Çocuk Sağlığı Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Sağlığı Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Yaş Sendromu Nedir?

Yalnızca emme refleksi.ile doğan o küçücük bebeğiniz büyüdü ve görüp işittiği ve hatta kokladığı tüm nesneleri merak etti.

Çevresindeki bu nesnelere ulaşıp onların ne olduklarına yönelik fikir edinmek için engellemeye, sonra da yürümeye başladı. Onun için daha çom yeni olan hayat, çok heyecanlı bir sürece döndü ve merak ettiği her şeyi eline almak, tatmak için can atar oldu. Ancak siz de bir anne olarak en değerli varlığınızı koruma içgüdüsüyle onun erişmek için büyük çaba harcadığı şeylere olumsuz yanıt verdiğinizde büyük bir tepkiyle size karşı koyduğuna sık sık şahit olabilirsiniz. Hatta çocuklar yaşadıkları bu sinir haliyle kendilerini yere atıp başını bir yerlere vurabilirler.

2 yaş; ebeveynler ve evin geri kalan bireyleri için son derece için zorlu bir dönemdir ve bu dönemde özellikle de anne babaların bilmesi gereken durum şudur ki o artık her şeyde size muhtaç olan bebeğiniz değil, tam tersi hayatın nasıl bir yer olduğunu tek başına çözmeye çalışan bir bireydir.

Bahse konu bu dönem çocuğun kendisini önce ailesine daha sonra da çevreye büyüdüğünü kanıtladığı bir dönemdir ve anne babalar için son derece zorlu bir süreçtir. Çocukların gösterdiği bu bağımsızlık döneminde çocuk kendi koyduğu kuralların geçerli olmasını ister ve aynı zamanda var olan her şeyin kendine ait olduğunu hisseder. Bu, son derece olağan bir süreçtir.
Çocuğunuz için son derece kritik olan bu süreç için bilmeniz gereken şey sizi ne kadar sinirlendirip yıpratsa da bu durumun geçici olduğu ve sabırlı olmanızın büyük önem arz etmesidir.
Kaynak.7gunsaglik

Çocuk Gelişimi İçin Gerekli Besinler

Kaç yaşında olursa olsun çocukların iyi beslenmesi temelleri için şart.
Çocuğunuzun gelişimi için bu 10 besini öğünlerden eksik etmeyin!

MEYVELER
Çocuklarımız için ideal bir atıştırmalık olan meyveler beslenme tarzlarının önemli bir parçası. Ortadan ikiye kesilmiş bir elma akşam yemeği öncesinde faydalı olacaktır. Aynı zamanda unutmayın; ne kadar renkli, o kadar sağlıklı! Mavi ve mor meyveler ve sebzeler (patlıcan ve yaban mersini gibi) önemli bir antioksidan olan resvetarol içerir ve çocuklarınızın sağlığını koruma açısından etkili olacaktır.

SEBZELER
Çocuklarımıza sebze yedirmek pek de kolay değil! Dolayısıyla sebzeleri öğünlere katarken hep yaratıcı olmaya özen gösterin. Örneğin sebzeleri onlara taco`ların içinde verin. Aynı zamanda yeşil yapraklı sebzeleri çocuklarınızın beslenme planından eksik etmeyin. Örneğin ıspanak, pazı gibi yeşil sebzeler kandaki oksijeni artıran ve kanı temizleyen klorofil içerdiğinden çocuklarımızın sağlığı için önemli!

FINDIKLAR
Fındıklar çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde yağ ihtiyacını karşılamaları ve enerji kazanmaları açısından oldukça önemli bir yer tutar. Siz de fındıklar, çekirdekler ve kuru meyvelerden güzel karışımlar yapın ve bu rengarenk faydalı atıştırmalıklar ile çocuklarınıza enerji depolayın.

FISTIK EZMESİ
Fıstık ezmesi mükemmel bir protein, vitamin, magnezyum ve demir kaynağı olduğu için çocuklarınızın sağlıklı beslenmesi için çok önemli! Kepekli ekmekle bir araya getirerek çocuğunuz için mükemmel bir sandviç hazırlayabilirsiniz.

BALIK
Balık içeriğindeki faydalarla çocuğunuzun sağlığına önemli katkılarda bulunuyor. Çocuğunuzun hangi balığı sevdiğini bulmaya çalışana kadar her çeşit balığı deneyin. Unutmayın; özellikle ton balığı içerdiği protein ve omega3 asitleriyle balık çocuğunuzun gelişimi için fazlasıyla önemli!

PEYNİR
Çocuklarınızın yemeklerine mutlaka peynirler eklemelisiniz. Peynirleri çocuğunuza sunarken krakerler ve harika atıştırmalıklarla daha lezzetli ve çekici hale de getirebilirsiniz. Yağsız süzme peynir ve keçi peynirinin ideal protein kaynaklarını olduğunu unutmayın!

TAM TAHILLAR
Kepekli makarna ve tam tahıllı ekmekler, kahvaltılık gevrekler, esmer pirinç ve yulaf… Sağlığımız önemli ölçüde etkileyen bu beslenme detayları çocuklarımız için de çok önemli. Makarna, pilav gibi fazlasıyla tüketilen bu besinleri bu tercihlerle yapmanız ve çocuklarınızın beslenmesina bu şekilde döir ve protein katmanızı tavsiye ederiz.

FASULYELER
Çocuğunuzun fasülye seviyor mu? O zaman şanslısınız! Protein, karbonhidrat ve demir açısından oldukça zengin olan fasülyeleri çocuğunuzun menülerine salatalar ve ana yemeklerle katın!

PATLAMIŞ MISIR
Çocuğunuzun abur cubur keyfi için ideal bir seçenek! Sağlıksız onlarca seçenekten vazgeçin ve ona atıştırma keyfini patlamış mısırlarla yaşatın!

