Diyabet Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyabet Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gebelikte Diyabet Taramasının Önemi Ve Türleri

Hamilelik sırasında çeşitli kontroller ve taramalardan geçmek zorundasınız. Anne ve bebek sağlığı için bu taramalar şarttır.

Gebelikte sıkıntı yaratan riskli durumlardan biri de diyabettir. Yüksek kan şekeri bebeğin gelişimini etkileyebilir. Gestasyonel diyabet vakalarında gebelik tehlikeye girebiliyor. Gebelik sırasında görülen gestasyonel diyabet kan şekeri yükselmesi ve insülin direnciyle gelişiyor. Gebeliklerin %18’i bu sorundan etkileniyor.

Bu durum annenin sağlığına zarar veriyor ve bebekte risk teşkil ediyor. 24 haftalıkken bu sorun tespit edilebiliyor. Tarama ve kontrolün erken olması tedavi ve kurtulma açısından en iyisidir.

Doğum öncesi gereken tüm randevularınıza gidin. USPSTF taramalarını yapan farklı branşlardaki uzmanlar gestasyonel diyabeti erken teşhis ve tedavi edebilir.

Yüksek şeker plasentadan anne kordonuyla bebeğe aktarılır. Bebekte de diyabet oluşumu anne karnında başlayabilir. Gebelik diyabeti yüksek insülin üretimi için pankreası uyarır tetikler ve bebeğe de bu durum aktarılır. Bebekte solunum ve kilo problemleri ve diğer sağlık riskleri oluşabilir.
Kaynak.7gunsaglik

Diyabete ve Kalp Hastalığına Karşı Badem

Günde bir avuç kadar fındık ve badem tüketmek sağlık için çok faydalı. Diyabet ve kalp hastalıklarına karşı badem tüketin.

Kilo alma riskini azaltır obeziteyi önler. İyi ve sağlıklı yağları içerir. 12 klinik çalışması yapılmıştır ve bu sonuçlara varılmıştır. Kan şekeri kontrolü sağlayan bu yemişler doğal bir mucizedir. Fındık ve badem tüketimi metabolik sendrom kalp hastalıkları felç inme kriz ve diğer sağlık sorunlarına karşı önleyicidir riski azaltır. Diyabet ve felce karşı koruyucudur.

2300 kişi üzerinde 49 farklı çalışma yürütülerek sonuçlar ortaya çıkmıştır. Kan şekeri ve trigliserid seviyeleri dengelenir normal düzeylerine erişir. Günde yarım bardak kadar tüketin aksi halde ters teperek bu hastalıkların riski artar ve kilo alımı başlar. Rafine karbonhidrat ve yağ yerine fındık ceviz badem tüketin. Sağlıklı yağlar ve antioksidanlar içerir. Uzmanlar mutlaka öneriyor. %30 oranında kalp hastalıklarının riskini azaltıyor.
Kaynak.haber7

Sağlıklı Beslenmek Diyabetlilerde Daha Önemli

Diyabet hastalarına sağlıklı yemek hazırlama ve tüketimi eğitimi verildi. Çünkü diyabetlinin beslenmesi çok daha hassas..

Bayındır Hastanesi İçerenköy’de diyabet hastalarının da katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte aşçı ve diyetisyen eşliğinde sağlıklı diyabet yemekleri yapmanın püf noktaları anlatıldı.

Hastanenin konferans salonunda kurulan mutfaktaki

etkinlikte Diyetisyen Ayşe Korkmaz ile aşçı Abdullah Çam, diyabet hastalarıyla birlikte zeytinyağlı pırasa yemeği ve kek yaptı.

Korkmaz, diyabetik beslenme hakkında bilgi vererek, diyabette tedavi kişiye özel olduğu gibi beslenmenin de kişiye özel olması gerektiğini ifade etti.
Diyabetiklerin az ve sık aralıklarla beslenmesi gerektiğine işaret eden Korkmaz, ürünün diyabetik olmasının sınırsız tüketileceği anlamına gelmediğini de ifade etti.
Diyabet hastalarının beslenme programlarını diyetisyen eşliğinde yapmaları gerektiğini de belirten Korkmaz, sağlıklı beslenme ve beslenme çeşitliliği açısından bunun önemli olduğunu vurguladı.

