsunuz, saatlerinizi spor salonunda geçiriyorsunuz… Sonuç; ya kilo veremiyor ya da verdiğiniz kiloları kısa süre içerisinde yeniden alıyorsunuz. Bedeninizi istediğiniz kiloda tutmayı başaramayınca mağlup olmuş gibi hissedip fazla kilo sorununuza bir de başarısızlık duygusunu ekliyorsunuz ve aynı kısır döngüyü tekrarlıyorsunuz. Hiç düşündünüz mü; kilolarınızın nedeni sanılanın aksine yanlış beslenme ve hareketsizlik değil de bilinçaltınızdaki olumsuz inançlarınızsa…

Hayatımızı şekillendiren her deneyim, tekrarlanan her durum geçmişte yaşadığımız ve bilinçaltına yerleştirdiğimiz kodlarımızın yansımasıdır diyen Spiritüel Gelişim Danışmanı Gülnur Ünal, “İlişkilerimizi, aşık olacağımız kişiyi, iş yaşamımızı, maddi durumumuzu nasıl ki bilinçaltımızın yönlendirmesiyle belirliyorsak bedenimizle olan ilişkimizde de başrol bilinçaltının. Çözemediğiniz sorunlar, endişe, öfke, suçluluk, korku gibi duygular göbeğinizde, belinizde, bacaklarınızda birikmiş kilolar olarak karşınıza çıktığı gibi ruhsal bir yük oluşturarak da sizi mutsuz kılar” diyor.

Ruhsal açlığınızı değil bedeniniz doyurmak için yiyin

İnsanın varoluşunda şişmanlığın olmadığını söyleyen Gülnur Ünal, “Her canlı doğumundan itibaren, ne zaman, ne kadar yemek yemesi gerektiğini bilir. Ancak bedeniyle iletişimi kesip sezgilerine kulaklarını tıkadığında kendi gerçekliğinden de uzaklaşır. Yiyeceklerin değil de onlara yüklediğimiz anlamların bedenimizi ve ruhumuzu ağırlaştırdığını kabul etmeliyiz. Çünkü fiziksel açlığınızı doyurmak için yediğinizde şişmanlamanız mümkün değildir ama duygusal açlığınız için yiyorsanız gerçek sorunun kaynağını tespit etmeniz gerekir. Üzüldüğünüz, kızdığınız, öfkelendiğiniz her anda kendinizi buzdolabının başında buluyorsanız duygusal boşluğunuzu doldurmaya çalışıyorsunuz demektir ama yediğiniz hiçbir çikolata sorununuzu çözmeyecektir. Sizi yemeğe yönlendiren duygunuzu fark edip kendinizle bağlantıda kalmalısınız” diye konuşuyor.

Aşırı yemek kendinize hakarettir

Kilo vermeye karar verdiğiniz noktada hem bedensel hem de ruhsal bir rahatlama yaşamanın keyfine varacağınızı belirten Gülnur Ünal şunları söylüyor:  “Ancak bunun için kiloya dair düşünce kalıplarınızı bırakmaya gönüllü olmalısınız. Çok yiyen bir kişi yemekle hayali bir ilişki kurarak gerçekte sahip olmadığı bir gücü elde ettiği duygusuna kapılır. Ama gerçekte aşırı yemek bedeninize ve ruhunuza hakarettir ve kendinizi daha fazla eleştirmenize neden olur. Kilo almanıza neden olan düşünce yapınızı değiştirip korkularınızı sevgiye dönüştürdüğünüzde zihin- beden bütünlüğüne kavuşacak ve fazla kilolarınızdan kalıcı olarak kurtulacaksınız.”

“Kilo vermek zor” inancından kurtulun

Yemekle ilişkinizin ne zaman bozulduğunun cevabının bilinçaltında saklı olduğunu söyleyen Gülnur Ünal, şu çarpıcı açıklamaları yapıyor: “Bilinçaltı yaşadığınız her olayı saklı tutar ve bunların sizde bıraktığı düşünce, inanç ve duyguları kodlar. Çocukluğunuzdan kalan yemekle ilgili hoş anılarınız olabilir; tüm ailenin bir arada olduğu bayram sofraları ya da pazar kahvaltılarını özlüyor olabilirsiniz. Huzura ihtiyacınız olduğunda bilinçaltınız bu anları hatırlatmak adına sizi yemeğe yönlendirebilir. Küçükken kilolu halinizi sevimli bulmalarından ötürü bilinçaltınız kilo alırsam daha çok sevilirim duygusunu yaratabilir ya da ‘yemek yemezsen hasta olursun’ diye büyütüldüyseniz sağlıklı olmak için kilolu olmak gerektiği inancını geliştirmiş olabilirsiniz. ‘Kilo vermem imkansız, ne yesem yarıyor, bu vücut yapısı bizde genetik, diyetler hiçbir işe yaramıyor, bu şekilde kilo vermem çok zor’ gibi inançlara sahipseniz de zayıflamaya karşı direnç gösterirsiniz ve kilo verseniz dahi geri almanız kaçınılmazdır.”