SU VE MEYVE SULARI
Sıra sıvıya gelince… Su her zamanki gibi başrolde. Tabii ki temel besin kaynaklarımızdan suya meyve suları ve süt ekleniyor. Bu içecekler çocuklarımızın öğünlerinin önemli bir yerini kaplıyor.Kaynak.7gunsaglik

Gelişme Çağında Boy Uzamasına Dair Bilgiler

Çocuklar büyüme çağında ne kadar uzar, normal boy uzama oranı nedir?

Piyasada isminde uzama ve büyüme ile ilgili kelimelerin bulunduğu, “gıda takviyesi” adı altında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın izni ile satıldığı belirtilen veya ayak tabanlığı şeklinde kullanılarak Uzak Doğu ülkelerinden ithal edildiği belirtilen bazı ürünlerin boyu uzattığı, hatta 20 yaşından sonra bile uzama sağladığı konusunda özellikle internet ortamında birçok sitenin Reklam yaptığı, hatta bazen medyada da yer aldığı görülmektedir.

Normal bir insanda boy uzaması genetik ve hormonal yapının yanı sıra, beslenme ve spor gibi birçok çevresel faktörün etkisi altındadır ve tüm bu faktörler normal olduğunda, ancak kişi genetik olarak belirlenmiş boyuna ulaşabilir. Kişinin boyunun normal olup olmadığı aynı yaş ve cinsteki normal kişilerle karşılaştırılarak saptanır. Normal boyda bir kişinin boyunun uzatılmasına gerek olmadığı gibi, bu gibi besin katkı maddeleri ve ilaçlarla daha fazla uzaması da mümkün değildir.

Büyüme kemiklerin eklem yerlerinde bulunan büyüme kıkırdakları yardımıyla gerçekleştiğinden ve erkeklerde en geç 18 yaş civarı, kızlarda ise düzenli adet gördükten birkaç yıl sonra bu kıkırdaklar kemikleştiğinden büyüme de durur ve kişi erişkin boyuna ulaşmış sayılır. Bundan sonra kişinin boyunun kısa olsa bile daha fazla uzaması, bu tür besin katkı maddeleri veya herhangi ilaç tedavisi ile mümkün değildir. Bu nedenle boy kısalığından şüphelenilen olguların mümkün olan en erken yaşta ve tercihen ergenlikten önce değerlendirilmesi gerekir.

AİLELER DİKKAT!

Piyasada Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın izni ile satıldığı söylenen ve tamamen bitkisel karışımlardan ibaret ürünlerin boyu uzattığı iddiası hiçbir bilimsel temele dayanmamaktadır. Marketten satın alabileceğiniz her besin maddesi gibi bu ürünler de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın izni ile satılmaktadır. Söz konusu ürünlerin içindeki maddeler normal beslenen bir kişinin günlük ihtiyacını sağlayabileceği ve ekstra katkıya ihtiyaç duymayacağı mineral ve vitaminlerden oluşmaktadır. Bitkisel kaynaklı olduğu söylenenler ise yüksek miktarda doğal östrojen içerebileceklerinden, çocukların büyüme kıkırdaklarının erken kapanmasına neden olabilirler.

Bu nedenle normal beslenen ve beslenmeyi bozacak herhangi bir hastalığı olmayanlarda doktor tavsiyesi dışında ek gıda takviyesine ihtiyaç yoktur.

Ayak tabanlığı şeklinde kullanılan ve boy uzattığı söylenen ürünlerin de yeterli  ve güvenilir bilimsel dayanakları henüz kesinleşmemiştir.Kaynak.7gunsaglik

Çocuklara Temizlik Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?

Her türlü alışkanlığı ilk olarak ailesinden alan çocuklar, temizlik alışkanlıklarını da ebeveynlerinden alarak hayatlarının ileri dönemlerinde aynı şekilde uygulamaya devam ederler.

Algı gücü yüksek yüksek olan çocukluk döneminde, temizlik alışkanlığını kazandırmak gereklidir.

Boş verilen ve temizlik alışkanlığı kazandırılmayan çocuklar, ilerideki yaşamlarında bu alışkanlığa sahip olmadıkları için sosyal hayatlarındaki ve çevrelerindeki kişilerce dışlanmaya maruz kalırlar. Çeşitli hastalıklara sık sık yakalanıyor olmaları da olayın diğer bir boyutudur.

Çocukluk döneminde evde temizlik alışkanlığı kazandırılmaya başlanmalıdır. Çocuklar, belli bir yaşa gelerek, evden dışarıya adım attıklarında, aynı temizlik alışkanlıklarını sürdürmeyi başarabilmelidir.

Bu konuda anne ve babalara büyük sorumluluk düşmektedir.

Çocuklara temizlik alışkanlığı kazandırabilmek için yapılması gerekenler;

Evde bir temizlik programı oluşturularak herkesin uyması sağlanmalıdır. Tuvaletten sonra, yemeklerden önce eller mutlaka yıkanmalıdır.
Çocuklarda temizlik alışkanlığı kazandırmaya çalışılırken ellerini kolayca yıkayabilecekleri şekilde lavaboların diplerine basamak şeklinde özel kısımlar oluşturulmalıdır.

Bu sayede çocuklar her gerek duyduğunda kendisi musluğu açarak kapayabilecek durumda olabilmelidirler.

Haftalık olarak banyo uygulanmalıdır. Banyo alışkanlığı kazandırmak için banyoya çeşitli su oyuncakları, gözü yakmayan şampuanlar ve ılık su seviyesiyle eğlenceli halde alışkanlık aşılanmalıdır.