Yemek yapımına yardım eden 15 yıllık diyabet hastası Meral Özgen ve 18 yıllık diyabet hastası Gönül İbrahimoğlu da, zaman zaman yaptıkları diyetten sıkıldıklarını dile getirerek, yemek çeşitliliğini artırmak istediklerini, bugünkü etkinlikle de sağlıklı beslenmeyle ilgili ip uçları aldıklarını söyledi.

Bayındır Hastanesi İçerenköy’de 2 haftada bir gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklerde

hamilelere, kilo sorunu olanlara sağlıklı yemek yapmanın püf noktaları anlatılacak.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Şekerin Ameliyatla tedavisi yaygınlaşıyor!

Şeker hastalığının ameliyat ile tedavi edilmesi konusunda Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı, bu yöntemi yaymak için çalışmalara başladı.

Tip 2 diyabet hastalığına cerrahi yollarla çözüm getiren metabolik cerrahi ameliyatları hakkında halkı bilgilendirmek ve farkındalık yaratmak amacıyla kurulan Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı; çalışmalarına 26 Aralık’ta Samsun’da başlıyor…
Vakıf Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik yaptığı açıklamada, Türkiye'nin metabolik cerrahi alanında dünyanın en büyük ikinci serisine sahip olduğunu belirterek tip 2 diyabetin en etkili tedavisi olduğu bilinen bu hastalardan elde edilen bilgi ve tecrübelerin diğer hekimlerle paylaşılması gerektiğini ifade ediyor.
Doç. Dr. Çelik şöyle devam ediyor: “Bizler girdiğimiz her platformda bilginin paylaşılarak arttığını belirtiyoruz. Bilimsel her çalışmanın temelinde bu davranış esastır. Bildiklerimizi ne kadar çok meslektaşımıza aktarırsak, diyabetle savaş konusunda o kadar çok yol kat edeceğiz. Önceden bu ameliyatlarla ilgili bilgi sahibi olabilmeniz için dünyayı dolaşmanız gerekiyordu. Ama artık bu ameliyatlar Türkiye'de de başarıyla uygulanıyor. Hatta yaptığımız ameliyatlarla şu anda dünyanın en büyük ikinci hasta serisine sahibiz. Dolayısıyla artık metabolik cerrahiye ilgi duyan ve çalışmalarına bu alanda devam etmek isteyen meslektaşlarımızın hiçbir yere gitmesine gerek kalmadı. Metabolik Cerrahi Okulu ile tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi adına elde ettiğimiz her bilgiyi ve tecrübeyi hekim arkadaşlarımız ile paylaşıyoruz.
Elde ettiğimiz her yeni tecrübeyi Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı çatısı altında toplayıp dünyada bu alanda yapılan bilimsel çalışmalara öncülük ediyoruz. Bu ameliyatların daha ulaşılabilir olması gerekiyor. Resmi rakamlara göre Türkiye nüfusunun en az 7 milyonu diyabet hastası. Etkisi ispat edilmiş tedavileri ne kadar çok lokasyonda uygulayabilirsek o kadar çok hastaya ulaşma imkânımız olacak.”
Kaynak.haber7

Tıka Basa Beslenen Çocuklarda Diyabet Riski Var

Çocukları erken yaşta bilinçli ve sağlıklı beslenmeye teşvik etmelisiniz. Aksi halde diyabet olması kaçınılmazdır.

Doğumsal kaynaklı hastalıklar, genetik geçişli olabildiği gibi vücuttaki bazı organların görevini yapamamasından ya da kusurlu yapmasından kaynaklanıyor. Tip 1 diyabet çocukluk çağında görülen bir hastalıkken, tip 2 diyabet tamamen yanlış beslenme tercihleri ve hareketsizlik sonucunda ortaya çıkıyor.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter, bilimsel araştırma sonuçlarına göre, son 10 yılda diyabetli hasta sayısının Türkiye'de yüzde 7'den yüzde 14'e ulaştığını söylüyor. Yanlış beslenme tercihleri, spor yapmama nedeniyle eskiden 50'li yaşlarda görülen tip 2 diyabetin artık, 10-12 yaşlarındaki çocuklarda bile ortaya çıktığını belirtiyor.

