Bebek Sağlığı Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Sağlığı Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bebeklerin Cildinde Görülen Lekelerin Sebebi

Doğum lekelerinin nedeni gebelikte annelerin tükettiği bazı gıdalar. Rengi ve şekli de bu besinlere bağlı..

İspanya, İtalya, bazı Arap ülkeleri ve ülkemizde doğum lekesinin sebebi olarak hamilelikte yemek istenen yiyecek gösterilir. Örneğin hamile kadının canı çilek ister ancak yiyemezse bebeğinin vücudunda çilek şeklinde leke olacağı söylenir.

Uzmanlara göre doğum lekesinin sebebi kesin olarak bilinmiyor. Yeni doğanların vücudundaki doğum lekelerinin büyük bir bölümünün sebebi kan damarları. Deri altındaki anormal kan damarları sebebiyle mor, kırmızı veya pembe renklerde görülebilen doğum lekeleri bazen kahverengi de olabiliyor. Kahverengi doğum lekeleri renkli hücrelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.Kaynak.7gunsaglik

Gebelikte Glutensiz Beslenmek, Bebeği Diyabetten Korur mu?

Tip 1 diyabet hastalığı anne karnındaki bebeklerde bile başlayabiliyor.

Bunun için anne adaylarının gebelikte dikkatli beslenmesi ve glutensiz gıdalara yönelmesi gerek. Çünkü gebelikte glutenli gıdalarla beslenen annelerin bebekleri ileride tip 1 diyabet riskini daha fazla taşıyor. Emzirme döneminde de bu böyle. Yani doğumdan sonraki ilk 6 ay emzirirken de glutensiz beslenmek önemli.

Araştırmalar yavru fareler ve anneleri üzerinde denenmiştir ve bu sonuca varılmıştır. Gluten, buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Sindirim sistemi gluteni benimseyemeyebilir bu durumda da tip 1 diyabet oluşabilir. Glutenli beslenme çölyak hastalığının da nedeni.

Bebeklerde çölyak, diyabet ve bazı sorunları önlemek adına gebelikte ve emzirme döneminde buna dikkat etmek gerekir. Pankreas insülin üreten organdır ve bebeğin anne karnındaki gelişiminde beslenmeyle orantılı olarak pankreas bozuklukları başlayabilir. Şeker hastalığı bebekken yerleşirse ileride çok daha kalıcı ve tehlikeli olabilir. Kaynak.7gunsaglik

Bebeğinizin Geleceği İçin Nelerle Besleniyorsunuz?

Bebeğiniz ve sizin için yani
iki kişilik beslenme diye bir doğru yok. Yani sağlıklı besleneceksiniz fakat iki kişilik yemeyeceksiniz.

Bu aksine sağlıksız bir gebeliğe sebep olur ve bebeği kötü etkiler. Kolay ve sağlıklı beslenme ipuçları..

Folik asit tüketin. B vitamini ve folik asit 400 mg civarında yeterlidir. Omurga ve beyin gelişimi açısından bebeğinizi ilk 3 ayda folik asitle besleyip gelişmesini sağlayın. İlerleyen dönemlerde mg miktarını artırın.

%50 oranında gebe aşırı kilo alıyor. Bunun nedeni de iki kişilik yemeleri ki bu tamamen hatalıdır. Sonuçta diyabet, erken doğum, düşük ve doğum kusurları gelişiyor.

Balık yiyin. Deniz ürünleri ve keten tohumu tüketin. Bebeğin sağlıklı gelişimi için omega 3 ve bu vitaminler gereklidir. Daha iyi görme, hafıza, beyin motor becerileri, beyin gelişimi anlatım becerileri gelişir. Haftada en az 1 kez cıva içeren balığı tüketin.

Alkolden kaçının. Çünkü davranış sorunları, öğrenme güçlüğü , dikkat eksikliği bozukluğu , hiperaktivite ve saldırgan davranışlara neden olabilir.

Yeteri kadar demir tüketin. C vitamini de içerir bebeğe oksijen de taşır.

Kemikler için kalsiyum. Diş ve kemik gelişimi için günlük 1000 mg hedef koyun.

Lifli gıdaları tüketin. Meyve sebze ve tahıllar gebelikte önemlidir.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Bebeklerin Hayata Merhabalarında Yanında Olmak

Yeni doğanlarla ilgili en güncel ve faydalı bilgiler ve yeni doğan bebek bakımı hakkında incelikler..

Prof. Dr. Hilal Mocan ailelerin en çok merak ettiği o soruları yanıtladı...

Yeni doğmuş bir bebeğiniz var ve aklınızda onun bakımıyla ilgili sorular uçuşuyor. Aile büyüklerinin kiminden “Sıkı giydir”, kiminde “40’ı çıkmadan dışarı çıkarma” uyarıları geliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan, hayata yeni merhaba demiş bir bebekle ilgili merak edilen soruları şöyle yanıtlıyor.