Temizlik alışkanlığı kazandırıldıktan sonra çocuğun dışarıda geçireceği zamanlar için yanında ıslak peçete ve kolonya gibi temizlik ürünleri bulundurulabilir.
Kaynak.7gunsaglik

İlköğretim Öğrencilerine Haftalık Beslenme Programı

Anne ve babalar, okula giden çocuklarınız varsa, mutlaka belirlemiş olduğunuz haftalık beslenme listesine uyarak çocuğunuzun sağlıklı beslenmesine katkıda bulunmalısınız.

Pek çok öğrenci, okuldaki beslenme saatlerinde dışarıdan hazır olarak alınmış fırın ürünlerini tüketmektedir.

Oysaki sağlıklı bir beslenme için evde yapılmış mis gibi börekler çörekler, tost ve sandviçler dururken, hazır gıdalar annelerin daha kolayına gelmektedir.

İlköğretim öğrencilerinin beslenme saatlerinde yemeleri için öncelikle sandviç türü ekmek veya hamur işleri, meyve ve sebzelerde mutlaka yer almalıdır.

Sınıfta toplu olarak yenilen yemek esnasında diğer çocuklardan görerek çocuğunuz sebze ve meyveleri büyük bir istekle yiyecektir.

Şimdi sizlere çocuklarınız için hem evde rahatlıkla hazırlayabileceğiniz hem de çocuklarınızın beslenme saatlerinde zengin besin alabileceği haftalık beslenme listesini veriyorum.

Örnek Beslenme tablosu:

PAZARTESİ: Evde yapılmış hamur işi ( kek, posaca, börek, çörek), ayran, mevsim meyvesi (Elma, Portakal, Mandalina, Armut, Üzüm), Kabuksuz kuru yemiş ( ceviz, fındık, badem, incir, kayısı, kuru üzüm) SALI: Haşlanmış Patates, Peynir, Zeytin, Ayran, Çiğ sebze ( Marul, Havuç, Salatalık, Biber) ve Mevsim Meyvesi, Kuru Yemiş ÇARŞAMBA: Sandviç, Ayran, Çiğ Sebze, Mevsim Meyvesi PERŞEMBE: Nohutlu Pilav, Ayran ve Mevsim Meyvesi, Kuru Yemiş CUMA: Zeytinyağlı Yaprak Sarma, Yoğurt, Mevsim Meyvesi ve Kuru Yemiş
Yukarıdaki tabloda evdeki temel besinler, sebzeler, meyveler ve kuruyemişler yer almaktadır. Çocuklarınızın sağlığı için az az da olsa tüm kategorilerden koyarak sağlıklı bir beslenme sağlayabilir.

Çocuklarınızın beyin algı gücünü yükselterek başarılı çocukların ebeveynleri olabilirsiniz.
Kaynak.7gunsaglik

Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Olmalıdır?

Ağız ve diş bakımı çocukluktan itibaren kazanılması gereken bir sağlık alışkanlığıdır. Sağlıklı ağız ve dişler en baştan ileriye doğru sürekli bakım gerektiren bir durumdur.

Çocukların çeşitli nedenlerden dolayı dişlerini kaybettikleri görülmektedir. Bu nedenler arasında; küçük yaşlarda atlatılan travmalar, çok fazla şekerli ve asitli besin tüketimi nedeniyle oluşmaktadır. Küçük yaşlarda kaybedilen dişler kötü görüntülü ve çarpık bir diş düzenine sebep olabilmektedir.
Bunu ortadan kaldırmak adına düşen dişlerin yerine diş boşluğunu kapayacak türden sabit ve hareketli yer tutucu ağız ve diş aparatları kullanılmalıdır. Bu sayede kaybedilen dişlerin yerine kaymalar olmadan düzenli ve sıralı bir diş şekli oluşacaktır.
Çocukluk döneminde birden fazla diş kaybetme durumları veya genetik olarak eksik çıkan dişlerin yerine çocuklar, için geliştirilmiş olan diş protezlerinden yaralanmalıdır. Bu sayede yeme, içme, çiğneme ve konuşma faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi sağlanırken çarpık diş şekli oluşumu da engellenmektedir.
Çocuklar 3 yaşından itibaren aksatılmadan, hassas diş fırçaları ve uygun diş macunları yardımıyla günde 3 kez, en az 2 dak. Süresince fırçalama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Yılda en az 1 kez olmak üzere diş hekimine giderek diş gelişimleri kontrol altında tutulmalıdır. Bu sayede çocuklar en sağlıklı ağız ve diş yapısına sahip olabilir
Kaynak.7gunsaglik

Çocuklara Kalsiyum Vermenin Değişik Yolları

Süt, peynir veya yoğurt tüketmeyen çocuklara nasıl kalsiyum verebiliriz tabii ki dondurmayla..

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, dondurmanın, çocukların büyüme ve gelişmesinde oldukça yararlı bir besin olduğunu, süt sevmeyen çocukların dondurma tüketmesinin yarar sağlayacağını söyledi.

Dondurmanın sağlık açısından büyük faydası olduğunu belirten Özenoğlu, özellikle aile bireylerinin çocuklarına şeker ve çikolata yerine dondurma almasının daha yararlı olacağını dile getirdi.

Süt sevmeyen kişilere, özellikle çocuklara sütün tüm yararlarını sağladığı için, aşırıya kaçmaksızın dondurmayı rahatlıkla önerilebileceğini anlatan Özenoğlu, şöyle konuştu:

"Dondurma, protein açısından dünyanın en kaliteli sütlü tatlısıdır. Çocukların sağlıklı beslenmesinde dondurmayı öneriyoruz. Sütlü tatlı sınıfında değerlendirilen dondurma, bol miktarda kalsiyum ve protein içermektedir. Bu nedenle çocukların büyüme ve gelişmesinde çok fayda sağlar. Çocukların şeker ve çikolata yerine dondurma tüketmesi çok daha doğru bir seçimdir. Dondurma, içerdiği protein, karbonhidrat ve yağın yanında A, B, C, E vitaminleri, kalsiyum, fosfor, sodyum, magnezyum, demir ve çinko gibi minerallerden zengin bir gıdadır. Hijyenik şartlarda üretilen dondurma uygun ortamlarda saklandığı sürece güvenlidir."