Toplumda sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlığının yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Rüştü Serter, diyabet hakkında şu bilgileri veriyor: "Diyabet vücudun kan şekeri düzeylerini istenilen düzeyde tutamamasıdır. Bu hastalığın sonucunda vücudumuzda, kan şekerinin yükselmesine bağlı olarak çeşitli organlarda hasar meydana geliyor. Gözler, böbrekler, kalp ve damarlar, sinirlerde hasar oluşuyor.

Normalde gün içinde açlık kan şekeri seviyesinin 100 mg/dl'nin altında, yemekten sonraki ikinci saatte tokluk şeker seviyesinin ise 140 mg/ dl'nin altında olması gerekiyor. Öğünlerden sonra ise kan şekeri seviyesinin genel olarak 200 mg/dl'yi geçmemesi gerekiyor. Diyabet hastalığının Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki türü bulunuyor. Daha çok erişkinlerde ortaya çıkan Tip 2 diyabet, toplumda Tip 1 diyabete göre 10-15 kat fazla görülüyor. Tip 1 diyabet daha çocukluk veya ergenlik yaşlarında patlak veren, bazen de 20-25 yaşlarında bile ortaya çıkabilen bir hastalıktır."

"YÜRÜYÜŞ, YÜZME, KOŞU EN İYİ TEDAVİ"
Tip 1 diyabette vücutta insülin hormonu eksik olduğunu, tip 2'de ise vücutta insülin hormonu bulunduğunu vurgulayan Serter, tip 1 diyabetin tedavisinde hastaya dışarıdan insülin verildiğini dile getiriyor. Tip 2 diyabetin tedavisinde ise ilaçlarla vücuttaki insülin hormonunun etkisinin artırıldığını vurguluyor. Serter, hangi tip diyabet olursa olsun hastalığın bir numaralı tedavisinin, yaşam tarzı değişikliği, diyet ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazanmak olduğunu, günde en az yarım saat, bir saat yürüyüş basit koşu, yüzme, bisiklet kullanmak olduğunun altını çiziyor.

"BAZI KİŞİLER DOĞAL YOLLARLA TEDAVİYE CEVAP VERİYOR"
Kan şekerinde ara ara yükselme olduğunu ve gizli şekerin ortaya çıkabildiğini belirten Serter, şöyle devam ediyor: "Aslında diyabet ben geliyorum diyor. Gizli şeker teşhisi koyduğumuz kişilere düzenli spor yapmalarını, sağlıklı beslenmelerini öneriyoruz. Şişman iseler kilo vermeleri gerekiyor. Çünkü diyabete giden yolun önünü bir şekilde kesmek gerekiyor. Eğer insülin direnci çok yüksekse verilen bazı ilaçlarla diyabet geciktiriliyor. Genetik altyapı burada önemli rol oynuyor. Bazı kişiler doğal yollarla tedaviye daha iyi cevap veriyor, bazıları da ideal kiloya gelse de şeker düzeyinde istenilen iyileşme sağlanamayabiliyor."

"TİP 2 DİYABET ARTIK 10'LU YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR"
Prof. Serter, tip 2 diyabetin artık 10'lu yaşlardaki çocuklarda görülmesiyle ilgili şu konulara dikkat çekiyor: "Tip 1 diyabet genetik nedenlerle çocuklarda ve gençlerde ortaya çıkıyor. Erişkin hastalığı olan tip 2 diyabet ise eskiden 50'li yaşlarda ortaya çıkarken, artık 10-12 yaşlarında bile görülmeye başladı. Bunun sebebi çocukların ve gençlerin sağlıksız bir şekilde beslenmeleri, spor yapmamaları ve buna bağlı aşırı kilo almalarıdır. Çocukları tıka basa, fast food tarzı yağlı yiyeceklerle, dengesiz ve düzensiz bir şekilde beslenmeye teşvik etmek yerine, içinde et, balık, tavuk, sebze, meyvelerin de bulunduğu, karbonhidrat, proteinlerin dengeli tüketildiği bir beslenme programının izlenmesi önemlidir."

Serder, diyabetin tedavisi ile ilgili her geçen yıl yeni ilaçlar ve insülin çeşitlerinin kullanıma girdiğini sözlerine ekledi.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

İnsülin Direnci İle İlgili Gerçekler

Şeker hastası mısınız? Şekerinizin düştüğünü nasıl anlarsınız bunu hangi belirtilere bakıp ölçebilirsiniz?