Kuantum ve QEPR terapisi

Yemek yemeğe yönlendiren ve zayıflamaya engel olan düşünce kalıplarını tespit etmenin önemli olduğunun altını çizen Gülnur Ünal, “Bunun için pek çok yöntem uygulanabilir. Ben danışanlarımın reiki ve kuantum terapi yöntemi ile olumsuz inançlarını bulup dönüştürmelerini sağlıyorum. Ayrıca QEPR terapisi de kilo sorununun kaynağını bulup, birkaç seansla çözümü için etkili bir yöntem. Danışanın akupunktur noktalarına belli bir sıralamada yapılan vuruşlar ile kilo sorunundan kurtulması sağlanıyor. Olumlama cümleleri de kişi üzerinde etkili olur, her gün mümkünse ayna karşısında bu cümleleri tekrarlayarak işe ruhunuzu ikna etmekten başlayabilirsiniz” önerisinde bulunuyor.

Kullandığınız cümleler gerçeğiniz olur!

Kullandığınız sözcükler ve odaklandığınız düşünceler gerçekliğiniz olmaya başlar. O nedenle kullanılan cümlelerin olumlu mesajlar içermesi gerektiğini söyleyen Gülnur Ünal, “Bedenim bana neyi ne kadar yemem gerektiğini söylüyor. Sadece acıktığımda ve yeteri kadar yiyorum. İdeal kilomda kendimi daha mutlu ve özgür hissediyorum. Mutlu, sağlıklı, zinde, ideal bir bedenim var” gibi olumlama cümlelerini tekrarlamak sizi ulaşmak istediğiniz hedefe yaklaştıracaktır” dedi. Kaynak.http://www.7gunsaglik.com
Metabolik sendrom kardiyovasküler hastalıklar diyabet ve belli sorunlar açısından riskli bir durumdur.

Akdeniz diyeti ise sağlıklı olduğu kadar içeriğindeki fındık, ceviz ve zeytinyağı metabolik sendroma neden olabilir. Obezite, yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı, diyabet ve kan şekeri açısından riskli olabilir.

Genetik faktörler, obezite, kilolu olmak, sağlıksız olmak özellikle kötü beslenme metabolik sendrom riskini %34 oranında artırıyor. İspanya araştırmalarına göre Akdeniz diyetinde yer alan sebze, meyve, tam tahıllar, ceviz fındık, zeytinyağı, balık, kırmızı et veya tereyağı gibi alternatifler var. Yani örneğin size dokunan bir ürün varsa onu alternatifiyle değiştirin tabii doktora danışarak.

Beslenme düzenini değiştirerek kalp krizi inme obezite risklerini %15 kadar azalıyor. Akdeniz diyeti karın yağlarını çok azaltıyor elbette çok sağlıklı ve artıları çok. Doktorunuza danışın testleri yaptırın ona göre metabolik sendroma girmeden beslenmeye çalışın.
Kaynak.7gunsaglik

Mevsimsel Alerjiden Korunmak İçin Kaçınmanız

Mavi peynir. Zengin miktarda histamin içerir ve kaşıntı sebebidir. Göz yaşarması, hapşırma ve burun tıkanıklığı yapar.

Maydanoz. Kızılağaç ve kayın polenlerine alerjisi olanlarda daha etkilidir. Çapraz reaktörler içerir sezon boyunca alerji yapabilir.

Domates. Histamin ve ot polenleri içerir mevsim boyunca yoğun alerji belirtileri yaşarsınız.
Badem. Bu mevsimde alerji olma riski artar fındık ve bademli süt, kurabiye gibi tüm ürünlerde alerji durumu riski fazladır.

Şarap. Fermente edilen bu ürün alerji zeminini hazırlar histamin içerir. Astım ve alerji yapar belirtileri artırır. Sülfit içeriği çoktur.
Muz. Öksürük, hapşuruk ve alerji belirtileri yapar.
Kereviz. Polenlerinden ötürü alerji nedenidir.
Kaynak.7gunsaglik

Aşırı Kilonun Sağlığa Etkileri Nelerdir?

Vücudumuzdaki fazla kilo, bizim yalnızca biyolojik sağlığımızı bozmaz; aynı zamanda ruhsal sağlığımızı da önemli ölçüde etkiler. Alınmaya başlayan kilo zamanla insanın psikolojisini bozar. Böylece birey kendini kısıtlamaya başlar ve zamanla yaşam kalitesi düşer.