"YAŞLILAR DA KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN TÜKETEBİLİR"

Doç. Dr. Özenoğlu, hijyenik şartlarda hazırlanmış dondurmanın küçük parçalar halinde ağız içinde eritilerek yenmesinin kolay kolay enfeksiyona yol açmayacağına dikkati çekti.

Dondurma yedikten sonra ağzın iyice çalkalanması gerektiğini vurgulayan Özenoğlu, "Özellikle çocuklarda günde iki kez dişlerin fırçalanması gereklidir. Yine dondurma yerken arada soğuk olmayan su içilmesi de bu nedenle önerilmektedir. Ayrıca çocukların yanı sıra yaşlıların da kemiklerini güçlendirmek için kalsiyum ve protein içeriği bakımından dondurma tüketmesi faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı.Kaynak.7gunsaglik

Gebelikten Önceki Yaşam Tarzı Çocukları Etkiliyor

Genler potansiyel olarak gelecekteki sağlık durumunu etkiliyor.

Bir annenin gebe kalmadan önceki sağlık ve yaşam durumu, doğurduğu çocukta da etkili oluyor. Ebeveyn gen geçmişi yavrulara aktarılıyor. Bu ciddi bir toplumsal sağlık sorunudur. Çeşitli üniversitelerde yapılan birçok araştırmada önceki hayatımızın gelecekteki çocuklarımız için ne kadar önemli olduğu görülmüştür.

Örneğin annenin obez olması, çocukta diyabet, kalp damar hastalıkları, metabolik sorunlar, anksiyete, bağışıklık ve depresyona neden olabilir. Yetersiz ve kötü beslenme, sigara alkol tüketme, yumurta ve spermler yoluyla embriyoya geçer. İnsanlar yeni başlangıcın önemli olduğunu bilir fakat geçmiş yaşamının çocuğuna aktarılacağını pek bilmez. Çocukla beraber sıfırdan başlayan bir hayat söz konusu değil. Etkiler geçmişe de dahil. Baba sağlığının da çocuktaki etkileri çok büyük. Çok geç olmadan ebeveyn olmak isteyen çiftlerin sağlığına önem vermeleri gerek.
Kaynak.7gunsaglik

Cep Telefonları Çocukları Riske Atıyor

Özellikle çocuklar bebekler ve doğmamış anne karnındaki bebekler için cep telefonları çok zararlı.

Kablosuz cihazlardan yayılan mikrodalga radyasyon potansiyel olarak riskli. Kanser araştırmaları halen sürüyor. Çocuklar bu cihazlardan yetişkinlere oranla daha fazla etkileniyor. Bedensel ve ruhsal zararları saymakla bitmiyor. Beyin dokuları bu sinyalleri emiyor ve önce beyin işlevleri ve işleyişi bozuluyor. Kafatası ve derisi daha ince olduğu için bebek ve çocuklar çok daha fazla etkileniyor.

Beyin nöronları ve sinirler yıpranıyor. Yaklaşık 10 kat daha büyük risk altındalar. Onların yanında kablosuz tüm cihazları kullanmamak ve onların kullanmasına izin vermemek gerekiyor. Akıllı cihazlara yasal sınırlama getirilmeli. Aşırı ısınma ve kullanma limitleri yüksek cihazlar daha riskli. Kötü huylu beyin tümörleri ve hücreleri saldırmakta geç kalmıyor. Kanser ve beyin hastalıkları türüyor. Cep telefonu kapatılmadığı sürece açıkken bu sorunlara neden oluyor.
Kaynak.7gunsaglik

Çocuklarda Beyin Gücü Egzersizle Artırılabilir

Çocuklarda egzersiz beyin gücü üzerinde oldukça etkili. Zihni güçlendirme bakımından egzersiz küçük yaşlardan itibaren aşılanmalı ve yapılmalı.

Daha zeki olmak değil, zihni belleği beyni daha aktif kullanabilme durumu artar. Aerobik ve fiziksel aktivite çocuk gelişiminde beyinsel ruhsal ve fiziksel anlamda geliştirir. Yaşıtlarına göre düşünme becerilerini geliştirir daha üstün olmalarına yardım eder. Bilişsel beceriler gelişir. Okul ortamında ve aile ortamında evde dışarıda arkadaşlarıyla spora ve aktiviteye alışmak önemlidir. Bellek ve dikkat odaklanma gelişirken akademik başarıları da üstün olur.

Okul başarısı ve yüksek öğrenim başarıları artar. Dil becerileri gelişir, öğrenme kapasitesi gelişir matematik ve okuma seviyeleri artar. Uzun vadede sürekli yapılan spor beyin gücünü tümüyle artırır. Gelecekteki başarısı ve genel sağlığı için çocuklar spor yapmalıdır. Kendi sevdiği en uygun aktiviteyi bulun ve çocuğunuza destek olun. Basketbol, tenis, yüzme, bale gibi… Beyin alanlarının boyutu artacak beyaz ve gri bölgeler gelişecektir.
Kaynak.7gunsaglik

Çocuğuma Hangi Oyuncağı Alsam Doğru Olur?

Kızlar bebek, erkekler araba ister. Bu durum aileleri nasıl harekete geçiriyor ve oyuncak seçiminin önemi..