1. Yeni doğmuş bebek çok üşür mü? Nasıl giydirilmelidir?
Bebeklerin ısı dengesi yaklaşık altı aylıkken düzene girer. Altı aydan küçük bebeklerde vücut yüzeyinin vücut ağırlığına oranı yüksek olduğundan ve vücutlarının titreme yeteneği olmadığından, soğuk havalarda biraz daha korunmaya ihtiyaçları vardır. Genellikle değişken hava koşulları göz önüne alınarak yapılacak en iyi şey, bebeği kat kat giydirmektir. İnce katlar tercih edilmeli, hava ani ısınırsa bu katlardan biri kolayca çıkarılabilmelidir. Soğuk havalarda yedek bir yelek, hırka ve battaniye taşınmalıdır. Hava sıcaklığı 16-22 derece gibi çok soğuk veya sıcak değilken, rüzgâr ve güneş yokken, bebek dışarı şapkasız çıkabilir. Soğuk havalarda ve yaz mevsiminde şapka önerilir. Bebek altı aylık olduktan sonra kendinizi yoklayın; siz üşüyorsanız o da üşüyordur, siz sıcaktan bunalıyorsanız o da bunalıyordur.

Araba içinde bebeğin aşırı ısınmasını önlemek için bebeğin şapkasını ve elbisesinin bir katını çıkarın. Mümkünse bebek arabaya binmeden önce, arabanın içini biraz serinletin. Bebek arabada iken direkt klimaya maruz kalmasın. Ya hiç klima çalıştırmadan, önceden serinletilmiş arabaya bindirin ya da çok düşük derecede ve alttan havalandırma yapacak şekilde klima çalıştırın.

Kıyafetlerini koton (pamuk) kumaşlardan seçin. Soğuk havalarda hırka veya yelek giyebilir. Bebeği dışarı çıkmadan önce besleyin. Özellikle soğuk havada vücudun ısı üretimi için daha çok enerji harcanır.

Kolay giydirilip çıkarılabilen giysiler seçin. Yaka geniş olmalı ve boyundan geçerken zorlanmamalı, kollar rahat olmalı, sırtta en az miktarda kapama yeri olmalı, tercihen kapama yeri omuz bölgesinde olmalıdır.

2. Yeni doğan bebek ne zaman dışarı çıkabilir, süresi ne olmalıdır?
Eskiden 2 hafta kuralı vardı. Bizim toplumumuzda da geleneksel olarak 40’ı çıkınca sokağa çıkabilir görüşü hâkimdi. Şimdi böyle bir kural yok. Bebek ve anne doğumdan sonra kendilerini toplayıp, doğum şoku periyodunu atlatınca, anne kendini yeteri kadar iyi ve güçlü hissedince bebeğini dışarı çıkarabilir görüşü var. Sonuçta bebek hastaneden eve gelirken de dışarı çıkmış oluyor. Bebek hava koşulları göz önüne alınıp doğru giydirilerek açık havaya, bahçeye çıkabilir. Rüzgârda kalmamalı, aşırı sıcak havada dışarıda kalma süresi kısaltılmalıdır. Güneş ışığına, kademeli olarak artırılarak, çok kısa süre (5-10 dakika kadar) maruz kalabilir. Hava çok sıcak olsa bile uyurken ısı kaybedeceği göz önüne alınarak üzerine ince bir pike örtülmelidir. Bebek güneş ışığına hapşırarak tepki verebilir, hemen üşüdüğünü düşünmeyin. Burnunu temizlemeye çalışıyor da olabilir.

Bebeği ilk ayda kalabalık, havasız yerlere, örneğin alışveriş merkezlerine götürmemeye çalışın. İlk ayda bebeğin bağışıklık sistemi düşüktür, daha kolay enfeksiyon gelişebilir. Dış dünyaya adapte olmaya çalıştığını akılda tutmak gerekir.

Yenidoğan bir bebek dışarıda önceleri 15 dakika kadar kalabilir. Bu süre giderek artırılarak 1 saate kadar çıkarılabilir.

3. Bir yaz bebeği ne zaman denize girebilir?
Bir bebek kafasını tam olarak kontrol edemezken havuza sokulmamalıdır. Başını rahatça 90 derece kaldırabilmelidir. Bu beceri genellikle 4-5. ayda kazanılır. Bebeğin gireceği suyun sıcaklığı 29-30 dereceden az olmamalıdır. Altı aydan küçük bir bebek bu ısı altında suya sokulmamalıdır. Hava ısısı da bu suyun ısısından en az 3 derece yüksek olmalıdır.

Bebek için genel yüzme havuzları uygun değildir. İshal, orta kulak iltihabı, mantar ve diğer cilt sorunları, kaşıntı, bulaşıcı hepatit, idrar yolu enfeksiyonu riski vardır. Evde özel aile havuzu varsa, iyi dezenfekte edilip, iyi ısıtılmak koşuluyla 5. aydan sonra havuza girebilir. Deniz için benim önerim, 6. aydan sonradır. Ancak hava 33 derece ve üstü, deniz suyu sıcaklığı 30 derece civarında olmalıdır.

4. Yeni doğan bebekler neden çok hıçkırır?
Hıçkırık, diyafram denilen, göğüs kafesiyle karnı ayıran yapının irritasyonuyla oluşur. Yeni doğan bebeğin mide kapasitesi küçüktür. Emme sırasında mide dolup gerilmeye başlayınca diyafram denilen yapı irrite olur ve hıçkırık başlayabilir. Zararlı değildir. Özellikle yenidoğanda normal bir durumdur. Hıçkırığa anne sütü ve az miktarda su iyi gelir. Bizim geleneklerimizde limon da vardır.