Şekerin yağın vücuttan doğru bir şekilde atılmamasının suçlusu yemekteki fazla şeker olduğunu ve yapılması gereken tek şeyin şekerin hayatımızdan çıkarılması olduğunu belirten Dr.Gönül Ateşsaçan, “Şeker olan gıdaları sıralayacak olursak; Tüm şekerli tatlılar, Çikolata, Beyaz un ile yapılmış tüm hamur işlerinde , kek, çörek, börek, Pirinç pilavı, Muz , Mısır, Patates, Havuç, Çok şekerli meyveler( incir, üzüm, kavun gibi)

Burada sözünü ettiğimiz şeker, bilmediğimiz şekerleri de içeriyor. Tatlı yersek , kan şekeri yükselir ve vücut insülin üretir. Kan şekeri ne kadar yükselirse, o kadar insülin üretilmiş olur ve bir o kadar da karbonhidratlar yağa dönüşür.” Dedi.

Şeker yerine hangi doğru karbonhidratları tüketmeliyiz?

Dr.Gönül Ateşsaçan daha sonra şunları söyledi; “Pirinç pilavı yerine , bulgur pilavı(az yağlı) Makarna yerine , kepekli makarna veya tam integral makarna, Şeker yerine , 2 kuru kayısı veya 1 adet hurma, Fındık yerine, leblebi, Beyaz ekmek yerine , çavdar, yulaf veya tam buğday ekmeği, Beyaz un yerine , tam buğday unu, Çok tatlı bir incir yerine, şeftali veya nektari, Kırmızı elma yerine , yeşil elma tercih etmeliyiz, Bir bardak portakal suyunun yerine, bir adet greyfurt

ŞEKERİMİZİN DÜŞTÜĞÜNÜ NASIL ANLARIZ?

Yemekten hemen sonra Canımız tatlı isterse, yemekten hemen sonra uykunuz mu geliyor, gün içinde başınız ağrıyorsa dikkat. Lütfen kan şekerinizi ölçtürün ve işlenmemiş karbonhidratları tüketiniz.”
Kaynak.7gunsaglik

Tip 2 Diyabetli Hastalar Nasıl Beslenmeli?

Hangi besinler şeker hastalığına karşı bizi koruyor? Tahıl ve bakliyat ürünleri ne kadar etkili?

Tip 2 diyabete yol açan nedenlerden biri magnezyum eksikliğidir. Magnezyum, az alınması durumunda insülin direncine neden olur ve bu da Tip 2 diyabet oluşumuna zemin hazırlar. Yaş ortalaması 54 olan 2.582 yetişkin birey üzerinde yapılan yeni bir çalışmada; magnezyumdan zengin bir diyet uygulayan bireylerde ön diyabet gelişme riski % 37 oranında daha az bulunmuştur. Aynı zamanda yüksek magnezyum içeren diyet uygulamanın, ön diyabetin Tip 2 diyabete dönme riskini 1/3 oranında azalttığı da belirtilmiştir. Magnezyumdan zengin kaynaklar arasında ise baklagiller, fındıkgiller, yeşil yapraklı sebzeler, yoğurt, buğday tohumu gibi besinler bulunur.

Siyah fasulye: Magnezyumun en iyi kaynaklarındandır. İkinci sırada ise soya fasulyesi gelir. ¾ bardağı 100 mg magnezyum içerir. Siyah fasulye dışında nohut, mercimek, barbunya, soya fasulyesi, tofu, edamame de tüketilebilir.

Badem: Ön diyabeti olup  bademden zengin bir diyetle beslenenlerde,insulin duyarlılığında iyileşme ve kötü kolesterol ( LDL ) seviyelerinde azalma kaydedilmiştir. Normal kan şekerine sahip bireylerde de, düzenli olarak fındıkgillerden tüketmenin Tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları oluşma riskini azalttığı bulunmuştur. Badem dışında, Brezilya fındığı, kaju, pecan, yer fıstığı, Antep fıstığı, badem ezmesi, fıstık ezmesi de tercih edilebilir.

