Kadın Hastalıkları Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın Hastalıkları Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Adet Öncesi Sendromuna Karşı Çareler

Bir bardak şarap içmek daha doğrusu ılımlı miktarda alkol tüketimi kadınların özel dönemlerinde daha az baş ağrısı çekmelerine yardımcıdır.

Masaj yaptırmak kan akışını artırır gevşetir. Gerginliği ve ağrıyı alır. Bel ve karın masajı yararlıdır. Süt içmek yağsız olduğu sürece adet sendromuna iyi gelir. Günde 1-2 bardak süt tüketimi adet ağrılarını %50ye kadar azaltır. Östrojen ve progesteron hormonu destekli doğum kontrol hapları da adet sendromuna karşı birebirdir. Yoğun krampları önler.

Hormonal değişim dönemlerinizde ağır olmadığı sürece yapılan egzersiz bu ağrılara çok iyi gelir. Birkaç gevşetici hareket ve egzersiz iyi gelecektir. Koşu bandında koşmayın yoga yapın ve sakinleşin. Uzmanlar yoğun kanama dönemlerinde bazı antidepresanları reçete edebilir. Ruh halini serotonin ile desteklerler. Rahimdeki baskıyı almak ve ağrıyı azaltmak için sırt üstü yatın. Akupunktur tedavisi yaptırılabilir son olarak E ve K vitamini iğne veya haplarla alınabilir.
Kaynak.haber7

Kadınlarda Göz Kuruluğu İçin Uyarı

Menopoz dönemine giren kadınlarda bazı göz rahatsızlıkları da başlayabilir..

Uzmanlar, göz kuruluğunun menopoz döneminde kadınların %45'inde görülebildiğini belirterek uyarılarda bulundu.

Menopoz döneminin gözyaşını azaltıp göz kuruluğuna neden olabileceğini biliyor muydunuz? Göz kuruluğunun menopoz döneminde kadınların %45'inde görülebildiğini söyleyen göz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Emrullah Taşındı, gözyaşı azlığı sorununa erken müdahale edilmediği takdirde ciddi göz sorunlarına ve enfeksiyonlara neden olabileceği konusunda uyardı.

Kadınların korkulu rüyası menopoz, gözyaşını azaltarak, gözde kuruluğa neden oluyor. Kuru göz her yaş grubunu etkileyen bir rahatsızlık olmakla beraber, menopoza bağlı hormonal değişimler sebebiyle genelde kadınlarda daha sık ortaya çıkıyor. Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen göz kuruluğu, yaklaşık yüzde 35 oranında gözleniyor. Gözyaşı salgısı, kadınlarda ilerleyen yaşla birlikte azalıyor. Menopozdan itibaren kadınlarda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte gözyaşı üretimi de azalıyor. Altmış beş yaş üstü kadınlarda yaklaşık yüzde 15 oranında gözyaşı kalite bozukluğu görülüyor. 40 yaşın üstündeki kadınlarda daha sık rastlanan göz kuruluğu, hava kirliliğinin yüksek olduğu büyük şehirlerde daha yüksek oranlarda görülüyor.

Göz kuruluğu, özellikle akşam geç saatlerde bulanıklık veya gözlerde yorgunluk ya da sabah uyanınca gözü açmada zorlanma, gözlerde yanma batma şeklinde kendini gösteriyor. Bugün en fazla görülen göz hastalıklarından birinin kuru göz olduğunu ifade eden göz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Emrullah Taşındı "Menopozdan sonra gözlerde yanma, batma, kızarma gibi şikâyetlerle ortaya çıkan göz kuruluğunun tedavisinde, yapay gözyaşı damlaları ve gözyaşı salgısını artırıcı ve kuru göze özgü bağışıklık yanıtını baskılayıcı damlalar yanında destekleyici tedaviler de uygulanmaktadır. Diğer taraftan gözyaşı yapımını azaltan ve menopoz döneminde kullanımında artış görülen antidepresan ve antialerjik ilaçların kullanımının azaltılması da önem taşımaktadır" şeklinde bilgi verdi.

SIK SIK GÖZ KIRPIN

Dakikada ortalama 25 defa göz kırpıyoruz. Okurken, bilgisayar kullanırken bu sayı 8'e düşüyor. Eğer gözümüzün yaşı eksilirse veya buharlaşırsa, göz yüzeyimiz kuru iken bu kırpma işlemini yaparsak canımız yanar ve huzursuz oluruz. Kuruluk hafif olduğunda sanki uykumuzu iyi alamamışız gibi bir his, orta şiddette kurulukta, batma, yanma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Göz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Emrullah Taşındı "Göz kuruluğu sorunu yaşayan kişilerin bol su içmeleri, gözlerini ovalamamaları, ağır makyaj yapmamaları, sigara ve dumandan uzak durmaları gerekiyor. Bunun yanında bilgisayar kullanımını sınırlamak ve gözleri sık kırpmak önemli" şeklinde konuşuyor.

MAKYAJ YAPMA YA DA MAKYAJI TAM SİLEMEME

Makyaj yaparken sıvı kozmetiklerin kullanılmaması, kozmetiklerin iç göz kapağına sürülüp gözle temas etmemesi, mümkün olduğu kadar antialerjik, "water-proof" olarak nitelenen kozmetiklerin kullanılması, kirpik diplerinin tıkanmaması gibi alınabilecek çok sayıda önlem bulunuyor. Gözyaşı kuruluğu olan kişide özellikle kalitesiz rimeller iç kısma sürüldüğünde ve göze kaçtığında, gözyaşı bunu atamıyor. Atamadığı için iritasyon dolaylı olarak artabiliyor. Makyajın çok iyi temizlenmesi ve arkasından suni gözyaşıyla temizlenmesi iritasyon riskini azaltıyor.Kaynak.7gunsaglik

Serviks Kanserini Çoğu Zaman Hafife Alıyoruz

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre rahim ağzı kanseri olan serviks kanseri yeterince ciddiye alınmıyor.

Yaşlı kadınlarda da görülebilen bu kanser türünün genelde bir yaştan sonra ortaya çıkmayacağı düşünülüyor. 30 ila 65 yaş arası kadınlar yoğun olarak bu sorunu yaşasa da ileri yaşlarda da görülme riski var. Ayrıca 20 yaşlarından itibaren her kadının tarama yaptırması ve konuya önem vermesi gerekiyor çünkü serviks kanserinin yaşı yok.