• Fazla kilonun biyolojik ve psikolojik sağlığımıza zararları şu şekildedir:
Kilonun önce bedensel sağlığımıza zararı vardır. Bunlar hipertansiyon, kalpte damar tıkanıklığı, bağırsak, meme ve rahim kanserinde artış, diyabet, safra kesesi hastalığı, felç, solunum güçlüğü, karaciğerde yağlanma, astım gibi hayatî tehlikesi yüksek olan önemli hastalıklardır. Hayatınızı böylesine önemli bir diskten kurtarmak istiyorsanız bir an önce fazla kilolarınızdan kurtulmak zorundasınız.
• Kilonun bedensel etkilerinin dışında psikolojik etkilerinin de olduğunu ifade etmiştik. Kilolu birey kendini kilo veremediği için başarısız hisseder; çirkin, hantal ve itici olduğunu düşünür. Kendini sürekli diğer zayıf bireylerle kıyaslama hali içerisindedir, kendini suçlar. Çevresinden aldığı eleştiriler sayesinde sürekli bir stres hali içerisindedir. Zamanla kendini toplumdan soyutlamaya ve içine kapanır; yaptığı hiçbir şeyden zevk alamaz. Kendini mutsuz eden kiloları artık tek düşüncesi haline gelmiştir.
Kaynak.7gunsaglik

Antioksidan Deposu Yiyeceklerle İltihaptan Arının

İnflamasyona son verin ve sağlıklı gıdalarla beslenin. İltihaplanmayı engelleyen mucizevi besinler..

Vücudun stres ve travma durumunda verdiği tepki,inflamasyon(iltihaplanma) olarak tanımlanır. İnflamasyon durumunun uzun süre devam etmesi hücre dejenerasyonuna neden olarak kalp hastalığı, diyabet ve alzheimer gibi hastalıklara yol açabilir.

Antienflamatuar beslenme şeklinde asıl amaç kilo kaybı olmamakla birlikte, önemli olan besinlerin içeriğidir. Özellikle sebze, meyve, yağlı tohumlar ve kurubaklagiller gibi besinlerde bulunan antioksidan maddeler, stres ve travma durumunda serbest radikallerin oluşmasını engelleyen etkiye sahiptir.Antioksidan maddelerden zengin bu besinlerle, kişisel özelliklere göre düzenlenecek sağlıklı beslenme programları ile kilo kaybı da sağlanabilir.

-    Üzümde bulunan resveratrol,
-    Deniz ürünlerinde bulunan koenzim Q 10 ve omega 3,
-    Kırmızı meyvelerde bulunan beta caroten ve likopen,
-    Turunçgillerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan c vitamini,
-    Ayçiçek ile mısırözü yağında, ceviz, badem ve yerfıstığı gibi yağlı tohumlarda ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan E vitamini yüksek antioksidan kapasiteye sahiptir.

Ancak; bu besinleri pişirme ve saklama yöntemlerine özen gösterilmelidir. Örneğin, yağda kızartma yönteminde ve tahılların öğütülmesi esnasında E ve C vitaminleri büyük ölçüde kayba uğrar.

Ana öğünlerinizde;

-    Fırında pişirilmiş balık, hindi eti,
-    Etsiz pişirilmiş nohut, fasulye gibi kuru baklagiller,
-    Ispanak, marul ve domates gibi sebzelerle hazırlanmış salata,
-    Tam tahıllı ekmek,

Ara öğünlerinizde isebadem, ceviz, kuru üzüm, çilek, yulaf ve az yağlı süt gibi besinler tercih ederek, antioksidan içeriği zengin olan besin tüketiminizi artırabilirsiniz. Hastalıktan kurtulmanın, hastalıktan korunmaktan çok daha zor olduğunu ve sağlıklı beslenmenin hastalıklardan korunma sürecinde çok önemli bir yeri olduğunu unutmayın.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Hangi Yöntemlerle Salata Hazırlamak Zayıflatır?

Soslar ekstra kalori içerir salata hafif bir besin olsa da soslarla ve ekstralarla onu şişmanlatıcı yapmamalıyız..

Zayıflama deyince bir çoğumuzun aklına hemen salata gelir. Salata her ne kadar düşük kalorili sebze karışımlarından yapılsa da, çoğu zaman tek başına zayıflama sürecinde çok işe yaramaz ve hatta bazen tehlikeli olabilir.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya Salatanın zayıflatmamasının nedenlerini anlatıyor;

1. Sadece salata yiyerek beslenmek tek çeşit yemek anlamına gelir. Bu durumda vücut protein ve karbonhidrat almadığı için kendini sindirmeye başlar ve yağ kaybı yerine kaslardan kilo kaybedilir. Kas kaybı metabolizma hızını yavaşlatır.

2. Sebzelerin %70-80’ine yakını su olduğu için, salata mideden çok hızlı boşalır ve hızlı acıkma yapar. Özellikle hipoglisemi yaşayanlar için doyma duyularını kaybedip daha büyük miktarda ve daha çok besin tüketimine yol açabilir.

