Hastalıklar Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hastalıklar Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Horlama ve Uyku Apnesi Tedavisi – Prof. Dr. Cüneyt

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Orhan Kara, horlamanın basite alınmaması gerektiğini, bunun uykuda nefes kesilmesi hastalığının bir göstergesi olabileceğini belirterek, ''Hastanın her gece horlama ve nefes kesilmesi varsa bu ölüme yol açabilir. Bu hastaların mutlaka uyku testi yaptırmalarını ve tedaviye başlanmalarını tavsiye ederim'' dedi.

Kara, yaptığı açıklamada, çocuk yaşlardan itibaren görülebilen bir hastalık olan horlamanın tek başına önemli bir sorun teşkil etmediğini, ancak ''uyku apnesi'' denilen nefes kesilmesinin en önemli belirtisi olduğunu ifade etti.

Horlama esnasında nefesin kesilebildiğini, bunun çocuklarda daha hafif şekilde olduğunu ve iç çekmesi şeklinde gözlemlendiğini dile getiren Kara, horlama ve nefes kesilmesinin çocuklarda gece altına kaçırma, iyi uyuyamadıkları için okul başarısının düşmesi ve davranışlarında aşırı sessiz, sakinlik ya da aşırı sinirlilik haline yol açabildiğini anlattı.

ERİŞKİNLERDE HAYATİ TEHLİKEYE YOL AÇIYOR
Kara, horlama ve beraberinde gelen uyku apnesinin yetişkinlerde çok daha ciddi sorunlara yol açtığını vurgulayarak, ''Uyku apne hastalığınız varsa, uykuda horlamalar arasında nefesiniz birden kesiliyorsa uzun dönem sonuçları çok kötüdür. Tedavi edilmediği sürece yüksek tansiyon, kalpte kalıcı ritm bozuklukları, uzun dönemde koroner kalp hastalıklarını arttırabilir. Hastanın her gece horlama ve nefes kesilmesi varsa bu ölüme yol açabilir. Bu hastaların mutlaka uyku testi yaptırmalarını ve tedaviye başlanmalarını tavsiye ederim'' diye konuştu.
Kaynak.7gunsaglik

Eklem Zarı Yangısı, Sinovit Nedir?

Sinovit nedir, kimlerde neden ortaya çıkar? Nedenleri, belli başlı belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıldır? Eklemlerde oluşan bu hastalık hakkında ayrıntılı bilgiler..

Lady Gaga’nın muzdarip olduğu ve konserlerini iptal etmek zorunda olduğu sinovit, eklem zarlarında meydana gelen iltihap sonucu görülür. Eklemler, zar sıvısının birikmesi sonucu şişer.

Sinovit, arterit, lupus ve gut gibi rahatsızlıklar sonucu da görülebilir. Uzun süreli görüldüğünde eklemi kalıcı zarar görmesine neden olabilir.

Sinovit, eklemlerde hassasiyet ve ağrıya neden olur.

Tedavisinde antienflamatuvar ilaçlar kullanılır. Ekleme enjeksiyon yöntemiyle steroid verilebilir.
Kaynak.7gunsaglik

İshal Neden Oluşur, Nasıl Tedavi Edilir?

Ishal, dışkının daha sıvı ve yumuşak hale gelmesi ve sık tuvalete gitmek zorunda kalma durumudur. Bununla birlikte dışkı kanlı, sümüklü ya da yağlı bir şekil alabilmektedir.

Belirtileri
Günde 3 kereden fazla idrara çıkma, bulantı ve kusma, dışkının sıvı bir hal alması ishalin en sık görülen belirtileri arasındadır. Ishalle birlikte vücut önemli miktarda mineral ve su kaybetmektedir. Yaz aylarında daha sık görülür.
Tüm bunlarla birlikte İshal, çocuk ölümlerinin önemli nedenlerinden bir tanesidir.

Nedenleri
Ishalin en önemli nedenleri arasında virüs, bakteri ve parazitlerin neden olduğu enfeksiyonlar gelmektedir. Bununla birlikte bozuk yiyecek tüketimi, üşütme, kolera, bağırsak hastalıkları, tifo, dizanteri, alkol tüketimi, karaciğer, akciğer ve kalp hastalıkları da ishale neden olabilmektedir.

Tedavisi
Tedavide alınacak en önemli husus vücudun kaybettiği sıvının geri alınmasını sağlamaktır. Bundan dolayı ishal olan kişinin fazla sıvı tüketmesi sağlanmalıdır. Ishal olan bebekler daha sık emzirilmeli, kaybolan sıvı ve mineral kayıplarının geri alınması sağlanmalıdır.
Kaynak.7gunsaglik

Verem Nasıl Bulaşır? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Verem, Koch basili adı verilen verem mikrobundan kaynaklanan ve bulaşıcı olan bir hastalıktır. Bulaştığı temel yer akciğerler olup kan yolu ile tüm vücuda yayılabilmektedir.