Mekanizması bilimsel olarak açıklanmasa da benim klinik deneyimlerime göre de bir damla limon hıçkırığı keser. Ancak iki damla da bebeği kusturabilir.

5. Yenidoğanın günde kaç kez kaka yapması normaldir?
Anne sütü ile beslenen bebek günde genelde 5 ile 8 kez kaka yapar. Rengi altın sarısı, kıvamı yumuşaktır. Bazı bebeklerde bu sayı daha azdır. Biz günde en az bir kez kaka yapmasını isteriz. Mamayla beslenen bebeklerde günlük kaka sayısı daha az, kıvam biraz daha şekillidir. Ancak mama bebeklerinde de günde en az bir kez kaka beklenmelidir.

Bebek kaka yapmakta zorlanıyorsa önce karın masajı yaparak bebek rahatlatılmaya çalışılır. Cevap alınmazsa çocuk doktoru ile görüşülür. Bebeğin anal bölgesi dikkatle muayene edilip, çıkışta darlık olup olmadığı değerlendirilmeli, ailede kabızlık araştırılmalıdır. Bebeğe banyo yaptırmak da bebeği rahatlatıp, kaka yapmayı kolaylaştırır. İnatçı kabızlık varsa doktorun önerilerine uymalıdır. Popo deliğine masaj ve hafif uyarı da kaka çıkışını kolaylaştırabilir.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Aase Sendromu Nedir? Nedenleri Ve Tedavisi

Aase sendromu çeşitli doğum kusurları ile karakterize bir durumdur.

Her iki baş parmaktan alınan kırmızı kan hücreleri ve doğumdan itibaren alınan kemik sayısı takibi ile öğrenilir. Konjenital anemi ile seyredebilen başparmak sendromudur. Nadir görülen bir hastalıktır. Bugüne dek sadece 24 vakada teşhis edilmiştir. Kalıtsal olabilir ve kardeşlerde görülebilir. Kusurlu geni veren anneden çocuğa geçebilir. Anemi ile birlikte kemik iliği gelişimi bozulur. Kırmızı kan hücreleri de anormal alt kemikler üretir. Aase sendromu yaşayan çocuklarda görülen belirtiler şunlardır.

Dar omuzlar, gelişmemiş alt kollar, yarık dudak ve damak, kalp defekti, kafatasında yumuşak noktalar, soluk cilt, eklem uzatmada yetersizlik, sarkık göz kapakları, deforme kulaklar, küçük eklemler, parmak eklemlerinde kırışmalar. Sadece parmakları değil tüm vücudu genel olarak etkiler ve kemik yapısını bozar. Fiziksel muayenede ve röngten ile durum teşhis edilir. Tam kan sayım kontrolü de istenebilir. Ekokardiyografi ile kalp izlenebilir. İğne ile kemik biyopsisi yapılabilir. Steroid ilaçlar tedavide ilk kullanılan yöntemdir. Anemi için verilir. Kan transfüzyonu yapılabilir. Kan ve kemik iliği nakli yapılabilir. Zayıflık, yorgunluk ve kanda oksijen azalması ise risk faktörleridir.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Bebeklerde Görülen Göz Problemleri ve Belirtileri

İlk doğduğu günden ilk aylarından gelişene kadar bile göz sorunları yaşayabilir, işte bebek göz sağlığı ipuçları.

Çocuğun gelişiminde büyük rol oynayan sağlıklı ve iyi gören gözler, çocukların yaşam kalitesini de olumlu etkilemektedir.   Memorial Şişli Hastanesi Göz Merkezi’nden Prof. Dr. Dilek Erkan, çocuklarda göz muayenesinin önemi hakkında bilgi verdi.

Çocuklarda göz hastalıkları yenidoğan döneminden itibaren görülebiliyor
Erken doğan bebeklerde prematüre retinopatisi, bebeklik ve erken çocukluk çağında doğumsal katarakt ve glokom, kornea denilen gözün saydam tabakasının bulanıklığı, çeşitli genetik ve metabolik hastalıklara bağlı olarak gelişebilen göz problemleri, yaşamı tehdit eden göz içi tümörler ve şaşılık çocuklarda en sık görülen göz hastalıkları olarak sıralanmaktadır. Okul öncesi dönemde en sık rastlanan göz hastalıkları; göz tembelliği,  hipermetropi ve astigmatima başta olmak üzere kırma kusurları, iki göz arasında fark olması ve şaşılıktır. Okul çağında ise göz bozuklukların başında miyopi olmak üzere kırma kusurları gelmektedir.

Bu belirtileri önemseyin
Bebeklik ve erken çocukluk döneminde gözlerin sürekli kaşınması, şiddetli ışık hassasiyeti, bir objeye odaklanma ya da bir objeyi takip etme güçlüğü, gözlerin paralelliğinin bozuk ya da kısıtlı olması, gözlerde sürekli kızarıklık ya da tek veya çift taraflı sulanma varlığı ve normalde siyah görünen gözbebeğinde beyaz bir yansıma saptanması bebeklerde göz bozukluğunun belirtisi olarak gösterilmektedir. Okul öncesi çağdaki çocuklarda bir nesneye bakarken başın belirli bir yöne doğru çevrilmesi ya da eğilmesi, gözlerin kısılması veya denge sorunu yaşanması da göz bozukluğundan şüphelenilmesini gerektiren durumlardır.