3. Salatalara konulan soslar çoğu zaman göze gözükmez.

Ancak bu soslarda kullanılan malzemelere göre ciddi kalori fazlalığı yaratabilir. Örneğin beyaz soslarda; mayonez fazlalığı, yeşil soslarda zeytinyağı fazlalığı, sarı soslarda ise hardal ve mayonez fazlalığına bağlı ciddi kalori alımı ortaya çıkar.

4. Çoğu zaman salata yapılırken içine mısır, ceviz gibi kalori değeri yüksek yiyecekler eklenebilir. Bu yiyecekler bir de sos ile buluştuğunda ortaya kalori açısından tam bir bomba çıkabilir.

1. Salatayı asla tek başına bir öğün olarak tüketmeyin.

2. Salatalar aslında iyi birer lif kaynağıdırlar. Yemekle birlikte tüketilirse midede şişer ve mideden hemen boşalmaz.

3. Yemeğe çorba yerine salata ile başlarsanız, çiğneme duygunuzu tatmin edeceğiniz için ana yemeği daha az yersiniz.

4. Salata ile başladığınız yemekte 1 bardak ayran veya yoğurt yemeyi ihmal etmeyin. Salata ve ayranınız bittikten sonra bir et veya sebze yemeği tercih edebilirsiniz. Yanında da sağlıklı beslenmek adına bir dilim esmer ekmek eklemeyi unutmayın.

5. Salata ile başladığınız yemekte, yudum yudum iki bardak su içmeye özen gösterirseniz, midenizde doluluk hissedersiniz ve yemeği daha az yersiniz.

6. Salataya et, tavuk, balık, yumurta eklediğinizde doygunluk sürenizi arttırırsınız. Aynı zamanda tek çeşit beslenmekten kaçınmış olursunuz.

7. Bazen salatalarınıza haşlanmış kurubaklagil (kurufasulye, nohut, mercimek…) eklemekten çekinmeyin. Çünkü kurubaklagiller, hem çok iyi bir karbonhidrat hem çok iyi bir lif hem de kısmi protein etkisi göstererek salatınızı daha besleyici hale getirir.

8. Yemekte tatmin olmak, doygunluk ve çeşitlilik sağlayabilmek için salatalarınızda farklı sebzeler kullanabilirsiniz. Mesela haşlanmış kök bitkiler olan, pancar, kereviz, yer elması olabilir. Bunlar tokuğu biraz daha uzatır.

9. Hep pişirerek yemeğe alıştığımız ıspanak, kuzu kulağı, semiz otu gibi sebzeleri çiğ kullanmakta fayda var.

10. Salataya sos yaparken eliniz yağdan yana fakir olsun. Limon, sirke, nar ekşisi, sarımsak, kekik, nane, fesleğen gibi yardımcı baharatları daha çok ama zeytinyağını kişi başı 1 tatlı kaşığı hesaplayarak koymakta fayda var.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Aç Karna Diyet Yapmanın Sakıncaları

Diyet ve zayıflamak demek oruç demek değildir. Aç karnına boş mide ile yapılan diyetten hayır gelmez.

Her kişinin bünyesi, vücut koşulları, dayanıklılığı, eşikleri farklıdır. Açlık diyet demek değildir aksine birden yükleneceğiniz için kilo aldırır. Gün boyu aç kalmadan belli aralıklarla öğün atlamadan yiyin. Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleriniz ve aralarda 2-3 öğününüz olsun.

Metabolizma hızlanırsa diyetiniz bir işe yarar ve sporla da kalori yakabilirsiniz. Bu da beslenmekle sağlanır. Spor için ne yakacaksınız, elbette yediklerinizi yani enerjinizi. Hormonal sıkıntılar yaşamamak kastan yakmamak için düzenli beslenin. Açlık ve tokluk üzerine 2 önemli nüans vardır.

Geliştirilmiş insülin duyarlılığı. Besinlerin iyi emilmesi, insülin şeker ve kan değerlerinin normale dönmesi ve hormonların dengelenmesi için dengeli yemeliyiz.



Kas ve yağ dengesini iyi dengelemeliyiz. Büyüme hormonu için beslenmeliyiz ki yeni hücreler sürekli olarak üretilsin. Yağ yakımı, fiziksel işlevlerimiz, kemik kalitesi ve uzun ömür için gereklidir.
Kaynak.7gunsaglik

Daima Mutfağınızda Bulundurmanız Gereken Besinler

Sızma zeytinyağı. Akdeniz diyeti dünyaca ünlü beslenme türüdür ve çok sağlıklıdır.

Yağsız az yağlı yoğurt. Protein kalsiyum deposudur. Porsiyon başına 100 kalori içerir.