Nedenleri
Verem hastalığının temel nedeni Koch basili adı verilen mikroptur. Diyabet, sağlık şartlarına uygun bir yaşam sürmemek, aşırı derecede yorgunluk, stres ve üzüntü, kızamık, boğmaca, grip gibi hastalıklar, vücut direncinin düşmesine neden olur ve hastalığın bulaşma olasılığı artar.

Nasıl Bulaşır?
Verem hastalığı bu hastalığı taşıyan kişilerden hapşırma, öksürük ya da solunum yolu ile bulaşabilmektedir.

Belirtileri:
3 aşamada gelişen bir hastalıktır. Ilk aşamada hastada gözlenen şikayetler; iştahsızlık, yorgunluk, öksürük, sırt ağrıları ve ateştir. Ikinci aşamada ise hastada herhangi bir belirtiye rastlanmayabilir. Ancak basiller tüm vücuda yayılır ve eklemler, kemikler, deri, bağırsaklar, böbrekler, karın ve beyin zarına yerleşirler. Tedaviye başlanması durumunda vücut direnci düşmeye başlar. Üçüncü aşamaya gelindiğinde ise verem basilleri lenf kanalları ya da kan yolu ile yayılmaya devam etmektedir. Bu devrede hastada görülen şikayetler balgamlı öksürük, hafif ateş, yorgunluk, iştahsızlık ve gece terlemeleridir. Bu devrede de hastanın tedavi görmesi durumunda akciğerler hastalanabilir.

Tedavisi
Uygulanması gereken ilk şey hastanın iyi beslenmesini sağlamak ve temiz havadır. Bununla birlikte hastanın genel sağlığı ve erken iyileşmesini sağlamak için moralini yüksek tutmak son derece önemlidir. Hastanın teşhis konulduktan sonra minimum 6 ay antibiyotik ve ilaç tedavisi görmesi şarttır.
Kaynak.7gunsaglik

Onikiparmak Bağırsağı Ülseri Nedir?

Onikiparmak bağırsağında oluşan ülsere, onikiparmak bağırsağı ülseri adı verilmektedir.

Nedenleri tedavisi gerçekleştirilmeyen gastrit, düzensiz bir hayat, sigara ve alkol kullanımı, sinir bozukluğu, fazla miktarda kahve ve çay tüketimi, karaciğer ya da safra kesesi yetersizliği, kalp damar hastalıkları, düzensiz ve dengesiz beslenme, hormon dengesizliği, aşırı sıcak ve soğuk yiyecek tüketimi, çok fazla et yeme, baharatlı yiyecekleri ve hamur işlerinin fazla tüketme ve kullanılan bazı ilaçlar onikiparmak bağırsağı ülseri oluşumuna ortam hazırlamaktadır.

Belirtileri
Hastada görülen en belirgin şikayetler; ağıza ekşi su gelmesi ve mide ekşimesidir. Bununla birlikte hastanın dili paslı ve rengi solgundur. Baş dönmesi ve aşırı terleme gibi bulgulara da rastlanır. Hasta, midesinin üzerine baskı uygulandığında ağrı hisseder. Yemek yeme sonrasında göğüse doğru yayılan bir ağrı meydana gelir. Yaşanan bu belirtiler, daha çok ilkbahar ve sonbahar aylarında artış göstermektedir.

Tedavisi
Hastalığın kesin tanı ve tedavisi için doktora başvurmak gerekmektedir. Aynı zamanda tedavinin desteklenmesi için yapılması gereken ilk iş, hastalığa neden olab etkenleri ortadan kaldırmak, stres ve sıkıntılardan arınmak, istirahat etmek, yemekleri azar azar ve sık sık yemeye özen göstermektir.
Kaynak.7gunsaglik

Vertigo Kalıtımsal Bir Hastalık mıdır?

Genel olarak bir denge sistemi hastalığı olarak tabir edilen vertigo, hastanın hareket ve denge yetisini yitirmesine veya bu yetkileri etkin bir şekilde kullanamamasına neden olmaktadır.

Neden Olur?
İç ve orta kulak iltihaplanmaları, iç solunum yollarında meydana gelen enfeksiyonlar, migren, pozisyonel nedenler, menenjit gibi geçirilen bazı ateşli hastalıkların kulakta harabiyete sebep olması, boyun fıtığı meniere hastalığı vertigoya neden olabilmektedir.

Tedavisi Mümkün mü?
Buna kesin ve net bir cevap vermek mümkün değildir. Hastalığın neden olduğu etmene bağlı olarak hastanın tedaviyle cevap vermesi olumlu ya da olumsuz olabilmektedir.

Önlemek İçin Neler Yapılmalı?
-Ani pozisyonel hareketlerden kaçınılmalıdır.
-Nikotin, kafein gibi maddeler hastalığı tetikleyici özelliğe sahip olduklarından mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
-Vertigo hastalarının, aşırı sıcak ve soğuktan kaçınması gerekmektedir. Aksi takdirde hastalığın tetiklenmesine neden olmaktadırlar.