Çocuğun beş duyusunu uyaran, bedensel, fiziksel ve sosyal gelişimini hızlandıran bu Oyun materyallerinin seçiminde eğitici, güvenli ve yaşa uygun olması çok önemlidir. Memorial Hizmet Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psk. Sevda Sevimli Yurtseven, çocuklarda sağlıklı oyuncak seçimi hakkında bilgi verdi.

Oyuncak çocuğun zeka gelişimini olumlu etkiler

Çocukların gelişiminde uyaran çeşitliliği önemlidir. Bu nedenle ne kadar çok çeşit ve özellikte oyuncak, gezilen görülen yer ve ne kadar çok insanla iletişim imkanı olursa çocuğun zeka gelişimi de o kadar olumlu etkilenmektedir. 2-7 yaş arası simgesel oyunlar başlar, bunlar sanki varmışçasına oynanan oyunlardır. Evcilik oyunu, bir fincandan çay içiyormuş gibi yapılması, bir sopanın kılıç gibi hayal edilmesi bu dönemin başlıca oyunlarıdır. 7-8 yaş sonrası kurallı oyunlar başlar, sosyalleşme burada belirginleşmektedir. Çocuk kurallara uymayı, beklemeyi, paylaşmayı, mücadele etmeyi, risk almayı, yani ötekilerle sosyal anlamda ilişki kurmayı deneyimlemektedir. Bunlar aynı zamanda kültürel deneyimler de olmaktadır. Oyun iklimden, cinsiyetten, kültürden ve yaşanılan çağdan etkilenmektedir.

Çocuğun yetenekleri ve ilgi alanları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz

Özellikle 0-3 yaş arası dönemde çocuğun oyuncaklarını ebeveynler seçmektedir. 3 yaşından itibaren çocuk ilgi duyduğu oyuncağı tercih etmeye başlamaktadır. Bu yaştan itibaren çocukların seçtikleri oyuncaklara saygı göstermek gerekmektedir. Çocuğun oynamayı tercih ettiği materyal yetenekleri, ilgi alanları, istekleri hakkında bilgi vermektedir. Çocuğun oyuncak seçimine katkıda bulunmak onun kişilik özelliklerini, zeka ve fiziksel özelliklerini, ilgi alanlarını saptayabilmekle mümkün olmaktadır.

Hangi oyuncakla oynadığı değil nasıl oynadığı önemlidir

Çocuk oynadığı oyuncakla kendini ifade etmektedir.  Bu nedenle erkek veya kız oyuncağı gibi bir ayrım yerine çocuğun oyuncağıyla nasıl oynadığı, neleri yansıttığı ve neleri ifade etmeye çalıştığı önemli olmaktadır. Kronik bir şekilde aynı oyuncakla sürekli aynı oyunu oynuyorsa bu durum bir problem olabileceğini işaret etmektedir. Aksi halde çocuklar meraklıdır ve her materyali inceleme fırsatı istemektedir. Dolayısıyla oyuncak alırken cinsiyet ayrımı gözetmemek gerekmektedir. Çocuklar zaten okul öncesinde oyuncak seçimi konusunda farklılaşmaya başlamaktadır.

Kıyafet seçimlerinde çocuğa örnek olunmalı

Çocuklar 3-4 yaş arası bir dönemde kendi kendilerine giyinmeyi keşfetmektedirler. Bu dönemde bu keşfin verdiği haz duygusu ile kıyafet seçimlerini de kendileri yapmak ister. Ancak anne ile kıyafet seçimleri konuşunda zaman zaman çatışmalar yaşanabilmektedir. Bu tür durumlarda çocuğu üzmeden, yeni becerisinin tadına varabilmesini sağlayarak, seçenekler sunarak rehberlik edilebilinmektedir. Cinsel kimliğin sağlıklı ilerlemesi adına da kıyafet seçimlerinde çocuğa örnek olmakta fayda vardır. Ebeveyni tarafından sürekli karşı cins kıyafetler giydirilen bir çocuğun psikolojisi etkilenebilir. Ancak kıyafetlere bağlı cinsel kimlik ve yönelim hakkında henüz genetik, biyolojik, psikolojik veya hormonal denilen bir sebep tam olarak bilinmemektedir.Kaynak.7gunsaglik

Aşı Yaptırmanın Herkes Açısından Önemi

Tam zamanında gereken tüm aşıları yaptırmak çocuklar kadar yetişkinler için de hayati öneme sahip.

Çocukları için ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğunu biliyorlar ama iş kendilerine geldiğinde yetişkinler, gerek önyargıları gerekse bilgi eksikliğinden mesafeli duruyorlar aşılanmaya.

Oysa hiçbir tıbbi tedavi veya cerrahi yöntemle mümkün olmayan tedaviler hatta hastalığın tümden ortadan kaldırılması aşı ile mümkün hale geliyor.

Nitekim geçtiğimiz yüzyıllarda yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan çiçek hastalığı aşılama sayesinde artık sadece tarih sayfalarında yer alıyor.

Çocuk felcinde de bu noktaya çok yaklaşıldı. Oysa gelin görün ki aşı ile ilgili yanlış algılar, yaratılan efsaneler de bitmek bilmiyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı uygulamalarını yaygınlaştırmak için her yıl gerçekleştirdiği Dünya Bağışıklama Haftası’nda, ön yargılardan kaynaklanan 10 aşı efsanesini ve gerçeklerini Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari anlattı.

AŞILAR GEREKLİ DEĞİLDİR

Aşılama programları durdurulacak olursa aşılanma ile engellenen hastalıkların yeniden karşımıza çıkabileceği bir gerçek.

Daha iyi hijyen, el yıkama ve temiz su kaynakları insanların enfeksiyon hastalıklarından korunmasına yardımcı olmasına rağmen pek çok enfeksiyon yine de yayılabiliyor.