Bal. Çok yönlü bir tatlandırıcı olan bal öksürük gibi birçok hastalığa devadır.

Fasulye. Protein ve lif açısından zengin bir kaynaktır. Nohut, barbunya gibi türleri tüketilmeli.

Yumurta. Kalorisi çok değildir ve çok büyük bir protein kaynağıdır. Kilo aldırmadığı gibi diyette büyük bir yardımcıdır.

Deniz tuzu. Tuz alımını sınırlandırın deniz tuzuna yönelin. Hazır şeyleri yemeyin kendiniz pişirin.

Salça. Kalori ve yağ oranı düşük salçalarınızı evde hazırlayın.

Muz. Tatlılık kaynağı olarak gelen muz aşırıya kaçmadan tüketilmeli. Potasyum deposudur.



Çikolata. Bitter hastalıklarla savaşır kilo kaybına yardımcıdır.

Aromalı sirke. Kalp, kan damarları ve dolaşım için gereklidir.

Et suyu. Protein ve az kalori içeren bir lezzettir.

Yağsız tavuk ve hindi eti de önerilir.
Kaynak.7gunsaglik

Fazla Uğraşmadan Kilo Verme Rehberi

Video oyunları ister telefondan tabletten ister bilgisayardan televizyondan oynayın yeme isteğini bastırıyor.

Acıkma isteğini ve sıklığını azaltıyor. Dondurma istediğinizde oyun isteği ağır basıyor ve yemiyorsunuz. Sağlıklı gıdaları yakınınızda tutun sağlıksızları eve bile almayın. Tembellik varsa sakın hazır, paketli ve riskli şeyleri almayın. Meyve soymaya, salata veya yemek yapmaya üşenmeyin. Daha fazla uyuyun. Aşırı değil ama tam uykunuzu alın uyku eksikliği acıktırır. %30 oranında kilo vermede bu kriterin etkisi var. İçeceklerinizde şeker kullanmayın.

Çay, şeker, süt, sıkma meyve suyuna şeker eklemeyin hazır şekerlileri içmeyin. Oturarak masa başında yemek yiyin. Ayak üstü atıştırmak fazla kalorileri depolar. Salatanızı yemekle beraber yemeyin, yemeğin en sonunda salataya geçin. Sosunu hafif ayarlayın. Dinlenin ve stresi hayatınızdan atın. Yaşam tarzındaki sıkıntılar stres karın yağlarını şişirir. Bolca su için sıvısız kalmayın. Meyveleri özellikle çiğ tüketin. Sebzeleri de mümkün olduğunca. Alkolü azaltın, alkolle beraber tatlıdan uzak durun.
Kaynak.7gunsaglik

Hazır Gıdalar Çocuklarda Nelere Yol Açar?

Yağlı, kızartılmış ve tüm hazır gıdaları çocuklardan uzak tutmalıyız. Diyetisyenlere göre çocuk diyeti nasıl olmalıdır?

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, yağlı hazır gıdaların çocukların çabuk yağlanmasında rol oynadığını belirtti.

Çocuklarda diyetin püf noktaları ile ilgili bilgiler veren Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Sağlıklı beslenmenin temelleri çocuklukta atılır." dedi.

Çocukların genelde ergenlik çağında zayıflamaya çalıştığını ama yanlış beslenme yüzünden artık 8 yaşındakiler de diyet yaptığını ifade eden Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Önemli nokta annelerin sağlıklı beslenmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Şu anda dünyadaki en büyük sağlık sorunlarından biri obezite. Yeme alışkanlıklarının değişmesi, hareketlilik düzeyinin azalması, televizyon ve bilgisayarlar karşısında geçirilen sürelerin artmasıyla birlikte, çocuklar şişmanlamaya başladı.

Yağı ve şekeri yüksek yiyeceklerin ucuz ve kolay ulaşabilir olması yüzünden, çocukların yeme alışkanlıkları tümüyle değişti. Yüzyılın gizli tehlikesi olan obezite, çocuklarımızı esir almaya başladı. Sekiz yaşında bile diyet yapan çocuklar var! Kan yağı yükseklikleri, karaciğer yağlanması, özellikle erişkinlik diyabeti dediğimiz tip 2 diyabet ve insülin direnci gibi yetişkin hastalıklarına, kilolu çocuklarda sık rastlanır oldu. Şişmanlıkla mücadele için çocuk kilo almadan ona doğru beslenme alışkanlığını öğretmek şart. Beslenme doğumdan başlayarak ölene kadar devam eder. Çocuklarda özellikle anne sütü alımı ve sonrasında doğru ek besin geçişi çocuğun geleceğini etkilemektedir. Çocuğun çok yiyerek değil, dengeli yiyerek ve aynı zamanda hareket ederek büyüdüğünü biliyoruz. Ailelere, çocuklarına yemek konusunda ısrar etmemesini tavsiye ediyoruz. Çocuklarda özellikle tam buğday ekmeği tüketilmelidir. Kepekli ekmek demir emilimini azaltacağı için özellikle çocuklarda ve gebelerde tercih etmiyoruz. Küçük yaşlarda alışkanlıklar daha çok oturduğu için yönlendirmelerimiz çok önemlidir." diye konuştu.