Her 3 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması yaptırılmalı. Genç kadınlarda bu süre 5 yıldır. Ameliyatla rahmin alınması, tümürön temizlenmesi, ilaç ve kemoterapi tedavileri gerekebilir. 65 yaş üzerinde de bu riskler var ve unutmayın ki düzenli kontrollere gidilmeli. Eski yıllara oranla serviks kanserinin görülme yaşı daha büyük bir çevreyi kapsıyor. Genç veya yaşlı diye ayırt etmeden geliyor. Her yaşta bu riski bilmeli ve hastalığı umursamalıyız.Kaynak.7gunsaglik

Meme Kanserinde Tümörü Durduran Etken: Melatonin

Araştırmalara göre meme kanserine sebep olan tümörün büyümesini engelleyen bir etken keşfedildi.

Melatonin hormonunu zaten biliyorduk fakat bu özelliğini bilmiyorduk. Meme kanseri kadınların korkulu rüyası haline geldi. Tümörün ne zaman ortaya çıktığı hiçbir aşamada belli olmayabiliyor. Fakat gelişimini durduran melatonin hormonu ile ilgili çalışmalar umut veriyor. Bu araştırma Detroit Henry Ford Hastanesi'nde yapılmıştır ve PLoS ONE Ocak 2014 sayısında yayınlanmıştır. Melatonin hormonu insan vücudunda doğal haliyle bulunmaktadır.

Ayrıca harici olarak reçetesiz satın alınabilir. İnsanlar genelde jet lag durumu için melatonin alır. Östrojen reseptörü melatonin negatif yani kötü huylu tümörlere maruz kalındığında devreye girer ve büyümesini yayılmasını önler. Melatonin hormonunun antioksidan özellikleri vardır. Sadece meme kanseri değil diğer kanser türlerinde de aynı önleyici etkilere sahiptir. Kanser hücrelerinin ulaşmak istediği kan damarlarının beslenmesi ve gelişmesini önler.Kaynak.7gunsaglik

Miyom – Fibroid Nedir? Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi

Miyom yani bilinen adıyla fibroidler, rahim içinde veya çevresinde gelişen iyi huylu bir tümördür.

Rahim duvarı ve dokusundaki düz kasları etkiler. Miyomlar doğurganlık çağındaki kadınlarda %20sini etkileyebilen bir tıbbi durumdur. Siyahi kadınlarda 30 yaşından sonra bu risk beyaz kadınlara göre çok daha fazladır. Obez, kilolu ve doğum yapan kadınlar daha çok risk altındadır. Östrojen düzeyi yükseldikçe miyom boyutu da artar. Karın ağrısı, anormal vajinal kanama, idrar zorluğu, cinsel ilişkide ağrı gibi belirtileri olabilir. Bazı kadında belirti gözlenmez. İdrarda enfeksiyonla mesaneye baskı kurulabilir.

Vajinal kanama, baş dönmesi, taşikardi, bayılma ve bilinç kaybında acil müdahale gereklidir. Karın, pelvik ve bel ağrısı, karında basınç ve şişlik, adette aşırı kanama ve ağrı, cinsel ilişkide ağrı, idrar tutamama, solunum nefes sorunları, baş bilinç sorunları acil yardım gerektirir. Kadınlık hormonu östrojenle ilgili olarak ortaya çıkar. Çocuk doğurma çağında yüksek oranda görülebilir. Pelvik muayene ve abdominal ultrason gereklidir. Tedavi kadının yaşına ve sağlık durumuna bağlıdır. Hormon hapları, rahmin alınması, miyomun alınması, rahim içi korunma aracının çıkarılması, miyom akımının kesilmesi ve ilaç tedavisi mümkündür..Kaynak.http://www.7gunsaglik.com.tr,

Kadın Sağlığında Uykunun Yeri Ve Önemi

Uyku sorunları ve eksikliğinde kadınlar neler yaşıyor uyku kadınlara neden çok gerekli?

Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli, uykusuzluğun kadınlar üzerindeki etkisini anlattı.

Uyku yanlızca günlük hayatımızdan yaratılan bir zaman aralığı değil, aktif olarak hergün fiziksel ve akıl sağlığımızı yenilemek için diet ve eksersiz kadar gereklidir. Amerikalıların 100 milyondan fazlası uykusunu iyi ve kaliteli alamadığından bahsetmektedir, bu neredeyse Amerikanın yarısıdır. Çoğu insan için 7-9 saat uyku gerekliliği olduğu halde 30 yaş üstü çalışan kadınların genelde 6 saat 45 dakika uyudukları biliniyor. Kadınlar erkeklerden daha çok uykusuzluk çekiyorlar. Özellikle adet, menopoz ve doğum sonrası sendromlar da artıyor.

Uyku ve uyanıklığın 84 hastalığı günlük hayatımızın kalitesini bozuyor ve sağlıklı yaşamı azaltıyor. Bunlar trafik ve endüstriyel kazalara neden olarak toplumu tehlikeye sokabiliyor. Bu hastalıklar,

Uykuya dalmakta zorluk, tüm gece huzursuz uyumak, derin uykuda olamamak, uykuda konuşmak, bağırmak, çok hareketli olmak, uyurgezerlik, gece kalkıp yiyecek atıştırmak (Bir çalışma yüzde 66 sının kadın olduğunu söylüyor. Uyurgezerlikde de bu durum görülebiliyor ve bazen kullanılan ilaçlar (antidepresantlar, hipnotik gruptan uyku ilaçları, huzursuz bacak tedavisinde kullanılan ilaçlar) buna neden olabiliyor.Horlamak, uykuda diş sıkma veya diş gıcırdatma, kâbusUyku apnesi (nefes almada kesilme) 50 yaş ve üstü kadınlarda görülebiliyor. 65 yaş üstünde yüzde 25 oranında rastlanıyor. Normal kilodan fazlası buna en çok katkı yapan nedenlerden biri. Bir başka nedeni progesteron azalması gibi hormonal değişiklikler.Gece terörü (karabasan) uyku sırasında daha çok çığlık atma tarzında görülen ve sonradan anımsanmayan dönemlerle karakterize bir uyku bozukluğuGece ağrılarından kadınlar erkeklerden daha çok şikâyet ediyorlar. Migren, kas kasılma baş ağrısı, romatoid artrit, artrit bunun en çok rastlanan nedenleri.

Huzursuz bacak sendromu (Uykuda bacakları hareket ettirerek huzursuzluk oluşmasını azaltmaya çalışmak. Kadınların yüzde 18’inde görülüyor ve bunların yüzde 80’ininde eşleride aynı yatakda yatarken huzursuz olduklarını rapor ediyor.

Erken saatte uyanmak, sabah kalkmakta zorlanmak, dinç ve uykuyu almış olarak uyanamamakGüne enerjisi düşük başlamak, baş ağrısı ile uyanmak, gergin uyanmak, takıntılı düşüncelerle uyanmak gibi şikâyetlere neden olabildiği gibi ölümle de sonuçlanabiliyor.