Ispanak: Beslenmede yeşil yapraklı sebze tüketimine özen gösterilmelidir. Günde 1,3 porsiyon sebze tüketenler ile (1 porsiyon : ½ bardak pişmiş veya 1 bardak çiğ sebze)  haftada bir porsiyon sebze tüketenler karşılaştırıldığında, daha fazla sebze tüketenlerin diyabete yakalanma risklerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Yeşil yapraklılarda bulunan magnezyum ve antioksidanların sağlığı koruyucu etkileri vardır. Ispanak dışında, pazı, lahana, kara lahana, pancar yaprağı, karahindiba yeşillikleri, roka, göbek marul gibi sebzeler tüketilebilir.

Somon: Yağlı balıklarda bulunan EPA ve DHA olarak bilinen çoklu doymamış yağ asitleri, diyabet riskini %32 oranında azaltır. Her hafta en az 170 gram yağlı balık tüketilmelidir. Balık tüketmeyenler isetakviye olarak günlük 500-600 mg EPA+DHA içeren balık yağı  almalıdır. Somon dışında alabalık, sardalye, ringa, hamsi, uskumru da yenebilir.

Öğütülmüş keten tohumu: Omega-3 yağ asidi olan ALA ‘dan zengindir. Yüksek ALA tüketiminin Tip 2 diyabetten korunmada yardımcı olduğu bilinmektedir. Keten tohumu dışında, chia tohumu, kenevir tohumu, ceviz, ceviz yağı, kanola yağı ve soya fasulyesi de kullanılabilir.

Kahve: Günde (kafeinli/kafeinsiz) 3-4 bardak kahve tüketimi, Tip 2 diyabet riskini %25 azaltır. İçerdiği klorejenik asit sayesinde inflamasyonu ( iltihabı ) ve glikoz emilimini azaltır ve insülin duyarlılığını iyileştirir. Kahve aynı zamanda magnezyum içerir.
Kaynak.7gunsaglik

Diyabetik Retinopati: Şeker Hastalarında Oluşan

Şeker hastalığı olan kişilerde görülen bir göz rahatsızlığıdır. Retinadaki kan damarları diyabetli hastalarda oldukça hassaslaşır.

Hasar gören retina damarlarında retinopati oluşur. Tip 1 ya da tip 2 diyabette bu hastalık gelişebilir. Hafif görme sorunlarıyla başlayan rahatsızlık daha da ilerleyebilir. Yetişkinlerde körlük sorununun en büyük sebeplerinden biri retinopatidir. Erken müdahale edilmez ve tedaviden kaçınılırsa körlük yaşanabilir. Erken diyabetik retinopati nonproliferatif diyabetik retinopati olarak da bilinir.

Bu aşamada hasar gören göz kan damarları gözün içine kan ve sıvı sızdırır. Retna veya makula merkezi şişmeye başlar ki bu duruma makula dejenerasyonu da denir. Gelişmiş evresinde ise kan damarları büyümeye başlar yeni kan damarları gözün ortasında belirir.

Aşırı kandaki şeker seviyeleri bunun birinci sebebidir. Beynin görme sinyallerinin alındığı ve iletildiği kanal olan retina damarlarına kan akışı engellenir ve görme sorunları hatta körlük bile yaşanabilir. Skar dokusunda sızıntı başlarsa görme yetisi kaybedilir. Uzun yıllardır diyabet hastası olanların retinopatiye yakalanma riski daha yüksektir. Belirtileri;

Uçuşan cisimler ya da karaltılar görmek,
Geceleri zor görme,
Bulanık görme veya görme kaybı,
Renkleri ayırt etmede zorluktur.

Teşhisi için muayeneye gidilir. Kan damarları, dokular ve göz iyice incelenir, floresein anjiyografi testi yapılabilir. Tedavisine düzenli göz muayeneleri önerilir. Diyabet tedavi edilir. Lazer tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri uygulanabilir.
Kaynak.7gunsaglik

Beyindeki Glikoz Sensörü Diyabette Umut

Prolil endopeptidazla olarak bilinen beyindeki glikoz sensörleri diyabette önemli bir role sahip. İki tür diyabet var.

Hücreler glikozu enerjiye dönüştürür ve bu enzim pankreas tarafından üretilir. Burada hücre kaybı bozukluğa neden olur ve diyabet gelişmeye başlar. İnsülin yapamama ve yeteneğin kısıtlanması tip 1 diyabettir. Tip 2 de eksiklik yoktur hücreler düzgün kullanılamaz insülin direncimizi kaybederiz. Pankreas beyin iletişimde kandaki glikoz algılama düzeyleri değişir. Enzimler ve beyin sensörleri şeker düzeylerini kontrol eder.