Çocuğunuzun göz sağlığını korumak için dikkat etmeniz gerekenler
Görme bozukluğu çocukta vücut ve denge gelişiminin yanı sıra; algılama, iletişim becerileri ve sosyal gelişimi de olumsuz yönde etkileyebilecek çok ciddi bir durumdur. Görme kusurlarının küçük yaşlarda fark edilerek tedavi edilmesi, ileriki yaşlarda sağlıklı bir görme için büyük önem taşımaktadır. Bu da ancak çocuğa yapılacak periyodik göz muayeneleriyle mümkündür. Periyodik göz muayenelerinin yanı sıra; sebze ve meyveden zengin dengeli bir beslenme, kişisel hijyen eğitiminin verilmesi, erken yaşlardan itibaren kaliteli güneş gözlükleriyle çocuğun gözlerinin güneşin zararlı ışınlarından korunması, uygun aydınlatma koşulları, bilgisayar başındayken gözlerle bilgisayarın aynı hizada olması gibi bazı önlemlerin alınmasına da özen gösterilmelidir.


İlk göz muayenesi çok önemli
Çocuklarda erken göz muayenesi göz problemlerinin erken tanısının yanı sıra; bazı sistemik hastalıklara ait ipuçlarının yakalanabilmesi açısından da önem taşımaktadır. Prematüre bebekler tek veya iki taraflı körlükle sonuçlanabilen ve çok ciddi ve acil müdahale gerektiren “prematüre retinopatisi” açısından mutlaka göz doktoru tarafından değerlendirilmelidir. Yeni doğan bebeklerde gözlerin  saydam ve paralel olması  kontrol edilmeli; çocuk doktoru,  aile hekimi ya da aile tarafından aksi bir durum fark edilirse göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Tüm bebekler hayatlarının ilk yılında bir göz hekimi tarafından muayene edilmiş olmalıdır. Küçük bebeklerde görme nitelik olarak  yalnızca göz hekimi tarafından değerlendirilebilir. Bu ilk muayeneyi takiben tüm çocuklara sırasıyla 3-3.5 yaş civarında, 5 yaşında ve sonrasında da 1-2 yıllık aralıklarla göz muayenesi yapılmalıdır.

Çocukluk çağında tedavi edilmeyen göz hastalıkları ileride daha ciddi sorunlara dönüşür
Göz tembelliği, şaşılık ve kırma kusurları başta olmak üzere çocukluk çağında tanı konularak tedavi edilmemiş çeşitli göz bozuklukları, ileriki yaşlarda telafisi mümkün olmayan kalıcı görme kayıplarına yol açmaktadır. Göz tembelliği ancak erken yaşlarda tanı konulduğunda önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durumdur. Göz tembelliğine yol açan başlıca durumlar düzeltilmemiş yüksek kırma kusurları, iki göz arasındaki kırma kusurlarının derecesinin farklı olması ve şaşılıktır. Bu durumların saptanması da ancak çocukluk çağında yapılacak göz muayeneleri ile mümkündür.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Bebeklerde 1 Yaşından İtibaren Beslenme

Yumurta 1 yaşından itibaren bebeklere mutlaka yedirilmeli. Bu besin kaynağı gelişimleri için şart.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, bir yaşını dolduran çocukların günde bir yumurta tüketmesi gerektiğini söyledi.

Yağcı, çocuklardaki demir eksikliğinin kırmızı et ve yumurtayla karşılanabileceğini belirtti. Kırmızı et alamayan ailelere yumurtayı öneren Yağcı, "Yumurta, anne sütünden sonra en değerli proteindir. Yumurta ayrıca proteinleri açısından vücutta kalıcılığı yüzde 100 en değerli bir besin kaynağıdır" dedi.

1 YAŞINI GEÇTİYSE HER GÜN 1 YUMURTA

Belirli bir ısıda saklanan yumurtadan bir canlı çıktığını, başka bir besinde böyle bir özelliğin olmadığını belirten Yağcı, şöyle konuştu:

"Bir yaşını dolduran çocuğa anne sütü yüksek olmayan proteinlerinden dolayı yetersiz kalacağı için hayvansal proteinleri öneriyoruz. Burada da yumurta ilk tercihimizdir. Dolayısıyla bir yaşını dolduran çocukların günde bir yumurta tüketmesi gerekir. Protein, kalsiyum ve demir kaynaklarını düşünmemiz lazım. Her ailenin kendi kültürü ve ekonomik yapısına göre bir uygunluğu vardır. Kırmızı et bugün 25-35 lira bandında seyrediyor. Dolayısıyla kırmızı et alamıyorsak onun yerine yumurta tercih edilmelidir."

YAZIN YENMEZ DENİR ANCAK ALERJİ YUMURTAYLA ALAKALI OLMAYABİLİR

Halk arasında "yazın yumurta yenmez, sıcakta dokunur" anlayışı olduğunu anımsatan Yağcı, alerjik durumların yumurtaya bağlanmasını doğru olmadığını savundu.

Hamilelere de yumurta tüketmelerini tavsiye eden Yağcı, "Bunun yanında 'sarılık geçiren çocuğa yumurta yedirilmez' anlayışı da yanlış. Benim bildiğim 'karaciğer nakli gerekiyor' denilene kadar yumurta tüketilebilir. Hamile bir anneye günde iki yumurta demek ona ve çocuğuna yapılmış en büyük iyiliktir" ifadelerini kullandı.