Kepek ekmeğinin, yemeklerle birlikte çok sık tüketildiğinde çocukta demir eksikliği yapacağına dikkat çeken Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Demir, kan yapımında kullanılan en önemli elementtir. Böylelikle çocukta kansızlık ortaya çıkar. Bu durum büyüme- gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden, çocuklarınıza tam buğday yedirebilirsiniz. Özellikle beyin gelişimi için çocuklarda tam doymuş yağlar dediğimiz hayvansal yağların yeteri kadar alınması önemlidir. Esansiyel yağ asitleri dediğimiz Omega-3 ve Omega- 6'nın da yeteri kadar tüketilmesi önemlidir. Özellikle Omega-3 yağ asidi, vücut ve beyin için elzemdir. Balık ve cevizde bu yağ asidi bol bulunur. Haftada iki gün balık ve kahvaltıda her gün iki adet ceviz yedirerek çocuğun yağ ihtiyacı karşılanabilir. Ergenliğe kadar, çocuklarınıza normal yağlı günlük süt ve yoğurt yedirmeniz daha sağlıklıdır. Sebze yemeklerine bir kilo için üç yemek kaşığı zeytinyağı koyabilirsiniz. Pilavlarınızda bir çay bardağı için iki silme tatlı kaşığı tereyağı kullanabilirsiniz. " şeklinde konuştu.

Farklı besinlerin tüketilmesinin şart olduğunu kaydeden Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Doğru olan çocuğun gösterdiği açlık hissini rehber alarak onu beslemektir. Acıktığı zaman kendisi yemek isteyecektir. Ayrıca çocuğa istemediği yiyeceği zorla yedirmemek gerekir. Yiyeceklerin miktarından çok çeşitliliğine önem verilmelidir. Çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıkların sonraki yaşamda da devam edeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklara düşük kalori ile diyet yaptırmak ve yediklerini diğer çocuklarla kıyaslamak, son derece yanlıştır. Çocuğun sofraya oturması, başka şeylerle ilgilenmeden yemek yemesi gerekir. Çocukların, oyun oynarken veya televizyon seyrederken beslenmesi sağılıksız alışkanlıklardır.

Çocuklar; erişkine göre daha hareketli oldukları için pilav, makarna, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek besinleri sever. Anneler de sık sık bu yiyecekleri pişirir. Bu durumda çocuk, diğer gıdalara olan ilgiyi azaltır ve tek yönlü beslenir.

Tek yönlü beslenme, çocukta büyüme ve gelişme yetersizliklerine neden olur. O nedenle, kas yapımına destek için besin çeşitliliğini artırıp protein alımını desteklemek gerekir. Her yemeğin yanına yoğurt veya ayran eklendiği zaman, çocuğun günlük kalsiyum alımı da sağlanmış olur. Çocukların en sevdiği yiyeceklerden biri hamburger ve patates kızartmasıdır. Ancak bu yiyeceklerde kullanılan yağlar çocuklar için tehlikelidir. Bu gıdalarda trans yağ asitleri dediğimiz kimyasal yapısı değişmiş yağ asitleri vardır.Hamburgerin yanında içilen gazlı içeceklerin asidik düzeyi de yüksek olduğu içi, çocuğun kemik yapısına ve mide-bağırsak sistemine zarar verebilir.Çocuklarınıza evde hamburger hazırlayın. Yağsız dana etinden köfte yapın, içine bolca domates ve yeşillik koyun, patatesi elma dilimleyip azcık yağ püskürterek fırınlayın ve yanında yapacağınız güzel bir ayranla birlikte yedirin. Doğum günlerini evde yapacağınız hamburger, kek ve böreklerle kutlayın. Büyüme çağındaki kızlar, görüntülerine çok önem verdikleri için bilinçsizce az ve dengesiz beslenir. Sabah kahvaltılarını yapmadan okula giderler, açlıklarını besin değeri düşük gıdalarla geçiştirirler.Bunun sonucunda da büyüme gerilikleri, boy kısalıkları, kansızlık gibi sorunlar ortaya çıkar. Bu çocukların okul başarıları da düşer. Son derslere doğru halsizlik ve dikkat dağınıklığı görülür.Çocuğun gelişme çağındaki ruhsal durumunu göz önüne alınarak, ona dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır. Günün en önemli öğünü olan kahvaltı asla atlanmamalıdır.Düzenli beslenme alışkanlık haline getirilmelidir. Çocuğun şeker ve yağ içeriği yüksek yiyecekleri azaltıp taze sebze ve meyve yemeye özendirilmesi gerekir. Yemeklerin yanında süt veya ayran tercih edilmelidir." diye konuştu.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Kusursuz Bir Vücut İçin Diyet Programınız

Bikini diyetleri arasında sizi hedefe en kısa sürede götüren en etkili diyet programı burada.