Hipotalamus bölgemiz tarafından bu bozukluklar kontrol edilebilir. Beyin hücreleri glikoz algılama yeteneğine sahiptir. Pankreas kontrol edilir glikoz düzeyleri tutulur şeker hastalığı önlenir. Fareler üzerinde bu deneyler yapılmıştır. Bir tür gen de şeker hastalığı sebebi olabilir. Glikoz insülin düzeyleri nöronlar ile iletilir diyabet de bir bakıma beyinde biter ve başlar. Kısacası glikoz metabolizması ve pankreas fonksiyon merkezi düzenlenmesinde daha önce bilinmeyen bir oyuncunun varlığı görülmüştür.
Kaynak.7gunsaglik

Diyabetik Retinopati: Şeker Hastalarında Oluşan Göz

Şeker hastalığı olan kişilerde görülen bir göz rahatsızlığıdır. Retinadaki kan damarları diyabetli hastalarda oldukça hassaslaşır.

Hasar gören retina damarlarında retinopati oluşur. Tip 1 ya da tip 2 diyabette bu hastalık gelişebilir. Hafif görme sorunlarıyla başlayan rahatsızlık daha da ilerleyebilir. Yetişkinlerde körlük sorununun en büyük sebeplerinden biri retinopatidir. Erken müdahale edilmez ve tedaviden kaçınılırsa körlük yaşanabilir. Erken diyabetik retinopati nonproliferatif diyabetik retinopati olarak da bilinir.

Bu aşamada hasar gören göz kan damarları gözün içine kan ve sıvı sızdırır. Retna veya makula merkezi şişmeye başlar ki bu duruma makula dejenerasyonu da denir. Gelişmiş evresinde ise kan damarları büyümeye başlar yeni kan damarları gözün ortasında belirir.

Aşırı kandaki şeker seviyeleri bunun birinci sebebidir. Beynin görme sinyallerinin alındığı ve iletildiği kanal olan retina damarlarına kan akışı engellenir ve görme sorunları hatta körlük bile yaşanabilir. Skar dokusunda sızıntı başlarsa görme yetisi kaybedilir. Uzun yıllardır diyabet hastası olanların retinopatiye yakalanma riski daha yüksektir. Belirtileri;

Uçuşan cisimler ya da karaltılar görmek,

Geceleri zor görme,

Bulanık görme veya görme kaybı,

Renkleri ayırt etmede zorluktur.

Teşhisi için muayeneye gidilir. Kan damarları, dokular ve göz iyice incelenir, floresein anjiyografi testi yapılabilir. Tedavisine düzenli göz muayeneleri önerilir. Diyabet tedavi edilir. Lazer tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri uygulanabilir.
Kaynak.7gunsaglik

Erken Doğum, Bebeklerde Diyabet Riskine Yol Açıyor

Yenidoğan sağlığı üzerine yapılan araştırmalarda erken doğumun riskleri incelenmiştir.

Erken doğum bebekte ve ileride çocukta insülin dengelerini bozarak diyabete sebep oluyor. İnme ve kalp hastalıkları riski ve gelişim bozuklukları da cabası. Henüz teyit gelmese de çoğu erken doğumda bebeklerde yüksek insülin düzeyleri görülmüştür. Normal zamanında doğan çocuklarda diyabet sorunu çok görülmüyor fakat erken doğumda bu risk artıyor.

Yetişkinlerde tip 2 diyabet görülmesinin sebeplerinden biri olarak erken doğumla doğmaları gösteriliyor. Zamanından en az 3 hafta erken doğan bebekler ileride çocukluk ve yetişkinlik çağlarında tip 2 diyabete yakalanabiliyor. Metabolik hastalıklar, felç ve kalp sorunları da bu sonuçlardan bazıları. Erken doğum diyabetten başka obezite sebebi de.

1/5 oranında bebeklerde bu riskler görülmüştür. İnsülin, vücudun karbonhidrat metabolizması  için gerekli olan pankreas tarafından üretilen bir hormondur. Tip 2 diyabeti olan insanların kan şekeri düzeylerinde tehlikeli dalgalanmalar olur ve insülin düzgün işleyemez.