Yağcı, yumurtaya karşı alerjisi ve ailede kolesterole bağlı genlerle geçen yağ bozukluğu olmayan çocukların yumurta yemesinin alacağı protein değeri bakamından önemli olduğunu sözlerine ekledi.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Gebelikte Diyabeti Tetikleyen Yağlı Kızartmalar

Hamilelikte düzenli olarak bu tip beslenen kadınlar diyabetten kaçamıyor.

Araştırmacılar 21000 gebeyle yaptıkları çalışmada 850 gebede diyabetin geliştiğini saptamıştır. Gebelikten önce de bu tip beslenen kadınların %13’ünde gestasyonel diyabet riski daha yüksektir.

Haftanın altı günü kızarmış, hazır, yağlı ve sağlıksız beslenenlerde ise bu oran %31’e kadar çıkmaktadır. Diyabetin gelişimine yol açan sağlıksız beslenme ilişkisi henüz kesin olarak kanıtlanmasa da, gebelikten önceki beslenme tarzınız ve bu süreçteki beslenme düzeniniz diyabette etken rol oynayabiliyor. Ayrıca bebeğin ileride diyabete yakalanması da olası.

Bu konuda vücut kitle endeksi de önemli. Yani kilolu olmak gebelikten önce de süresince de sağlık açısından riskli ve şeker hastalığına yol açıyor. Bu besinlerin tüketimini azaltmak en aza indirmek veya en güzeli hiç tüketmemek önemli. Anne ve bebek sağlığı için bunlara dikkat edin.
Kaynak.7gunsaglik

Göğüs Ucu Kontüzyonu Nedir, Bebeği Nasıl Etkiler?

Bebekler emzirme döneminde daha çok süt istediğinde annede de bu sorun varsa zor durumda kalacaksınızdır.

Meme ucu konfüzyonunda meme ucu kapanır şişer büyür vesaire bebeğin emmesi engellenir. Bu durumda göğüslerden süt sağmak ve iyi bir şekilde muhafaza etmek önemlidir. Memeden ememeyen bebekler onlar için özel üretilmiş bu emzikli biberonlardan yine anne sütünü alabilir. Acıktığında ağzını ilk açtığında hemen onu uygun konuma getirin ve besleyin.

Yüzünün 40 kasını kullanmaya ihtiyacı vardır, süt emmeye programlı gibidir. Meme ucu sorunlarında bu şekilde rahatça sütünü içebilir. Sert ya da rahatsız gelirse zaten o size tepki verecektir. Süt sağmada da sorun yaşarsanız en yakın uzmana danışın ve fikir alın. Sütünüz çok geldiği zaman bolca depolayın. Fazla miktarda süt alırsa 24 saat içinde daha az beslemeye özen gösterin ve bu düzeni devam ettirin.
Kaynak.7gunsaglik

Kolik Bebek Ağlaması Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Bebeğin, doğumundan sonra ilk 3 ayki zaman dilimi boyunca, ortada herhangi bir sağlık problemi ya da sorun yokken ortaya çıkan nedensiz ağlamaları, kolik bebek ağlaması olarak ifade edilir.

Ortalama olarak her 10 bebekten 3 ‘ün de görülen bir durumdur. Kolik bebek ağlaması, genel itibariyle doğumdan sonra ikinci hafta başlamakta ve altıncı haftadan sonra ise giderek şiddetlenmektedir. Kolik ağlamalara sahip olan bebek anneleri, böyle bir durum karşısında olabildiğince telaşlanmakta, ne yapacaklarını bilememektedirler. Ancak bilinmelidir ki bu tip ağlamalar, bebeğin gelişimi açısından hiçbir sorun teşkil etmemektedir. Hiçbir zararı olmayan, tamamen geçici bir durumdur.

Kolik Ağlamanın Belirtileri Nelerdir?
Bebek, oldukça rahat ve sakin iken ve ortada hiçbir neden yokken yüksek bir ses ile ağlamaya başlamaktadır. Ağlama esnasında bebek, bacaklarını karnına doğru çekmekte, ellerinin yumruk haline getirmekte ve yüzü de morumsu bir hal akmaktadır. Tüm bunlarla birlikte kolik olan bebekler gaz sancısı da çekmektedirler. Bundan dolayı ağlamaları da gazlarının çıkarılmasına kadar devam etmektedirler.
Kolik bebekler, daha önce de belirttiğimiz gibi hiçbir şekilde büyüme ve gelişim sorunu yaşamaz, ayrıca bu durum onlarda hiçbir sağlık problemine de neden olmaz. Bundan dolayı ebeveynlerin paniğe kapılmalarına hiç gerek yoktur.
Kaynak.7gunsaglik

Gebelikte Diyabeti Tetkleyen Yağlı Kızartmalar

Hamilelikte düzenli olarak bu tip beslenen kadınlar diyabetten kaçamıyor.

Araştırmacılar 21000 gebeyle yaptıkları çalışmada 850 gebede diyabetin geliştiğini saptamıştır. Gebelikten önce de bu tip beslenen kadınların %13’ünde gestasyonel diyabet riski daha yüksektir.