UYKU BOZULURSA

• Gündüz uyuma isteği, dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, karar verme mekanizmalarında bozulma

• Hayattan zevk almamak, anksiyete, kalp atışında hızlanma, vücut ısısında düşme

• Büyüme hormonu salınımında ve immun sistemde bozulma ortaya çıkabiliyor.

Uyku düzeninden sorumlu sirkadiyen ritim uykuyu ayarlayan merkez hipotalamus ve melatonin üreten pineal gland ile birlikte düzenlenir. Uykuda büyüme hormonu salınımı ve hafıza konsolidasyonu (pekinleştirmesi) gerçekleşir.

Japonya’da 6 saatten az uyuyan 40 ile 79 yaş arasında 24.000 kadın ile yapılan 8 yıllık takipli çalışmada, uykuda salınan Melatonin hormonunun azalmasına bağlı estrojen hormonu salınımı artarak kadınlarda Meme kanseri yapma riski yüzde 60 arttığı bulundu. Gece lambasında ışık olarak kullanılması gereken tek renk kırmızıdır. Yapılan çalışmalarda bir tek kırmızı ışık gece melatonin üretimini etkilemiyor, diğer ışıklar üretimi durduruyor. Hatta her 2 saatte bir, 1 dakikalık beyaz ışığa maruz kalan deneklerde melatonin üretiminde yüzde 65 azalma görülmüş.

Sirkadiyen ritim olumsuz etkileyen faktörler

– Alarm saati

– Işık (kırmızı hariç)

– Yemek zamanı

– Kafeinli içecekler

– Çok sigara içme

– Çok soğuk hava

– Yatak odasında TV, Bilgisayar olması

Yatak odasının renkleri yeşil, lila ve açık mor tonları olabilir (yatak odası takımı veya duvar rengi), uykuya rahat geçmeyi sağlar. Kadınların makyajlarını yatmadan önce mutlaka temizlemeleri ciltlerinde bir reaksiyon olmaması için önemlidir.

Tedavisinde Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin de önerdiği uyku ve ağrılarda oldukça etkili Biofeedback yöntemi, relaksasyon teknikleri ve kognitif terapi kullanılabilir. Tekrar uyku sirkadian ritmin geri dönmesinin bozulmaması için hipnotik ilaçlar maksimum bir ay kullanılabilir. Uzun süre kullanımının depresyon ve bazı kanserlere neden olduğu birçok çalışmada gösterildi. 10.529 Hipnotik ilaç kullanan uyku bozukluğu olanla 23.674 normal insan karşılaştırıldığında hipnotiklerin ölümü arttırdığı tespit edildi. Bunların içinde yüksek doz hipnotik verilenlerde yüzde 35 kanser görülme arttığı görüldü. Hipnotik ilaç çalışmalarında melanoma olmayan (bazal hücre) deri kanserleri, yumurtalık kanseri, akciğer kanseri, böbrek ve tiroid gibi kanserler görülmüş.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Egzersiz Yaparken Kalp Hızına Dikkat

Fiziksel hareketlerimiz dahil özellikle spor yaparken kalbe dikkat edelim sonradan başımız ağrımasın.

Egzersizden maksimum yararlanabilmek ve olası sakatlıkların önüne geçebilmek için kalp hızınızı hesaplayın. Sonra programınızı kalp hızınıza göre yapın. Spor hekimi Dr. Çağlayan Yergin sorularımızı yanıtladı.

Amatör amaçlı egzersiz-spor yapanların öncesinde test yaptırması gerekiyor mu?

Güvenli bir egzersiz programına başlamadan önce erkekler 45 yaş, kadınlar 55 yaşın üstündeyse, ailede 55 yaşın altında kalp krizi geçirmiş birey varsa, sigara kullanıyorsanız, yüksek tansiyon veya kolesterol, diyabet gibi bir hastalığınız varsa doktorunuza danışın. Etkili bir egzersiz programına başlayarak sağlık sorunlarından kurtulmak, kilo vermek istiyorsanız veya takım sporları yapıyorsanız -hafta sonu tenis, futbol oynamak gibi- hangi yaşta olursanız olun kalp-damar sisteminiz, esneklik, kuvvet ve vücut yağ yüzdeniz hakkında bilgi sahibi olmanız hedeflerinize ulaşmada ve sakatlıktan korunmada çok yardımcı olur.  

EGZERSİZE KONUŞMA TESTİ

Egzersiz programında ‘kardiyo egzersizleri’nin önemi nedir?
Kardiyo egzersizlerinin amacı nabız ve kan dolaşımını arttırmak. Yapacağınız egzersizin çeşidinin ne olduğu aslında çok önemli değil. Koşu, bisiklet binmek, yürüyüş, yüzme olabilir. Bu gibi egzersizler uzun süreli yapıldığında kişinin oksijen kullanım kapasitesi artar. Kalp- damar ve solunum sistemi güçlenir. Kaslara giden kan miktarının artması sonucu kaslar oksijeni daha iyi kullanabilir, hareket kabiliyeti artar, kan basıncı, kolesterol üzerinde olumlu değişiklikler, vücut yağ yüzdesinde azalma gözlenir. Egzersiz sağlıklı olma, ince bir vücut veya hareket kabiliyetini arttırma hedefi taşıyorsa mutlaka kalp hızını arttıran fiziksel aktivite programına uyulmalı. Nabız hızını ölçen aletiniz yoksa kabaca egzersizi uygun yapıp yapmadığınızı anlamak için “konuşma testi”ni deneyebilirsiniz. Koşarken veya yürürken soluksuz kalmadan konuşabiliyorsanız doğru hızda egzersiz yapıyorsunuz demektir.

ÖĞLEDEN SONRA SPOR

Spor salonlarına gidemeyenler için hangi egzersizleri önerirsiniz?

Her gün 30 dakika canlı, tempolu yürüyüş, asansör yerine merdiven kullanmak, işte günün büyük bölümünü oturarak geçirenlerin 40 dakikada bir yerlerinden kalkıp dolaşmaları, evde esneklik egzersizleri yapmaları, haftada iki gün şınav ve mekik çekmeleri (zorlamadan tekrar sayılarını yavaş yavaş arttırarak), müzikle dans etmeleri ve oturdukları koltuktan öne eğilmeden ve elleriyle destek almadan kalkmayı alışkanlık haline getirmelerini öneririm.

Günün hangi saati egzersiz için en uygun zaman?