Obezite, kalp hastalıkları ve diyabet gibi sorunlar erken doğumla birlikte vücuda yerleşiyor. Bebeğin düzenli pankreas ve genel taramaları yaptırılmalı, dengeli beslenmesi sağlanmalıdır. Önceden tedbir alarak diyabet önlenebilir.
Kaynak.7gunsaglik

Diyabetlilere Özel Jet Diyet Planı

Diyabetlilere özel bu diyet oldukça sağlıklıdır kan şekerini de dengeler.

Bu diyette hiçbir şeye yağ damlatmayacaksınız. Dengeli türde yer alır. Akdeniz ve vejetaryen beslenme düzenlerine benzer. Amacımız, optimal sağlık koşullarını sağlamak, hastalanmamak, kan şekerini dengelemek, kilo vermektir.

Düşük yağlı bu beslenmede bitkilere ağırlık vereceğiz. Kalp hastalığı, Alzheimer, diyabet ve kanseri önlemekte oldukça yardımcı bir beslenme şeklidir. Hep sporcular hem sağlık uzmanları bu tip diyeti öneriyor.

Kas kütlesinden kaybetmeden yağ yakımını destekler. Vücuda enerji verirken zihni de besler ve keskinleştirir. Hayvansal ürünler bu diyette tüketilmiyor ve dolayısıyla kalp damar tıkanıklığı yaşanmıyor.

Bitkisel beslenmeye önem veriliyor. Doymuş yağdan başka yağa yer yok ve kolesterol sorunu da yok. Yağ ve protein dengelemesi oldukça idealdir. Kalori miktarını azalttığından kilo vermek de kolaylaşır. İşlenmiş ve hayvansal gıdalara son, bitkisel ve yağsız beslenmeye merhaba.

Lif içeriğiyle daha uzun süre tok kalacaksınız aralarda acıkmaya da son. Kan basıncı, kolesterol dengelenir, kalp, şeker ve tansiyon sorunları biter. Herhangi bir sağlık sorunu teşkil etmese de başlamadan önce doktorunuza danışın.
Kaynak.7gunsaglik

Kronik Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

Kronik diyabette zaman içinde hastalığın gelişimini önlemek adına belirtileri bilmek çok önemlidir. Kandaki şeker seviyesi iyi kontrol edilmelidir.

Vücudun hemen hemen tüm dokularına zarar verebilir. Birçok farklı işlev ve sistemleri etkiler. Sakatlık ve ölüm sebebi olabilir. Uygun diyabet tedavisi ile glikoz kontrolü sağlanır. Kan ve kalp damarları başta olmak üzere damarlarda daralma görülür. Ayrıca yaş , sigara , yüksek tansiyon , hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek kolesterol düzeyleri risk faktörleridir. Ani kan şekeri yükselmesi, kan akışı artışı ve pıhtılaşma dokulara zarar verir.

Bu da organları ve dokuları işlevsiz hale getirir. Kalp hastalıkları; kalp krizi, inme, damarda daralma, ayak hastalıkları; ülser, enfeksiyon, kangren, sakatlık, ayak, kol ve bacakta şişme ve daralmalar, retinopati ; retina ve gözde sorunlar, körlük, diyabetik nöropati; hiperglisemi ile sinir sisteminde bozukluklar, uyuşma, hareketsizlik, ağrı veya felç, böbrek hasarı veya böbrek yetmezliği, enfeksiyon ve yara iyileşmesinde zorlanma, bağışıklık hastalıklarında  geç iyileşme ve sıkça hastalanma gibi belli başlı belirtileri mevcuttur.
Kaynak.7gunsaglik

Diyabetik Hamilelik ve Kalp Sağlığı

Gebelik sırasında oluşabilecek komplikasyonlar arasında gestasyonel gebelik de vardır.

Yani gebelik sırasında kan şekeri dengesizliği, insülin direnci veya diyabet. Riskleri her gebelikte olmayabilir. Bu kadınlarda kan damarları daha kalındır. Bu riski yaş, ırk ve gebelik öncesi kilonuz etkiler. Yağ ve kolesterol durumunuz gebelikten önce yüksek ise kilonuz çok fazlaysa gebelikte diyabet kaçınılmazdır.