Haftanın altı günü kızarmış, hazır, yağlı ve sağlıksız beslenenlerde ise bu oran %31’e kadar çıkmaktadır. Diyabetin gelişimine yol açan sağlıksız beslenme ilişkisi henüz kesin olarak kanıtlanmasa da, gebelikten önceki beslenme tarzınız ve bu süreçteki beslenme düzeniniz diyabette etken rol oynayabiliyor. Ayrıca bebeğin ileride diyabete yakalanması da olası.

Bu konuda vücut kitle endeksi de önemli. Yani kilolu olmak gebelikten önce de süresince de sağlık açısından riskli ve şeker hastalığına yol açıyor. Bu besinlerin tüketimini azaltmak en aza indirmek veya en güzeli hiç tüketmemek önemli. Anne ve bebek sağlığı için bunlara dikkat edin.
Kaynak.7gunsaglik

Gebelikte Yapılan Taramaların Farklı Bir Boyutu

Akraba evliliklerinin sonucunda doğacak olan bebeklerin sağlığını önceden taramak ve test etmek önem taşıyor.

Türkiye'de her evli 4 çiftten birinin akraba olması, genetik hastalıklar için ciddi tehlike yaratıyor.

Bu çiftler için gebe kalınmadan önce genetik taramayla hastalıklı bebek riskinin önüne geçmek artık mümkün. Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi Genetik Merkezi’nden Prof. Dr. Volkan Baltacı “Taşıyıcı bireylerde bulunan gizli hastalıklara ait genlerin analiz edildiği tarama testi, artık Türkiye'de de uygulanıyor. Bu tarama paneli ile 70 adet genetik hastalık ve bunlara ait 303 adet mutasyon taranmaktadır” diye konuştu.

HASTALIKLARIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR

Bu test sonucunda genetik risk taşıyan çiftler tüp bebek programına yönlendiriliyor. Elde edilen embriyolar işlemden geçirilerek hastalık taşımayanlar seçilip anneye transfer ediliyor. Böylece anne olası hasta bebek doğurmaktan korunmuş olur. Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Kadınlarda Alkol Alımı Bebeklerde Zararlı

Gebelikte alkol alımı doğacak bebekte ruhsal sıkıntılara ve fiziksel sorunlara neden oluyor.

Dikkatsizlik ve hiperaktivite sorunları depresyon anksiyete gibi birçok problem yaşanabilir. 11 yaşına kadar okul çağındaki çocuklarda özellikle bu sıkıntılar göze çarpıyor. Bristol üniversitesi 4000 kişi üzerinde bu incelemeleri yapmıştır. Yaşam tarzında onu zorlayacak davranış ve alışkanlıklar edinebiliyorlar.gebelik boyunca ilaç, alkol, sigara gibi kötü maddelerin kullanımı çocuklarda ileri yaşlara kadar kendini bu belirtilerle gösteriyor.

Özellikle eğitim hayatındaki performansı olumsuz etkileniyor. Beyinsel beceriler motor becerileri aktiviteleri öğrenme gücü zayıf kalıyor. Gebeliğin 18 ila 32. Haftaları en riskli süreç. Bu süreçte çok daha dikkatli olmak şart. Ayrıca alkol ve madde alımının miktarı da önemli değil. Az miktarda alkol tüketimi dahi çocukları olumsuz etkiliyor. Kız çocukları erkek çocuklarına oranla daha fazla risk altında.
Kaynak.7gunsaglik

Anne Karnında Sigaraya Maruz Kalan Bebekler

Prenatal denilen ana rahminde gelişmeye başlayan bebeklerin anneleri tarafından sigara dumanına maruz bırakılmaları çok riskli.

Anne karnında sigarayı soluyan bu bebeklerin beyinlerinin bazı bölgeleri çok zayıf gelişiyor. Tütün dumanı anne karnında olsun veya doğmuş olsun bebek ve çocuklarda olumsuz fiziksel ve zihinsel sonuçlar doğurur ve ciddi bir risk faktörüdür. Hamilelikte sigara içen kadınların bebekleri dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu riski altındadır ve genelde bu gibi sorunlar başlar.

Patolojik ve psikolojik sorunlar da beraberinde gelir. Zayıf inhibitör kontrolü gelişir. Buna karşın, fonksiyonel manyetik rezonans yani MR görüntüleme tekniği ile, inhibitör kontrol önlemleri alınabilir.

Yani bu tarama görüntüleme testi ile dumana maruz kalan bebekler görülüyor ve önlem alınıp tedaviye gidilebiliyor. Genç yetişkinler ve çocuklarda sinirsel gerilemelere yol açan bu durum çocukluk yılları boyunca sürer hatta kalıcı olabilir. Nötr uyarıcılara karşı bu çocukların beyinleri daha zayıf kalır ve tepkisizdir. Hamile kalmadan evvel sigara bırakılmalı ve bu süreçte de içilmemelidir.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Yeni Doğan Sarılığı Nedir?

Yeni Doğan Sarılığı…
Doğumun ardından gelen ilk 28 günlük sürece yeni doğan süreci denmektedir. Bu dönem içerisinde bebeklerde görülen sarılığa da yeni doğan sarılığı adı verilmektedir. Yeni doğan sarılığı; erken dünyaya gelen bebeklerde %80 oranında görülürken bu oran gününde doğan bebeklerde %60 oranında görülmektedir. Yeni doğan sarılığı geçici ve 1 – 2 hafta içerisinde son bulan bir hastalıktır.