Uzmanlar bu inanışların son derece yanlış olduğunu aksine aşıların çok güvenli olduğunu belirtiyor. Pek çok aşı reaksiyonunun genellikle geçici ve küçük çaplı olduğunun altı çiziliyor. Üstüne üstlük ölümcül bir çok hastalık da aşı ile engellenebiliyor.

KARMA AŞILAR ANİ BEBEK ÖLÜMÜNE YOL AÇAR

Araştırmalar, aşılar ve ani bebek ölümü arasında hiçbir nedensel ilişki bulunmadığını gösteriyor.

Bu aşıların uygulanma zamanı ile ani bebek ölümlerinin görülme zamanları birbirine benzemekle beraber aşı olmamış bebeklerde de ani bebek ölümleri gözleniyor.

BU HASTALIKLARA BAĞIŞIKLIK KAZANMALI

Bazı kişilerde de aşı ile önlenebilir çocukluk dönemi hastalıklarının hayatın kaçınılmaz gerçeği olduğu düşüncesi hakim. Ancak uzmanlar, bu düşüncenin son derece yanlış olduğunu belirtiyor.

Aşılamalar sayesinde pek çok hastalık önlenebilir olmuş, insanlar sakat kalmaktan kurtulmuş, çiçek hastalığı tüm dünyada ortadan kalkmış, çocuk felci hastalığından ölebilecek pek çok insanın hayatı kurtulmuş...

Kızamık, kızamıkçık, kabakulak çok ciddi hastalıklar. Bu hastalıklara bağlı olarak gelişen zatürre, menenjit, körlük, sağırlık, doğumsal anormallikler hem çocukluk hem de erişkinlik döneminin ağır sonuçları olarak karşımıza geçmiş dönemerde çıktı!

2014 yılına gelindiğinde bağışıklamanın dünya için önemi tartışılamayacak boyutlarda. Amaç, dünyadaki her bireyin öncelikle de çocukların var olan tüm bağışıklama fırsatlarını en yüksek oranda kullanmalarını sağlamak.

Grip tablosu oluşturan çok farklı virüs var. Şu anda mevcut grip aşısı bir ya da iki ataktan koruyor. Koruduğu grup influenza virüslerine karşı. İnsanlar hepsinden koruyacağını zannettikleri için, grip aşısının gribi önlemede etkili olmadığına inanıyorlarKaynak.7gunsaglik

Sigara İçmek Kimlere Daha Fazla Zarar Verir?

Pasif içici bile olsalar çocuklar sigara dumanından hasta olabiliyor. Bünyeleri zayıf ve iki kat daha fazla etkileniyorlar.

Araştırmalar hamilelik esnasında anneleri sigara içen bebeklerin doğuştan kalp rahatsızlığına sahip olma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu, aşırı sigara içenlerde ise (günde 20 sigaradan fazla içenlerde) riskin en yüksek seviyede bulunduğunu gösterdi

Hamilelik sırasında sigara içmenin bebeğe zarar verdiği uzun zamandır bilinen bir gerçekti. ABD'deki Seattle Çocuk Hastanesi (Seattle Children's Hospital) tarafından yapılan bir araştırmanın bunu destekler nitelikte olduğu ve hamilelik esnasında sigara içilmesinin bebeklerin kalbine zarar verebileceği; düşük, zayıf bebek ve erken doğum riskini artırabileceği; 35 yaş üstünde ise riskin iki katına çıktığı belirtildi.

GÜNDE BİR PAKET CİNAYET GİBİ

BBC'nin haberine göre, Seattle Çocuk Hastanesi ve Washington Halk Sağlığı Okulu Üniversitesi bilim insanları 1989 - 2011 arasında kalp rahatsızlığı ile doğan 14 bin 128 çocuğu analiz etti ve aynı yıl doğan 62 binden fazla kalp rahatsızlığı olmadan doğan çocukla karşılaştırdı. Hamilelik sırasında anneleri sigara içen ve kalp rahatsızlığı olan çocukların oranıyla anneli sigara içen ancak kalp rahatsızlığı olmayan çocukların oranlarına bakıldı. Haberde, "Sonuçlar, hamilelik esnasında anneleri sigara içen bebeklerin doğuştan kalp rahatsızlığına sahip olma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu, aşırı sigara içenlerde ise (günde 20 sigaradan fazla içenlerde) riskin en yüksek seviyede bulunduğunu gösterdi" denildi.Kaynak.7gunsaglik

Çocuklarda Beyin Gücü Egzersizle Artırılabilir

Çocuklarda egzersiz beyin gücü üzerinde oldukça etkili. Zihni güçlendirme bakımından egzersiz küçük yaşlardan itibaren aşılanmalı ve yapılmalı.

Daha zeki olmak değil, zihni belleği beyni daha aktif kullanabilme durumu artar. Aerobik ve fiziksel aktivite çocuk gelişiminde beyinsel ruhsal ve fiziksel anlamda geliştirir. Yaşıtlarına göre düşünme becerilerini geliştirir daha üstün olmalarına yardım eder. Bilişsel beceriler gelişir. Okul ortamında ve aile ortamında evde dışarıda arkadaşlarıyla spora ve aktiviteye alışmak önemlidir. Bellek ve dikkat odaklanma gelişirken akademik başarıları da üstün olur.

Okul başarısı ve yüksek öğrenim başarıları artar. Dil becerileri gelişir, öğrenme kapasitesi gelişir matematik ve okuma seviyeleri artar. Uzun vadede sürekli yapılan spor beyin gücünü tümüyle artırır. Gelecekteki başarısı ve genel sağlığı için çocuklar spor yapmalıdır. Kendi sevdiği en uygun aktiviteyi bulun ve çocuğunuza destek olun. Basketbol, tenis, yüzme, bale gibi… Beyin alanlarının boyutu artacak beyaz ve gri bölgeler gelişecektir.
Kaynak.7gunsaglik

Hazır Gıdalar Çocuklarda Nelere Yol Açar?