Damar sertleşmesine kadar varırsa kalp hastalıkları da başlayabilir. Doğumdan önce hatta gebelikte önce düzenli kontrole gidin teşhislerinizi izletin ve tedavinizi olun. Gebelikte aksatmadan kontrollere gidin. Tip 2 diyabetin yanında, gestasyonel diyabet kalp hastalığı riskini artırabilir. Metabolik sendromla beraber obezite riskini de artırabilir.

Gebelik diyabeti yaşayan kadınlarda damarsal değişimler kalp damarlarını da yorarak kalp hastalığı riskini getirir. %13 gibi ciddi bir risk söz konusudur. Gebelikten önceki sağlık durumu ve kilo çok önemlidir, sağlığa kavuşmadan hamile kalınmamalıdır.

Ayrıca gebeyken alınan aşırı kilo da diyabet ve kalp riskini artırır. Şeker ve şekerli gıdalardan uzak durmak uygun bir diyet uygulamak önemlidir. Akıllı ve sağlıklı beslenerek sağlıklı bir gebelik geçirilebilir. Aksi halde kalp ve şeker sadece anneyi değil bebeği de olumsuz etkiler.
Kaynak.7gunsaglik

Gebelikte Diyabeti Önlemek İçin Aktivite Şart

Gebelikte fiziksel aktivite düzeyini artırmak, gestasyonel diyabeti yani gebelik diyabeti riskini azaltıyor.

Yaygın olarak hamilelikte görülen bu tip 2 diyabet türünü durdurmak için hareket şart.  İlk gebelikte glukoz intoleransı olarak tanımlanıyor. Üreme çağındaki kadınların üçte birinde yaşanıyor. Riski bilmek ve önlemek için harekete geçmek gerek. Aksi halde gebelik riske girebilir.

Glisemik kontrol sağlanmalı, şeker ölçümü yapılmalı ve sağlıklı bir kiloda kalınmalı. Beslenme ve egzersiz de önemli. Haftada yapılan egzersiz miktarı ne kadar artarsa bu risk de o kadar azalıyor. Orta yoğunlukta haftada birkaç gün bile egzersiz yapılırsa bu risk %47 kadar azalıyor. Hareketsiz yaşam tarzı tip 2 diyabet riskini yükseltiyor.

Her dakika lehinize veya aleyhinize işliyor. Gebelikte egzersiz yapılabilir. Doktor tavsiyesi ile çeşitli egzersizler ve hareketleri yapın. Stressiz bir yaşam ve sadece tv karşısında oturarak yatarak geçmeyen bir 9 ay size çok şey kazandırır.Kaynak.7gunsaglik

Kadınlarda Diyabet Riskini Azaltmanın Yolları

Araştırmalara göre aerobik egzersizleri ve ağırlık çalışması ile kas yapmak, kadınlarda diyabeti önlüyor.

Kas güçlendirme egzersizleri bu konuda yararlı. Yoga, germe, tonlama ve benzeri aktiviteler orta yaşlı kadınlarda tip 2 diyabet riskini azaltıyor. Doktorunuzla bir plan yapıp düzenli egzersiz yapmanız öneriliyor. İleriki yaşlarda diyabet çok zorlar bunu şimdiden önlemek gerek. Haftada en az hafif ve orta tempoda 150 dakikalık egzersizler öneriliyor.

Hastalık durumu, beden kitle endeksi, sigara durumu, menopoz ve ilaç kullanımı durumları da inceleniyor ve bunlar da diyabete sebep olabiliyor. Tabii aile öyküsü ve alınan hormonal tedaviler de bunlara etken. Belirtilen miktarda kas egzersizi yapan kadınlarda belli bir sürenin sonunda diyabet riskinin %67 oranında azaldığı görülmüştür.

Bunun 20 dakika kadarı kas güçlendirme ağırlık çalışmasıdır. Spor yapmak her yaşta sağlığı korur hastalıkları önler veya azaltır. Daha az miktarda spor yapanlarda %30 azalma gözlenmiştir. Fiziksel aktiviteler kadınlarda orta yaş ve sonrasındaki osteoporoz, menopoz, diyabet, kalp ve kanser gibi riskleri kesinlikle azaltır.
Kaynak.7gunsaglik