Sabahları yapılan spor sonrasında metabolizma daha hızlı çalışır ve yağ yakımı daha kolaydır. Ancak spora yeni başlayanlara sabah aç karnına egzersiz yapmalarını önermem. Çünkü açlık kan şekerindeki oynamalar tatsız sonuçlar doğurabiliyor. Kahvaltı ve öğle yemeğinden 1-2 saat sonra egzersiz için uygun bir zaman dilimi. Yiyeceklerle kana geçen şeker vücut tarafından kolaylıkla kullanılır ve kan şekeri düzeyi problem oluşturmaz. Performans sporcuları üzerinde yapılan araştırmalar öğleden sonra saatlerinin egzersiz için ideal olduğunu vurguluyor. Akşam ise metabolizmamız daha yavaş çalışır. Akşam yemekten sonra yapılan 10 dakikalık kısa yürüyüşler, yemekten aldığımız enerjinin yakılmasına yardımcı olacağı için kilo kontrolünde öneriliyor.

TERLİ TERLİ SU İÇİLİR

Terliyken su içmek hasta eder mi?

Özellikle spora başlamadan önce ve spor yaparken su tüketmeyi unutmamak lazım. Vücut spor yaparken iç ısısını güvenli bir seviyede tutmak için terler. Terle birlikte vücuttan bazı faydalı mineraller de atılır. Bunların yerine konması ve sıvı dengesini korumak için su içmeye önem verilmeli. Bu nedenle ‘spor yaparken ve terliyken su içilmesi hasta eder’ yönündeki inanış yanlış. Aksine, sıvı kaybının yerine konmaması yaptığımız fiziksel aktiviteyi negatif yönde etkiler, sakatlıklara sebep olabilir.

Egzersizi ihmal etmemek için alınabilecek küçük önlemler ne olabilir?

Egzersiz programına başlamak ve düzenli devam etmeyi sağlamak için önce egzersize başlama nedenlerinizin listesini yapın. İsteğinize ulaşmak için gerçekçi hedefler oluşturun. Egzersize zaman ayırmasınızın önündeki engelleri belirleyin ve bunlarla baş etme stratejileri geliştirin. Yaptığı aktivitenin günlüğünü tutun. Yazmanız gelişiminizi izlemek ve hedefinize uzaklığınızı anlanızda yardımcı olur. Bazı günler motivasyon için bir arkadaşınızla birlikte egzersizini planlayabilirsiniz. Hatta sosyal medyada arkadaşlarınızla günlük egzersiz çalışmalarınızı paylaşabilir, geri bildirimlerle motive olabilirsiniz.  Dr. Çağlayan Yergin

KALORİ YAKTIRAN FORMÜL

30 dakika tempolu yürüyüş

DR. YERGİN, egzersiz sırasında en yüksek düzeyde kalori harcanabilmesi için egzersiz-spora yeni başlayanlara haftada 3-4 gün 30 dakika tempolu yürüyüş yapmalarını öneriyor. Daha sonra programlarına haftada 3 gün de interval antrenmanı yani aralıklı yüklenmeyi dahil edebilirler. İnterval antrenmanın faydaları çok. Az zaman harcayarak çok verim alınır, oksijen kullanımını artırarak kalori harcanmasını sağlar ve egzersiz sonrasında yağ yakımı ve kalori harcanmasını arttır. Yeni başlayanlar için şöyle bir program oluşturulabilir:

1Isınma: 5 dakika normal tempoda yürüyüş,

2   Hızlanma: 60 saniye yürüyebildiğiniz kadar hızlı yürüyüş,

3 Yavaşlama: 90 saniye yavaş yürüyüş,  Hızlı-yavaş yürüyüşler toplam 5 kez tekrar edilir.

4 Soğuma:5 dakika rahat tempoda yürüyüş.

Hedef kalp hızınızı 20 dakika koruyun

EGZERSİZE başlarken hedef kalp hızınızın yüzde 60 seviyesinde olmasını amaçlayın. Orta şiddette egzersiz seviyesinde hedef kalp hızı yüzde 75, ileri seviyede ise hedef kalp hızı yüzde 85 olmalı. Fiziksel uygunluğunuzu geliştirmek için 20-30 dakika süresince hedef kalp hızınızı korumanız gerekir. “Hedef kalp hızı”nızı bilmeniz ve ona göre kendinizi zorlamanız egzersizden daha iyi yararlanmanızı sağlar. Bu hesaplama sakatlanma riskini de azaltır.

•Maksimum kalp hızı: Çok yoğun egzersiz süresince kalbinizin en hızlı atımı. Kişiden kişiye değişiklik gösterir. Maksimum kalp hızınızı belirlemek için 220 sayısından yaşınızı çıkarın.

•Hedef kalp hızı: Egzersiz süresince dakikada kalbinizin atması gereken sayı. Orta şiddetli fiziksel aktivite sırasında hedef kalp hızı maksimum kalp hızının yüzde 50-70’i arasında olmalı. Örneğin: Maksimum kalp hızı 170 atım/dakika (220-50) olan 50 yaşında bir kişinin hedef kalp hızı, yüzde 50 seviyesi 170x0.50=85 atım/dakika. Yüzde 70 seviyesi) 170x0.70= 119 atım/dakika. Bu kişinin orta şiddetteki egzersiz sırasındaki hedef kalp hızı 85-119 atım/dakika olmalı.

•Şiddetli fiziksel aktivite sırasında: Hedef kalp hızı maksimum kalp hızının yüzde 70-85’i arasında olmalı. Örneğin: Maksimum kalp hızı 185 atım/dakika (220-35) olan 35 yaşında bir kişinin hedef kalp hızı, yüzde 70 seviyesi 185x0.70= 130 atım/dakika, yüzde 85 seviyesi 185x0.85= 157 atım/dakika. Bu kişinin şiddetli bir aktivite sırasındaki hedef kalp hızı 130-157 atım/dakika olmalı.Kaynak.7gunsaglik

Adet Düzensizlikleri Hangi Sorunun İşareti Olabilir?

Dönemsel kanamalar ve adet düzensizlikleri rahim ve serviks sorunlarına belirti olabilir dikkat hanımlar..

Kadın sağlığı konusunda en önemli noktalardan biri de adet döngüsüdür.