Tatil rezervasyonları çoktan başladı ama kışın alınan kilolar, çok beğenerek alınan bikiniler için pek de iyi bir haber değil. Diyetisyen Seçil Kenar, yaz aylarında hala istediği kiloya ulaşmamış olanlar için hem sağlıklı hem de kısa sürede kilo vermeyi kolaylaştıracak bir diyet programı sunuyor.


3-4 kilo vermek için sağlığı bozacak diyetler yapmaktan kaçınmak gerektiğini ifade eden Kenar, diyet programından önce şu önerilerde bulundu:

Günde 3 ara 3 ana öğün tüketmeye özen gösteriniz.

Yemeklerde bol bol haşlanmış veya buharda pişirilmiş sebze tüketiniz.

Günde 2 lt su içmeye özen gösteriniz.

Günde 1 maden suyu, 2 adet yeşil çay içiniz.

Diyette meyve porsiyonlarını artırıp, yağlı-şekerli besinleri çıkarınız.

Tok tutması açısından posalı besinleri artırınız.

Gün içinde programlı olup atıştırmalar yapmayınız.

Hazır meyve suyu tüketmeyiniz.

İşte sağlıklı diyet programı

Sabah

1 kase yoğurt

6 adet çilek

2 adet ceviz

1 dilim anans

Ara

3 adet taze kayısı

Öğle

1 kase sebze çorbası

1 kase yoğurt

Ara

1 dilim karpuz + 1 dilim peynir

2-3 adet kepekli bisküvi

Akşam

1 tabak haşlanmış veya buharda pişirilmiş sebze

1 kase yoğurt

Gece

1 adet elma

6 adet çiğ badem

Diyetisyen Seçil Kenar, diyetin kalori değeri düşük olduğu için kronik bir hastalığı olanların doktoruna danışmadan yapmaması gerektiğinin altını çizdi.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Limonata Diyeti İle Uzman Temizlik

Sağlıklı beslenme tüm dünya starlarında da bir furya haline geldi.

Beyonce’nin de son olarak uyguladığı vücudu temizleyen bir diyet olan limonata diyetine göz atalım. Sulu içecekler özellikle bitkilerle karışınca müshil özelliği görüyor. Sıvı diyeti detoks gibi sindirimi düzenliyor metabolizmayı hızlandırıyor. Ortalama 10 günde sindirim düzene giriyor kilo veriliyor. Enerjik mutlu ve sağlıklı hissediliyor.

Ayrıca aşırı yeme isteğini de frenliyor. Kas ve kemikten kaybetmeden kalori yakar yağları eritir kilo verirsiniz. 10 gün boyunca çiğ sebze ve meyveler ile bunları suları tüketilecek.

Kalıcı bir değişim için, meyve , sebze , tam tahıllar , düşük yağlı süt ve balık , derisiz tavuk veya hindi , ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar, yağsız protein , sağlıklı bir diyet için en iyisidir. Ambalajı gıdalardan uzak durun. Egzersiz çok aşırıya kaçmadan hafif tempoda yapın. Bu 10 günlük süreçte yapılmasa da olur. Düşük yağlı ve vegan bir diyettir. Gluten yoktur tuz çok az içerir. Bu diyetle fazlalıkları atın.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Yeni Bir Diyet Yemeği: Bat Tarifi

Uzmanlara göre kilo vermeyi sağlayan harika bir tarif sizlerle. Mercimeği soğanla buluşturuyor..

Uzmanlar, Diyet yapanlara, yeşil mercimek,  ince bulgur, domates salçası, yeşil soğan, dere otu ve benzeri malzemelerle  hazırlanan bat yemeğinden tüketmelerini önerdi.

Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve  Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Kutlutürk, obezitenin Türkiye'de de hızla artmasının kişi ve  toplum sağlığı için ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.

Son verilerin, Türkiye'de kadınların yarısının, erkeklerin ise 3'te  1'inin obez olduğunu gösterdiğini belirten Kutlutürk, "Oysa 10 yıl önce bu oranların yarısı kadar bile değildi. Peki bu artıştan ne sorumlu? Çağımızın  getirdiği yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam başlıca sebep olarak  kabul edilmektedir. Zamanında alınan basit tedbirlerle obezite engellenebilmekte  ve obezitenin neden olduğu kalp, şeker hastalığı, eklem hastalıkları ve erken  ölüm gibi komplikasyonlar önlenebilmektedir" diye konuştu.