Sarılığı meydana getiren; bilirubin yani vücudumuza sarı rengini veren maddenin, kanda yüksek düzeye ulaşarak, deri üzerinde toplanması sonucu oluşmaktadır. Bu nedenle bebeklerin ciltleri sarı bir renk alarak sarılık hastalığını ortaya çıkarır.
Bilirubini maddesini, doğumun hemen ardından bebeğin karaciğerinin temizlemesi gerekir. Fakat karaciğerin bu maddeyi temizleyecek duruma gelmesi biraz zaman alacağı için bu süreçte yeni doğan sarılığı kendini gösterir. Bilirubin maddesinin temizlenmesi ile sarılık hastalığı kendi kendine geçmeye başlar. Bilirubin maddesini atamayan bebeklerde, sarılık giderek ilerleyerek beyne zarar verebilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Yeni doğan bebeklerde ilk hafta sarılık testleri yapılmalıdır. Normal şartlarda sarılık doğumun 2.günü başlar, 5. Günü maksimum seviyesine ulaşır ve diğer günler gerilemesi beklenir.

Yeni Doğan sarılığı; önce yüzde, karın, göğüs, kol, bacak ve göz akında kendini gösterir. Bebekte uyuma isteği ve iştahsızlık görülür. Sarılık düzeyi zarar yaratacak düzeye geldiğinde hastanede gözetim altına alınan bebek,, fototerapi yani florasan ışığı altında yatırılarak tedavi edilir. Sarılığı bebekler dışkılarıyla atarlar. Bu nedenle bebeği iyi besleyerek dışkı üretimini arttırmak sarılığı önlemenin başka bir yoludur.
Kaynak.7gunsaglik

Doğuma Gidenlerin Hastane Bavulunda Bulunması

Gebeliğin son haftalarına girilmeden önce her türlü erken doğum ihtimali düşünülerek hastanede anneler ve bebekleri için gerekli olan malzemeleri bilerek eksiksiz bir hastane bavulu hazırlanmalıdır.

Şimdi ben sizlere hastaneye giderken bavula neler koymanız gerektiği konusunda bilgi vermeye çalışacağım;

Bu sayede panik yapmadan acaba bavula ne koymalıyım ?

Düşünmenize gerek kalmadan listede bulanan ihtiyaçları çantanıza sırayla yerleştirerek stressiz bir hastane bavulu hazırlayabilirsiniz.

İşte Hastane bavulunda bulunması gerekenler malzeme listesi;

En başta hastane işlemleri için gerekli olan annenin kimliği Anne adayının hastanedeki en büyük ihtiyacı olan önden düğmeli bir gecelik ve ayağa kalktığında sırtına alabileceği bir sabahlık, emzirme sutyeni, bol bol pamuklu çamaşır. Doğum sonrası beklenen kanamalar için kullanmak üzere uzun bayan pedi. İlk kez emzirme sonucu göğüs uçlarınızda oluşabilecek yaralara karşı göğüs ucu merhemi. Hastanede kullanılabilecek rahat anne terliği Bebek için üzerine giyebileceği zıbınlar, Battaniye v.s. Bebeğiniz için gerekli olacak yeni doğan bezi. Doğum sonrası güzel ve bakımlı görünmek için gerekli kişisel bakım ürünleri. Bebeğinize verebileceğiniz yapay meme. Ve hastane çıkışında kullanmak üzere giyebileceğiniz türden kıyafetleriniz.
Kaynak.7gunsaglik

Bebekle Seyahate Çıkarken Almamız Gerekenler

Bebeğiniz ile ilk kez seyahate çıkmayı planlıyorsanız, kendi ihtiyaçlarınızdan çok bebeğinize ait eşyaların eksiksiz bir şekilde alınıp alınmadığına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Çünkü bebeğiniz için özel olarak kullandığınız eşyalardan birini evde bırakmış olmanız, sizin için kâbus gibi bir seyahatin tek bir sebebi olabilir.

Bebekli ailelerin seyahat esnasında yanına alması gereken ihtiyaç Listesi;

Bebeğiniz ile seyahate çıkarken keyifli vakit geçirmesi ve oyalanması adına mutlaka sevdiği birkaç oyuncağını yanınıza almalısınız. Bebeğiniz için olmazsa olmazlar arasında bulunan bezini almadan yola çıkmayınız. Gideceğiniz yerde kullanmış olduğunuz markaya dair bezden bulamaya bilirsiniz. Bebeğinizin sağlık sorunlarından dolayı kullanması gereken ilaçları varsa mutlaka yanınıza alarak, hastalığının ilerlemesine izin vermeyiniz. Bebeğinize ait biberon, emzik mutlaka alınması gereken ihtiyaçlardandır. Bebeğiniz için bol bol temiz ve yedek kıyafet almak sizi gittiğiniz yerde çamaşır yıkama derdinden kurtarır. Hava değişimlerine bağlı hastalıklara karşı bebeğinizin sağlık durumunu kontrol etmek amacıyla, ateş ölçer, ateş düşürücü şurup ve fitil gibi temel ilaçları mutlaka her gittiğiniz yerde yanınızda götürmelisiniz. Pişik kremi, bebeğinizi emziriyorsanız kendi sağlığınız için meme ucu kremini çantanıza almayı unutmayınız. Ayrıca her daim ihtiyaç duyacağınız bir ıslak mendili yanınıza almanız hijyen açısından çok doğru bir tercih olacaktır.
Kaynak.7gunsaglik

Embriyo Seçimi, Bazı Genetik Bozuklukları Önleyebilir

Tüp bebek tekniğiyle gebelik şansı artıyor. Son gelişmelere göre embriyo seçimi de yapılabiliyor ve bebekte genetik bozukluklar böylece önlenebiliyor.