'Regl dönemi' ya da menstruasyon kanaması gibi farklı farklı isimlerle ifade edilse de bu süreçte kadınları endişelendiren en önemli sorun adet gecikmesidir. Senede birkaç günlük gecikmeler normal kabul edilirken daha sık yaşanan adet düzensizlikleri miyom ve kist ya da çeşitli hastalıklara işaret edebilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Arda Lembet, adet düzensizliği ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

DEPRESİF RUH HALİ VE AŞIRI İŞTAH GÖRÜLEBİLİR
Üreme çağındaki bir kadında normal adet kanaması, 21-35 günde bir olup, 2-6 gün sürer. Bu adet kanamaları 20-60 ml kan kaybı ile sonuçlanmaktadır. 7 günden uzun süren, 80 ml veya daha çok kan kaybı olan, 21 günden kısa veya 35 günden daha uzun aralıklarla olan kanamalar anormal olarak değerlendirilir. Her kadında regl dönemine ait belirtiler farklı olabilir. Kimi kişilerde hiçbir belirti olmazken, kimilerinde değişik derecelerde adet öncesi, gerginlik, sinirlilik, depresyon, yorgunluk, iştah değişiklikleri, bulantı, kusma, memelerde gerginlik, ağrı, karında ve vücutta şişme, sık idrara çıkma, bel ve kasık ağrıları olabilir. Hormon ve bazı mineral düzeylerinde adet döneminde olan düşüşler, kan şekerinde de düşmelere sebep olabilir. Ayrıca bu dönemde olabilen depresif ruh hali de iştahın açılmasına ve şekerli gıdaların fazlaca tüketilmesine sebep olabilir.

ADET DÜZENİNDE SAPMALAR NORMAL DEĞİLDİR
Her kadın zaman zaman adet düzeninde sapmalar, gecikmeler ya da ara kanamalar yaşayabilir. Normal insan hayatında yaşanılan stresler, sıkıntılar, ani kilo değişiklikleri, spor, üzüntüler gibi pek çok faktör adet düzenini etkileyebilir ve düzenli işleyen bu mekanizmada sapmalara neden olabilir. Adet düzenindeki sapmaların hiçbir türlüsü normal değildir ve araştırılması gerekir. Çünkü kadın üreme sistemindeki hemen hemen bütün patolojilerin en sık verdiği belirti adet düzensizlikleridir. Her adet düzensizliği anormal olmasına rağmen her zaman bir patolojiyi, kisti, myomu ya da kanseri işaret etmez. Altta yatan anatomik bir patoloji olmadığı halde normal adet düzeninde meydana gelen anormal kanamalara Disfonksiyonel Uterin Kanama (DUK) adı verilir. Burada önemli olan nokta kanama bozukluğunu açıklayacak oluşumun bulunmamasıdır.

DÜZENSİZLİĞİN KAYNAĞI BELİRLENMELİ
Adet düzensizliklerinin oluşmasını sebepleri açısından iki ana başlıkta değerlendirilmektedir. Organik kökenli adet düzensizlikleri vakaların %25’ini oluşturmaktadır. Üreme organları ile ilgili çeşitli problemlerden kaynaklanan düzensizliklerdir. Rahimde miyom, polip, tümör veya over (yumurtalık) kistleri gibi problemler bu tür adet düzensizliklerinin sebebi olabilmektedir. Disfonksiyonel uterin kanamalar ise vakaların %75’ini oluşturmaktadır Yapısal bir problem olmaksızın, yalnızca hormonal problemlere bağlı adet düzensizlikleridir. Öncelikle düzensiz adet kanaması yakınması mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirmelidir. Muayene sırasında kanamaya neden olabilecek faktörler tek tek gözden geçirilir. Vajina, rahim, yumurtalıklar muayene edilir ve ultrasonografi ile değerlendirilir. Aynı yöntemle rahim iç zarının kalınlığı (endometrial kalınlık) ölçülmektedir.

KANAMA MİKTARININ VE GÜNÜN ARTMASI MİYOMU İŞARET EDEBİLİR
Adet döneminde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumu özellikle myom varlığında oldukça belirgindir. Ayrıca polikistik overde de karşımıza çıkmaktadır. Ek olarak rahim iç zarının (endometrium) enfeksiyonu; yani endometrit de görülmektedir.

TEDAVİ DÜZENSİZLİĞİN NEDENİNE BAĞLI OLMALI
Kanamaların sebebi üreme organlarından kaynaklanmakta ise; yani hormon düzensizliği değilse, tedavi nedene yönelik olarak yapılır. Örneğin; rahimde büyük myom veya polip varsa hasta ameliyat edilmelidir. Özellikle son yıllarda bu ameliyatların çoğu laparoskopi denen kapalı ameliyat yöntemleri ile de tedavi edilebilmekte ve hastanın hastanede kalış süresi ve ameliyat sonrası ağrı ve işe dönüş süresi önemli derecede azalmaktadır. Tüm bu araştırmalar sonucunda kanamaya neden olabilecek bir hastalık saptanmamışsa; adet düzensizliği hormonal dengesizliğe bağlıdır ve bu durumda adet düzenleyici ilaçlarla kanamalar düzene sokulmaya çalışılmaktadır. Tıbbi tedavide doğum kontrol ilaçları, adet düzenleyici hormonal ilaçlar yanında dengeleyici alternatif tedaviler de uygulanabilmektedir. Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Genç Kadınlarda Depresyon Kalp Krizi Riskini Artırır

Depresyon ve kalp hastalığı arasındaki bağlantıları araştıran yeni bir çalışmada 55 yaşından küçük kadınlarda depresyonun kalp krizini tetiklediği ortaya çıkmıştır.

Majör kalp sorunları depresyonla beraber 2 kat daha fazla yaşanır. Kalp damar hastalıkları, inme, felç ve ölüm gibi riskler söz konusudur. Kadınlarda bu risk erkeklere oranla daha büyüktür. 40-59 yaş arasındaki milyonlarca kadın bu riski taşır. Kalp hastalığı ve kanserden ölme oranları 3 te 1 kadar çoktur.

Kalp hastalıkları her yaştan kadını etkiler. Araştırmacılar koroner anjiyografi ile arterlerde bulunan hastalığını teşhis edebilirken 3235 kişiyi bu şekilde taramıştır. Depresyon derecesindeki her 1 puanlık artış kalp krizi ve hastalık riskini %7 daha artırır. Bu süreçte yaşanan kalp kaynaklı ölümler de depresyonla beraber 2.5 kat daha fazladır.
Kaynak.7gunsaglik

Adet Öncesi Sendromuna Temel Çözümler

PMS dediğimiz adet öncesi sendromunu iyice tanıyalım ve önlem alalım ki ciddi boyutlara ulaşmasın.