Yağlı, kızartılmış ve tüm hazır gıdaları çocuklardan uzak tutmalıyız. Diyetisyenlere göre çocuk diyeti nasıl olmalıdır?

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, yağlı hazır gıdaların çocukların çabuk yağlanmasında rol oynadığını belirtti.

Çocuklarda diyetin püf noktaları ile ilgili bilgiler veren Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Sağlıklı beslenmenin temelleri çocuklukta atılır." dedi.

Çocukların genelde ergenlik çağında zayıflamaya çalıştığını ama yanlış beslenme yüzünden artık 8 yaşındakiler de diyet yaptığını ifade eden Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Önemli nokta annelerin sağlıklı beslenmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Şu anda dünyadaki en büyük sağlık sorunlarından biri obezite. Yeme alışkanlıklarının değişmesi, hareketlilik düzeyinin azalması, televizyon ve bilgisayarlar karşısında geçirilen sürelerin artmasıyla birlikte, çocuklar şişmanlamaya başladı.

Yağı ve şekeri yüksek yiyeceklerin ucuz ve kolay ulaşabilir olması yüzünden, çocukların yeme alışkanlıkları tümüyle değişti. Yüzyılın gizli tehlikesi olan obezite, çocuklarımızı esir almaya başladı. Sekiz yaşında bile diyet yapan çocuklar var! Kan yağı yükseklikleri, karaciğer yağlanması, özellikle erişkinlik diyabeti dediğimiz tip 2 diyabet ve insülin direnci gibi yetişkin hastalıklarına, kilolu çocuklarda sık rastlanır oldu. Şişmanlıkla mücadele için çocuk kilo almadan ona doğru beslenme alışkanlığını öğretmek şart. Beslenme doğumdan başlayarak ölene kadar devam eder. Çocuklarda özellikle anne sütü alımı ve sonrasında doğru ek besin geçişi çocuğun geleceğini etkilemektedir. Çocuğun çok yiyerek değil, dengeli yiyerek ve aynı zamanda hareket ederek büyüdüğünü biliyoruz. Ailelere, çocuklarına yemek konusunda ısrar etmemesini tavsiye ediyoruz. Çocuklarda özellikle tam buğday ekmeği tüketilmelidir. Kepekli ekmek demir emilimini azaltacağı için özellikle çocuklarda ve gebelerde tercih etmiyoruz. Küçük yaşlarda alışkanlıklar daha çok oturduğu için yönlendirmelerimiz çok önemlidir." diye konuştu.

Kepek ekmeğinin, yemeklerle birlikte çok sık tüketildiğinde çocukta demir eksikliği yapacağına dikkat çeken Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Demir, kan yapımında kullanılan en önemli elementtir. Böylelikle çocukta kansızlık ortaya çıkar. Bu durum büyüme- gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden, çocuklarınıza tam buğday yedirebilirsiniz. Özellikle beyin gelişimi için çocuklarda tam doymuş yağlar dediğimiz hayvansal yağların yeteri kadar alınması önemlidir. Esansiyel yağ asitleri dediğimiz Omega-3 ve Omega- 6'nın da yeteri kadar tüketilmesi önemlidir. Özellikle Omega-3 yağ asidi, vücut ve beyin için elzemdir. Balık ve cevizde bu yağ asidi bol bulunur. Haftada iki gün balık ve kahvaltıda her gün iki adet ceviz yedirerek çocuğun yağ ihtiyacı karşılanabilir. Ergenliğe kadar, çocuklarınıza normal yağlı günlük süt ve yoğurt yedirmeniz daha sağlıklıdır. Sebze yemeklerine bir kilo için üç yemek kaşığı zeytinyağı koyabilirsiniz. Pilavlarınızda bir çay bardağı için iki silme tatlı kaşığı tereyağı kullanabilirsiniz. " şeklinde konuştu.

Farklı besinlerin tüketilmesinin şart olduğunu kaydeden Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, "Doğru olan çocuğun gösterdiği açlık hissini rehber alarak onu beslemektir. Acıktığı zaman kendisi yemek isteyecektir. Ayrıca çocuğa istemediği yiyeceği zorla yedirmemek gerekir. Yiyeceklerin miktarından çok çeşitliliğine önem verilmelidir. Çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıkların sonraki yaşamda da devam edeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklara düşük kalori ile diyet yaptırmak ve yediklerini diğer çocuklarla kıyaslamak, son derece yanlıştır. Çocuğun sofraya oturması, başka şeylerle ilgilenmeden yemek yemesi gerekir. Çocukların, oyun oynarken veya televizyon seyrederken beslenmesi sağılıksız alışkanlıklardır.

Çocuklar; erişkine göre daha hareketli oldukları için pilav, makarna, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek besinleri sever. Anneler de sık sık bu yiyecekleri pişirir. Bu durumda çocuk, diğer gıdalara olan ilgiyi azaltır ve tek yönlü beslenir.