İnsanların sofralarındaki yiyecekleri tekrar gözden geçirip, bazı  gıdaları daha az, bazılarını ise daha fazla tüketmeye özen göstermeleri gerektiğini vurgulayan Kutlutürk, "Tokat'a özgü yemeklerden bat, kuru baklagiller  açısından zengin olması ve yüksek protein içeriğiyle diyet için uygun bir  seçenektir. Bat, yüksek protein içeriği, verdiği uzun süreli tokluk hissiyle gıda  alımını azaltmakta, yüksek posa içeriğiyle de sindirimi rahatlatmaktadır" dedi.

Diyetisyen görüşü

GOÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde görevli  diyetisyen Yasemin Erol ise kuru baklagillerin sofralarda yeterince yer  almadığını belirtti.

Haftada en az 4 öğün baklagil tüketilmesi gerektiğine dikkati çeken  Erol, kuru baklagillerin protein kaynağı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Düşük yağ içeren kuru baklagiller, protein bakımından ete en iyi  alternatiflerden biridir. Düşük glisemik indekse (karbonhidratların kandaki  glikoz düzeylerine olan etkisini ölçme sistemi) sahip olması, yavaş emilmesi  nedeniyle daha uzun süre tokluk hissi vermesine neden olmaktadır, posa bakımından  oldukça zengindir. Çözünür ve çözünmez posa içeriğiyle tokluk hissi vermekte, kan  şekerini daha iyi dengede tutmakta ve bu sayede kilo vermeye yardımcı olmaktadır.  Ayrıca posa içeriğinin fazla olması, kabızlığa da iyi bir çözüm olmaktadır.  Selenyum, folik asit, kalsiyum, magnezyum içermesinin yanı sıra demir yönünden de  zengin olması, demir depolarının artmasını sağlayarak kansızlığa çare olmaktadır.  Baklagillerin C vitamininden zengin besinlerle tüketimi de demirin emilimine  katkıda bulunmaktadır. Baklagillerin tahıllarla pişirilmesi protein kalitesini  arttırır, bu durum özellikle vejetaryenler için önemlidir."

Tokat yöresinde tüketilen batın, formda kalabilmek isteyenler için iyi  bir seçenek olduğunu belirten Erol, "Taze nane, maydanoz, soğan, dere otu,  reyhan, domates ve baharatları içermesi, diyetsel özelliğini açığa çıkarmaktadır.  İnce bulgur ve özellikle de yeşil mercimek içermesi, bu yemeğin besin kalitesini  artırmaktadır" dedi.

Batın ana malzemesi yeşil mercimeğin birçok faydasının olduğunu ifade  eden Erol, "Yaklaşan yaz günlerinde, Tokat'a özgü bir yemek olan bat, iyi bir  seçenek olarak sofralarımızda yer almalıdır. Araştırmalara göre, kuru  baklagiller, kalp hastalıkları, diyabet, obezite ve kanser gibi kronik  hastalıkların riskini azaltmaktadır. Böylece, en sık ölüm sebebi olan kalp  hastalıklarının önüne geçilebilmek için uygun beslenme alışkanlıkları içinde kuru  baklagilleri içeren bat gibi yemekler bulunmalıdır" diye konuştu.

Doğal gıdaların tüketilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu  vurgulayan Erol, "Bat, Tokat yöresine ait, oldukça lezzetli ve sağlıklı bir yemek  seçimidir. Fazla kilolarımızdan kurtulmak için, kalori bakımından düşük, besin  çeşitliliği açısından yeterli olan bat gibi lezzetleri sofralarımızdan eksik  etmeyelim" ifadesini kullandı.

Bat yemeğinin yapılışı

Bat yemeği için 1 su bardağı yeşil mercimek, 9 bardak su, 1 çay  bardağı ince köftelik bulgur, 2 orta boy soğan, 4 sivri biber, 4 orta boy domates, 1 yemek kaşığı salça, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1  tatlı kaşığı pul biber, yarım limon suyu ve isteğe bağlı olarak 100 gram ceviz  kullanılır.

Tencereye bir bardak yeşil mercimek konulur. Daha sonra 7 bardak su  ilave edilip ocakta kaynamaya bırakılır. Mercimekler piştikten sonra, tencere  soğuması için ocaktan alınır. Daha sonra bulgur ilave edilip 15 dakika beklenir.

Bu sırada soğan, domates, biber doğranır. Bir kasede salça  sulandırılır. Beklemeye bırakılan bulgur suyu çektikten sonra 2 bardak su ilave  edilir. Hazırlanan diğer malzemeler yemeğe katılır.

Yemeğe, limon ve pul biber eklenir. Arzu edilirse dövülmüş ceviz bu  sırada konularak servis edilir.

Bat yemeği, salamura üzüm yaprağı veya kıtır ekmekle yenilir. Kaynak.http://www.7gunsaglik.com