Regl öncesi gerginlik sendromu, her kadının yaşadığı, ama az sayıda kadının sözünü ettiği bir sorun. Neden regl öncesi dönemde çok tahammülsüz oluyoruz? Neden her ay düzenli olarak bu problemi yaşıyoruz? Yüzümüzde sivilceler çıkıyor ve  kilo alıyoruz. Bu soruları artık duymaya alıştık. Peki bu dönemde hormonal dengemiz nasıl bozuluyor? Vücudumuzda neler oluyor ve  bu sendromu en aza indirmek için neler yapmalıyız?

Hormonlar

Çoğu kadın, adet döneminden 3 ile 7 gün öncesinden itibaren belirtileri hissetmeye başlıyor. Ama vücutta olup biten değişiklikler yaklaşık iki hafta öncesinden başlıyor. Hormonların değişimi yaklaşık iki hafta önce başlıyor. Vücuttaki östrojen ve projesteron değerleri değişirken, testosteron üretilmeye başlıyor. Projesteron hormonu vücuttaki yağ üretimini artırıyor ve gözeneklerin tıkanmasına yol açarak, cilt üzerinde akne oluşumlarına davetiye çıkarıyor. Ayrıca testosteron hormonu, vücutta yağ bezlerinin meydana getirdiği sebumu yükseltmek için elinden geleni yapıyor. Bu yüzden kadınlar şehri terk etmek isteyecek kadar gergin duruma geliyor.

Bu durumda yapılması gereken şey ilk olarak vücudunuzu tanımaktır. Örneğin, belirtilerinizin ne kadar zaman önce başladığı ve sivilcelerinizin yüzünüzün hangi bölgesinde çıktığını bilmeniz bu ipuçlarını verecektir. Eğer sivilceler çene çevrenizde çıkıyor ise, regl öncesi akne sorununuz var demektir.

 Regl öncesi sendromdaki psikolojik patlamaların tamamen normal ve hormonal olduğunu aklınızdan çıkarmadan, bu sorunları en aza indirmek için yapabileceklerinize bir göz atın.

Sadece bana mı oluyor?

Bazen çevrenize bakıp sizinle aynı problemi yaşamayan kadınları gördüğünde böyle düşünmeniz normal. Ne kadar sıradan belirtiler olsa da, her bünyenin hormonal değişiklikleri ve vücuttaki değişimlere verdiği cevaplar farklıdır. Bazı kadınların adet dönemi sivilceleri çok yoğun ve kalıcı olurken, bazılarının ise az olabilmektedir. Ne yazık ki, vücudun değişikliklere verdiği tepkiler her ay farklı olabilir ve önceden tahmin edilemez. Ayrıca vücudun regl dönemindeki değişikliklere verdiği tepkiler her yaşta da değişkenlik göstermektedir. Örneğin, ergenlikteki regl dönemlerinizde normal olan cildinizde, 30 yaşınıza geldiğinizde bir anda sivilceler oluşabilir.

Stres ile başa çıkın

Stresin en büyük sebebi, kadınların korkulu rüyası olan regl dönemi sivilceleridir. Strese girildikçe sivilceler çoğalır, sivilceler çoğaldıkça strese girilir. Bu kısır döngüyü sonlandırmanın yolu sakin olmaktır. Stresi kontrol etmek için yapılabilecek birçok şey vardır. Masaj, meditasyon, yoga, temiz hava, güzel bir kitap veya bir yürüyüş bunlardan biri olabilir.

Su için

Susamadığınız zamanlarda bile su içmeye çalışın. Canınız bir şey içmek istediğinde, meyve suyu veya kola yerine bir bardak su daha için. Eğer su içmeyi unutuyorsanız, masa başınızda veya çantanızda bir şişe su bulundurun. Günde en az 2 litre içmelisiniz. Su vücudumuzdaki toksinleri temizler ve diğer içecekler gibi her hangi bir yan etkisi yoktur.

Yediklerinize dikkat edin

Sadece sağlık için değil, kilo kontrolü için de yediklerinize dikkat etmelisiniz. Az şekerli ve bol vitaminli yiyecekler tüketip yaşam tarzınızı değiştirdiğinizde regl dönemi sivilcelerinizin azaldığını fark edeceksiniz. Bol bol balık ve lifli gıdalar tüketmeye çalışın.

Temizliğe dikkat edin

Regl döneminde oluşan hormonal akneler iç etkiler ile oluştuğu için, bu dönemde dış etkilere daha fazla dikkat etmeniz gerekir. Bakterilere karşı ne kadar korunursanız, cildinizin düzelmesi o kadar olası olur. Cilt yapınıza göre temizleme maskeleri alarak evde uygulayabilirsiniz ve haftada iki kez yüzünüze bebek şampuanı sürebilirsiniz. Yatmadan önce makyajınızı temizlemeye, temiz yastıkta uyumaya, cep telefonunuzu temiz tutmaya özen göstermelisiniz.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Kadınlarda HIV Aşısı Genital Siğil Nedeni

2000 ila 2012 yılları arasında yapılan HPV virüsü, tedavide ve önlemede kullanılan HIV aşısı ve kadın sağlığı araştırmaları halen sürüyor.

Son araştırmaya göre kadınlarda HPV aşısı genital siğillere sebep olabiliyor. Dünyada 1 milyondan fazla HIV’li hasta var. Aşılama programı özellikle daha riskli ve hassas olan 15-27 yaş aralığındaki kadınlara uygulanıyor. Belli bir süreçte de bu aşılama tedavisinden sonra genital siğillerde azalma sağlanıyor ve kaynak tükenmesiyle de önlem alınıyor.

Yani hem tedavi hem koruma. Avustralya genç kadınlarda ücretsiz HPV aşısı programları düzenleyen önemli bir ülke konumuna gelmiş ve bu soruna tam çare bulmayı hedeflemiştir. Serviks kanseri veya viral kaynaklı HPV hastalığı kadınlarda kanserden de kaynaklanabiliyor virüsten de. Tedavide aşılanarak korunma durumunda genital siğil sorunu ortaya çıkabiliyor. Tedavi tamamlandığında siğiller de yavaşça kaybolacaktır.
Kaynak.7gunsaglik

İlerlemiş Endometriyoz Teşhisi Nasıl Konur?

Klasik endokrinoloji , jinekoloji ders kitaplarında endometriyoz tanımları birçok kez okunur.

Endometriyoz üreme çağındaki kadınları etkileyen, rahim dokusundaki anormal büyüme, şekil ve ebat farklılığı sorunudur. Rahim duvarının arkasında, mesane ve bağırsak kısımlarına taşabilir. Yumurtalıklar da bu büyümeye dahildir. Nadir durumlarda beyin ve akciğer büyümesi görülebilir. Bir kadının vücudunda östrojen seviyelerindeki değişikliklere yanıt olarak bu sorun görülebilir. Ekstra doku büyümesi ve anormal kanama adet döneminde görülebilir. Farklı organ ve dokular birbirine yapışabilir.