Tek yönlü beslenme, çocukta büyüme ve gelişme yetersizliklerine neden olur. O nedenle, kas yapımına destek için besin çeşitliliğini artırıp protein alımını desteklemek gerekir. Her yemeğin yanına yoğurt veya ayran eklendiği zaman, çocuğun günlük kalsiyum alımı da sağlanmış olur. Çocukların en sevdiği yiyeceklerden biri hamburger ve patates kızartmasıdır. Ancak bu yiyeceklerde kullanılan yağlar çocuklar için tehlikelidir. Bu gıdalarda trans yağ asitleri dediğimiz kimyasal yapısı değişmiş yağ asitleri vardır.Hamburgerin yanında içilen gazlı içeceklerin asidik düzeyi de yüksek olduğu içi, çocuğun kemik yapısına ve mide-bağırsak sistemine zarar verebilir.Çocuklarınıza evde hamburger hazırlayın. Yağsız dana etinden köfte yapın, içine bolca domates ve yeşillik koyun, patatesi elma dilimleyip azcık yağ püskürterek fırınlayın ve yanında yapacağınız güzel bir ayranla birlikte yedirin. Doğum günlerini evde yapacağınız hamburger, kek ve böreklerle kutlayın. Büyüme çağındaki kızlar, görüntülerine çok önem verdikleri için bilinçsizce az ve dengesiz beslenir. Sabah kahvaltılarını yapmadan okula giderler, açlıklarını besin değeri düşük gıdalarla geçiştirirler.Bunun sonucunda da büyüme gerilikleri, boy kısalıkları, kansızlık gibi sorunlar ortaya çıkar. Bu çocukların okul başarıları da düşer. Son derslere doğru halsizlik ve dikkat dağınıklığı görülür.Çocuğun gelişme çağındaki ruhsal durumunu göz önüne alınarak, ona dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır. Günün en önemli öğünü olan kahvaltı asla atlanmamalıdır.Düzenli beslenme alışkanlık haline getirilmelidir. Çocuğun şeker ve yağ içeriği yüksek yiyecekleri azaltıp taze sebze ve meyve yemeye özendirilmesi gerekir. Yemeklerin yanında süt veya ayran tercih edilmelidir." diye konuştu.Kaynak.7gunsaglik

Cep Telefonları Çocukları Riske Atıyor

Özellikle çocuklar bebekler ve doğmamış anne karnındaki bebekler için cep telefonları çok zararlı.

Kablosuz cihazlardan yayılan mikrodalga radyasyon potansiyel olarak riskli. Kanser araştırmaları halen sürüyor. Çocuklar bu cihazlardan yetişkinlere oranla daha fazla etkileniyor. Bedensel ve ruhsal zararları saymakla bitmiyor. Beyin dokuları bu sinyalleri emiyor ve önce beyin işlevleri ve işleyişi bozuluyor. Kafatası ve derisi daha ince olduğu için bebek ve çocuklar çok daha fazla etkileniyor.

Beyin nöronları ve sinirler yıpranıyor. Yaklaşık 10 kat daha büyük risk altındalar. Onların yanında kablosuz tüm cihazları kullanmamak ve onların kullanmasına izin vermemek gerekiyor. Akıllı cihazlara yasal sınırlama getirilmeli. Aşırı ısınma ve kullanma limitleri yüksek cihazlar daha riskli. Kötü huylu beyin tümörleri ve hücreleri saldırmakta geç kalmıyor. Kanser ve beyin hastalıkları türüyor. Cep telefonu kapatılmadığı sürece açıkken bu sorunlara neden oluyor.

Kaynak.7gunsaglik

Çocuklarda Beyin Gücü Egzersizle Artırılabilir

Çocuklarda egzersiz beyin gücü üzerinde oldukça etkili. Zihni güçlendirme bakımından egzersiz küçük yaşlardan itibaren aşılanmalı ve yapılmalı.

Daha zeki olmak değil, zihni belleği beyni daha aktif kullanabilme durumu artar. Aerobik ve fiziksel aktivite çocuk gelişiminde beyinsel ruhsal ve fiziksel anlamda geliştirir. Yaşıtlarına göre düşünme becerilerini geliştirir daha üstün olmalarına yardım eder. Bilişsel beceriler gelişir. Okul ortamında ve aile ortamında evde dışarıda arkadaşlarıyla spora ve aktiviteye alışmak önemlidir. Bellek ve dikkat odaklanma gelişirken akademik başarıları da üstün olur.

Okul başarısı ve yüksek öğrenim başarıları artar. Dil becerileri gelişir, öğrenme kapasitesi gelişir matematik ve okuma seviyeleri artar. Uzun vadede sürekli yapılan spor beyin gücünü tümüyle artırır. Gelecekteki başarısı ve genel sağlığı için çocuklar spor yapmalıdır. Kendi sevdiği en uygun aktiviteyi bulun ve çocuğunuza destek olun. Basketbol, tenis, yüzme, bale gibi… Beyin alanlarının boyutu artacak beyaz ve gri bölgeler gelişecektir.

Kaynak.7gunsaglik

Gebelikten Önceki Yaşam Tarzı Çocukları Etkiliyor

Genler potansiyel olarak gelecekteki sağlık durumunu etkiliyor.

Bir annenin gebe kalmadan önceki sağlık ve yaşam durumu, doğurduğu çocukta da etkili oluyor. Ebeveyn gen geçmişi yavrulara aktarılıyor. Bu ciddi bir toplumsal sağlık sorunudur. Çeşitli üniversitelerde yapılan birçok araştırmada önceki hayatımızın gelecekteki çocuklarımız için ne kadar önemli olduğu görülmüştür.

Örneğin annenin obez olması, çocukta diyabet, kalp damar hastalıkları, metabolik sorunlar, anksiyete, bağışıklık ve depresyona neden olabilir. Yetersiz ve kötü beslenme, sigara alkol tüketme, yumurta ve spermler yoluyla embriyoya geçer. İnsanlar yeni başlangıcın önemli olduğunu bilir fakat geçmiş yaşamının çocuğuna aktarılacağını pek bilmez. Çocukla beraber sıfırdan başlayan bir hayat söz konusu değil. Etkiler geçmişe de dahil. Baba sağlığının da çocuktaki etkileri çok büyük. Çok geç olmadan ebeveyn olmak isteyen çiftlerin sağlığına önem vermeleri gerek.

Kaynak.7gunsaglik