Nadir görülen dejeneratif nörolojik durumlar orta yaş gebeliklerde nadiren beyinsel gelişimsel sorunlara çok nadiren de ölüme yol açabiliyor. Mutasyona uğramış genler ve embriyo testleri yapılarak embriyo seçimi gerçekleştirilebiliyor. Böylece mutasyon ve implantasyon sürecinde tüp bebeğe aileden genetik bozukluklar aktarılmıyor. Ailede beş kuşakta bulunan hastalıklar da buna dahil.

Kötü genler durduruluyor. İmplant yani embriyo transferi öncesinde genetik tanılarla bu bozukluklar tanılanıyor ve önlenerek aktarılmıyor. Alzheimer ve benzeri beyinsel hastalıkların genleri bebeğe aktarılmıyor.

Bu da anormal protein kıvrımlarından oluşan hastalıklar. Kalıtımsal sorunların dışında deli dana da denilen ensefalopati gibi sonradan geçen hastalıklar da embriyo seçimi ile önleniyor.

Kadına döllenmiş yumurta transferi sırasında gen mutasyonu inceleniyor, gen almayan embriyolar seçiliyor. Sağlıklı gene sahip embriyolar transfer ediliyor. Bebekte normal iletişim, sostal ve gelişimsel beceriler gelişmeye başlıyor. Anneden geçebilen meme kanseri riski azalıyor. Üreme ve cinsel sorunlar, genel sağlıkla ilgili her sorun önceden belirlenip önlenebiliyor.Kaynak.7gunsaglik

Bebeklerde Gut Bakterisine Karşı Anne Sütü

Çocukların erken yıllarda yani bebekliklerinde bağışıklık sistemlerinin gelişmesi bakımından bağırsak florası laktik asit alımı çok mühimdir.

Bu da anne sütünde yer alır. Emzirmenin bir artısı da bebeği gut bakterisinden korumaktır. Anne sütü obeziteyle savaşır, diyabet, enflamatuar hastalıklar, barsak hastalığı ve alerji ile savaşır. Guta karşı bebekleri ve çocukları koruyucudur. Bağırsakların dost bakterilere ihtiyacı var şüphesiz. Bu yararlı bakterileri onlara ilk 6 ay boyunca emzirerek verin.

İlerideki sağlığı ve bağışıklığı için bu şart. Gelişimlerinin ilk ve en önemli adımı anne sütüdür. Bir bebek savunmasız olarak dünyaya gelir. Bağırsak bakterileri olmadığından dışardan gelecek bakterilere savunmasız ve hastalıklara karşı korunmasızdır. Anne sütü emen bebekler ise aksine çok güçlüdür.

Hayatlarının ilk 3 yılında çok ciddi sağlık sorunlarından da büyük ölçüde korunmuş olurlar. 9 aya kadar anne sütü alınabilir. Ne kadar iyi anne sütü alırsa obezite riski o denli azalır. İleride vücut kitlen endeksini korur. Bağırsak bakterilerinden değişimler 3 yaşına kadar devam eder. Bebekken emzirilen çocuklar çocukluk dönemini de daha sağlıklı atlatır. Kaynak.7gunsaglik

Bebeklere Stres Öğretilemez, Stres Yaşatılabilir

Yeni araştırmalara göre bebekler annelerinde var olan stresi çekip üzerine alamazlar. Stres öğrenilebilen ve üzerine alınabilen bir durum değildir.

Kendi gelişimleri sürecinde ancak kendi streslerini yaşayabilirler. California Üniversitesi, San Francisco doktora öğrencisinin araştırmasında, uzun yıllardır sosyal bilimcilerin de üzerinde durduğu bu konu gündeme gelmiştir. Birinin duygusal deneyimleri bebeğini nasıl etkiler? Etrafındaki kişilere nasıl aktarılır? Duygular özellikle romantik çiftler arasında bulaşıcı olabilir. Örneğin aşk ve heyecan duygusu iki sevgili arasında paylaşılır ve aktarılır. Benzer çalışma anne-çocuk arasında da yapılmıştır.

Ebeveynlerin stresli ve zor yaşamları incelenmiştir. 12 ila 14 aylık bebekleri olan 69 anne gözlenmiştir. Kalbe çeşitli cihazlar takılarak değerlendirmeye alınmışlardır. Bir süre bebeklerinden ayrı tutulmuş ve sorular sorulmuştur. Gülümseyen başını sallayıp olumlu duran annelerin bebekleri bu duyguları gülümseyerek alırken, kaşlarını çatan annelerin bebeklerine negatif geri bildirim gelmiş ve ağlamaya başlamışlardır. Kardiyak stres belirtileri bazal kalp hızı ile çevreye iletilmiştir. Yani olumsuz duygular, stres gibi durumlar anneden bebeğe aktarılabiliyor.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com