Pelvis içinde sıkışma organ büzüşmesi ve yapışmaları izlenebilir. Doğum kontrol hapı ve steroid ilaçlar verilebilir. Ağır vakalarda ameliyat gerekebilir. Şiddetli ve zayıf da görülse teşhisi yıllar sonra ortaya çıkabilir. Kendini gizleyen sinsi bir hastalıktır. 30, 40lı yaşlarda sık görülür. Adet dönemlerinde belirtiler daha yoğundur. Dünyada 200 milyon kadını etkiler ve teşhisi zordur. Kan ve idrar testleri, genetik testler, fizik muayene, tükürük testi gibi teşhis araçları vardır. Genetik ve çevresel nedenleri olabilir. Mutasyona uğrayan gen sebebiyle de endometriyoz görülebilir. Başka hastalıkların işareti de olabilen bu sorun belirtilerden izlenerek teşhis ettirilmelidir.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Infertilite (Kısırlık) Nedir? Nedenleri Nelerdir?

Evlilikle beraber mutluluklarını taçlandırmak isteyen çiftler, herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmadan en az 2 yıl boyunca düzenli bir cinsel ilişki sonucu bebek sahibi olamaması durumlarında erkek veya kadınlarda kısırlık durumu ortaya çıkabilmektedir.


Tıbben ortadan kaldırabilecek bir durum olmadığında kısırlık yani infertilite ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda kısırlığa ne den olan nedenlerin başında; düzensiz adet durumu, hatta hiç yaşanmayan adetler, kadın yumurtalıkların gelişememesi, yumurtalık kanallarının tıkalı olması, rahim hastalıkları ve üreme tüplerinde oluşan bozukluklar kadınların kısır olmasına faktör olan sağlık durumlarıdır.

Erkeklerde kısırlığa sebep olan sağlık durumları da yine kadın üreme organlarında olduğu gibi erkek üreme organlarında yaşanan bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Bunların arasında; sperm üretiminin gerçekleşememesi, sperm sayısınınım az olması, sperm hareketlilik hızının düşük olması, Küçükken yaşanmış fıtık ameliyatları ve sperm taşıyan damarlarda oluşan bozukluklar gibi çeşitli durumlar erkeklerde kısırlığı meydana getirmektedir.
Kaynak.7gunsaglik

Kadınlarda Doğuştan Gelen Bağışıklık Sistemi

Merkür çeşitli şekillerde gelen doğal olarak oluşan bir metaldir.

Cıva ortama girdiğinde, yüksek seviyelerde yutulduğunda, insan sağlığına zararlı olabilecek inorganik veya organik bileşikleri oluşturur. Balık ve kabuklu deniz ürünlerini şüpheli ise tüketmeyin. Yoğun miktarda ağır metallerin vücuda girmesi özellikle kadınlar için riskli olacaktır. Kalıcı beyin ve sinir hasarına yol açabilir. Böbrekleri yıpratır, gebeliği riske atar.

Gelişimsel sorunlar bebekte de görülür. Kılıç, uskumru gibi metal oranı yüksek balıklar gebelikte tüketilmemelidir. Üreme çağındaki kadınların beslenmesine ve merküre maruz kalmamaya özen göstermesi gerekiyor. Saç ve kan örnekleri analiz edilerek sonuca gidilebilir. Bağışıklık sistemine dokunan zararlı molekül ve maddeler tepsi edilebiliyor. Kadınlar erkeklere göre 3 kat daha fazla risk altında. Kısaca yediğimiz besinleri iyi tanımamız dikkatli olmamız önemli.
Kaynak.7gunsaglik

Stres, Kadınların Kalp Krizi Sonrası İyileşmesini

Her yıl binlerce kişi kalp krizinden yaşamını kaybediyor ve 65 yaş altındaki kadınlar kalp sorunlarından çok etkileniyor.

Vücutta kan akışının azalması kalp krizi riskini tetikliyor. Stres de öyle. Kalp krizi geçiren bir kadının sonrasında iyileşme durumunu bozan etkenlerden biri de stres. Zihinsel stres kalp damarlarındaki arterlerde tıkanma nedeni. Stres hayatta kalma şansını büyük derecede azaltıyor. Kalp krizi ve hastalıklarının da nedeni olarak görülüyor.

Stres hayatta kalma şansını büyük derecede azaltıyor. Kalp krizi ve hastalıklarının da nedeni olarak görülüyor. Kalbe kan akışının engellenmesi birçok soruna sebep. Felç ve kalp krizi başta olmak üzere. Bu hastaların stresli ortamda kalmaları çok sakıncalı. Genelde iyi bir istirahat ve huzurlu bir ortamda bakım uzmanların da önerisi.
Kaynak.7gunsaglik

Adet Döneminde Ayakta Kalabilme Rehberi

Aylık döngülerde çoğu kadın çok zorlanır, sancısı, stresi, şişkinliği derken bir hafta mahvolur.

Regl dönemleri yumurtlama dönemleridir ve bu periyotta ayakta kalabilmenin yolları şunlardır.

Şu 3 temel hareketi hafif bir şekilde yapmalısınız.

Şişkinlikle savaşmak için yere yatın bacakları dizden bükün karnınıza çekin. Kollar yanlara açın, bir sağa esneyerek dönün bir sola.

Krampları azaltmak için yere sırt üstü uzanın ayaklarınızı düz bir şekilde gergince yukarı kaldırın. Bacaklar yan yana olsun kollar iki yana yerde açılsın.

Ruh halinizi için de yoga yapın. Bağdaş kurun ve derin nefes alıp başlayın.

Cildinizi köpüklü bir baz temizleyici ile temizleyin. Nemlendirici ve bakım kremlerinizi sürün.

Şunları yiyin: yoğurt, tam tahıllı ekmek, haşlanmış patates, somon, bitter çikolata, ıspanak tüketin.

Hafif egzersizler, doğru beslenme, mutlaka kahvaltı, yoga, ağrı kesiciler bu dönemi atlatmanıza yardımcıdır.
Kaynak.7gunsaglik

Regl Ağrısı Nedir? Nasıl Ortadan Kaldırılabilir?

Regl ağrısı yani bir diğer adıyla adet sancısı hemen hemen tüm bayanları ayda bir kez zor durumda bırakan stresli ve sancılı bir durumdur.

Hatta bazı bayanlarda şiddeti o kadar yüksektir ki sancıdan hareket edememekte, bu bayanları yatıp uzanmaktan başka hiçbir şey yapamaz hale getirmektedir. Biz de bu agrılardan kurtulmanızı sağlayacak etkili birkaç formülü sizlerle paylaşacağız.

Bu anlamda ilk olarak keten tohumundan bahsetmemizde fayda var. Günde 2 kaşık keten tohumu tüketmeniz, adet sancılarınızdan kurtulmanızda size büyük fayda sağlayacaktır. Denenmiş ve etkili bir yöntemdir.
Önerilerimizden bir diğeri böğürtlen çayı. Bu sancılı günlerinizde böğürtlen çayını birkaç bardak su tüketmeniz halinde etkili bir şekilde kurtulmanızı sağlayacaktır.
Düzenli bir uyku ve stresten arınmış bir ruh hali regkt ağrılarının azalması üzerinde son derece etkili ve önemli bir yere sahiptir.
Son olarak tavsiyemiz özel günlerinizde kafeinli ve gazlı içeceklerden uzak durmanız yönündedir. Bu içecekler regl ağrılarını tetikler ve sancılı bir dönem geçirmenizi neden olur.
Kaynak.7gunsaglik

Sistit Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Sistit olarak bilinen idrar yolu enfeksiyonu, özellikle kadınların sıkça yaşadığı bir sağlık sorunudur. Birçok kadın hayatında birkez dahi olsa sistit sorunun yaşamakta erkeklerde ise nadir olarak görülmekte, Hastalığın tekrarlama özelliği kadınların korkulu rüyası haline gelmesine neden olabilmektedir.

Hastalığın belirtileri;

İdrar yaparken hissedilen yanma ve sızı Sürekli idrar sıkışıkmış hissi Cinsel ilişki sırasında ağrı hissetme İdrar renginde görülen bulanıklık ve kötü koku Yüksek ateş Bulantı ve kusma Halsizlik ve titremedir.
Sistit hastalığına birçok şey neden olabilmektedir. Bakteri kaynaklı olmasının yanında hijyen kurallarının ihmal edilmesi de, hastalığın etkenleri arasındadır. Cinsel ilişki le bulaşabilen hastalık mesane bölgesindeki mikroorganizmalar sebebi ile tetiklenebilmektedir. Sistitin nedenleri;
Uzun süre idrar sıkışık durumda kalmak
Nemli çamaşır kullanmak
genital bölgenin temizliğinden sonra kurulanmamak
Naylon çamaşır kullanmak
genital bölgenin temizliğin ihmal etmek
Cinsel ilişki sonrasında hemen temizlenmemek
Tuvalet temizliği sırasında mesane bölgesindeki bakterilerin genital bölgeye taşımaktır.

Tedavisi:
Sistit hastalığının tedavisinin basit olmasına rağmen, hastanın utanması nedeni ile ileri boyutlara varabilmektedir. Hekim hastalığın teşhisi için idrar kültürüne ihtiyaç duyabilir. Elde edilen sonuçlara göre uygun bir antibiyotik tedavisi ve genital bölgeye gereken özenin gösterilmesi, hijyen kurallarına uyulması ve genital bölgenin kuru kalmasına dikkat edilmesi ile tedavide başarı oranını yükseltmekte Ancak kronik sistit vakalarında tedavi süresi uzayabilmektedir.
Kaynak.7gunsaglik

Kadınlarda Görülen Anemiye Karşı Alternatif Çözüm

Kuşkonmaz tüketerek demir eksikliği olan kansızlığa çare bulabilir miyiz? Kadınlar neden daha sık anemi olur?

Özellikle kadınları vuran kansızlık(anemi) tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini düşürüyor. İleri safhalarda ise işitme ve görme kaybı gibi ciddi sorunlara da neden olabiliyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan, "Aneminin en yaygın sebebi, demir eksikliğidir" diyor. Doğru beslenme düzeniyle kansızlığı yenmenin mümkün olacağını kaydeden Prof. Dr. Mocan, kansızlığa karşı şu tavsiyelerde bulunuyor: Ispanak, brokoli, kuşkonmaz bol miktarda demir içerdiğinden kansızlığa ilaç gibi gelir. Demir eksikliği ileri boyutta ise kalsiyum içeren gıdaları yalnızca yemeklerin yanına değil, ara öğünlerde tüketin. Yemek yerken kahve ya da diğer kafeinli içecekleri içmeyin. Demirle birlikte C vitamini içeren besinler yiyin. C vitamini demirin emilimini kolaylaştırır. Karaciğer, sığır eti, süt, yumurta, peynir ve balık demir açısından zengindir. Keçiboynuzu pekmezi kansızlığa iyi gelir. Çünkü iyi bir demir deposudur. Sabahları aç karınla 1 kaşık için. Folik asit eksikliğine bağlı anemiye karşı kuru fasulye, ayçiçeği çekirdeği yemek önemlidir. Üzüm B12 ve demir açısından oldukça zengindir. Özelllike her gün 1 avuç yediğiniz siyah üzüm, kansızlığınızın azalmasında etkilidir. Kansızlık çekenlerin bolca yemesi gereken meyvelerden biri de duttur. Bol bol dut yiyin. Kan yapan diğer besinler, baklagiller, kuru kayısı, fındık, fıstık ve susamdır..Kaynak.http://www.7gunsaglik.com.tr,

Mastektomi Olan Kadınlara Özel Mayo

Mastektomi cerrahisi geçiren bir kadın tatilde nasıl mayo kullanmalı ve suyla ilişkisi nasıl olmalıdır?

Mayo seçiminde dikkat etmek gerekiyor. Kaliteli tekstil ürünlerinden üretim yapan iç giyim firmalarından markalı deniz kıyafetleri ve özellikle mayo satın alınmalı. Bu cerrahi işlem sonrası alınan göğüs ve doku vs nin ardından yara, enfeksiyon, mikrop vb riskler için doğru mayo seçmek gerek. Kadınlara özgüven duygusunu yeniden kazandırmak da önemli.

Örneğin bir iç giyim ve mayo markasının köklü geçmişinin olmasına dikkat edin. X bir firma 35 yıldan fazladır bu piyasada kaliteli ürünler veriyorsa onun mayolarını tercih edin.

Rahat ve güvenli hissettirmesi çok önemli. Akıllı tasarımlı mayolar da reyonlarda yerini alıyor. Ameliyattan önce olduğunuz gibi sonrasında da yine kadınsı ve muhteşem görünmenizi sağlayan tasarımları tercih edin. Yaka, koltuk altı gibi ve size bağlı olan belli kısımları daha yüksek ve kapalı ve koruyucu olan mayoları kullanın. Meme formunu veren üstler bedene dar yapışmayan hafif bol mayolar size göre.Kaynak.7gunsaglik