Kalıtımsal Bir Hastalık mıdır?
Vertigonun, kalıtımsal bir kökeni olmadığı bilinmektedir. Çeşitli şiddetlerde seyreden bu hastalık, şiddeti oranında bireyin sosyal yaşamına etki edebilmektedir. Kimi hastalar çok fazla etkilenmeden süreci atlatabildikleri gibi kimileri ise işlerinden dahi ayrılabilmektedir.Kaynak.7gunsaglik

Tıp Öğrencisi Hastalığı Nedir, Tedavisi Var mıdır?

Tıp öğrencilerinde hangi belirgin hastalık görülür? Nedenleri, belirtileri ve tedavi şekilleri nasıldır? Ruhsal mı yoksa fiziksel bir hastalık mıdır?

Televizyonda seyrettiğim ya da gazetede okuduğum hastalıkların bende de olduğunu sanıyorum, bazen doktor doktor dolaşıyorum. E.K./İstanbul

Gazete köşesinden teşhis koymak hiç yapmadığım şey ama bence siz 'tıp öğrencisi hastalığına' yakalanmışsınız. Üçüncü sınıfta klinik derslere başlayan tıp öğrencilerinin hepsi; derste anlatılan hastalık belirtilerinin kendilerinde de olduğunu düşünür ve muayene etmesi için hocalarının başına üşüşür. Ben de lenf bezi olduğunu düşündüğüm boynumdaki sertliği hocama muayene ettirmiştim. Düşünecek olursanız; dışarıdaki insanlar da etrafta bu kadar sağlık programı, gazete köşesi ve en önemlisi internet varken tıp öğrencisi gibiler; etraftan sağlığa dair hep bir uyaran var. Üstüne üstlük yazılanların doğruluğu da çok su götürür.

AİLE HEKİMİNE DANIŞIN
Benim tavsiyem; aklınızı kullanın ve kendinize, güvenecek birilerini bulun. Herkesin bir aile hekimi olduğuna göre, bu da tercihen aile hekiminiz olsun.
***
Diz protezi taktırmalı mıyım?

Her iki dizime de protez takmayı önerdiler ama bir türlü karar veremiyorum. Ne yapmalıyım? Y.L./Van

Diz ekleminin yenilendiği diz protez ameliyatlarında amaç; yırtılmış, bozulmuş, aşınmış eklemi değiştirerek hastanın ağrısını azaltmak ve kolay yürümesini sağlamaktır. Ameliyat önerisi; normal tedaviden sonuç alınamayan hastalara yapılır. Ameliyat sırasında; eklem çıkarılır, yerine yapay bir eklem yerleştirilir. Dayanıklı metallerden uygun şekil verilerek yapılan bu protezlerle yapılan ameliyata 'artroplasti' adı verilir. Bu ameliyat, nüfusun yaşlanması ile birlikte giderek daha da yaygın hale gelmektedir. Doktorun önerdiği ameliyatı kabul etmek hasta için zordur çünkü karar tıbbi olmaktan çok sosyaldir. Fakat günlük yaşamınız kısıtlanıyorsa, sandalyeye oturup kalkmakta zorlanıyorsanız; ameliyat olmalısınız.
***
Gıdaların en sağlıklısı

Sağlığıma artık daha çok dikkat etmek istiyorum. En sağlıklı gıdalar hangisidir? H.F./Balıkesir

Tıp otoritelerince üzerinde birleşilmiş 'en sağlıklı gıda' ya da 'süper besin' diye bir kavram yoktur çünkü sağlıklı beslenme bir bütündür. Örneğin; yumurta D vitamininden zenginken, balık omega 3, patates de A vitamini bakımından zengindir. O nedenle 'En iyisi budur' diye tek bir gıdaya ya da gruba yoğunlaşmak yerine; genel kuralları öğrenip dengeli bir beslenmeye yönelmek ana hedefiniz olmalıdır.Kaynak.7gunsaglik

Karpal Tünel Sendromu Nedir? Bilgisayar Kullanımıyla

Bilgisayar başında saatlerimizi geçirirken nelerden fedakarlık ediyoruz? Karpal tünel sendromu yaşıyoruz ve bundan nasıl korunabiliriz?

Bilgisayar kullanımı, el ve bilekleri olumsuz etkileyerek sıklıkla ahşap oymacılığı, tornacılık gibi meslek dallarında ya da örgü, nakış ile ilgilenenlerde görülen bir hastalığın ofis çalışanları arasında da yaygınlaşmasına neden oluyor: Karpal Tünel Sendromu. Hastalık kendini parmaklarda ağrı ve uyuşma şeklinde gösteriyor, kuvvet kaybı ve kas erimesine de yol açabiliyor.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bülent Fahri Kılınçoğlu, karpal tünel sendromunda şikayetlerin genellikle gece ortaya çıktığını söyledi. Soruna, başparmak ile 2. ve 3. parmakları hareket ettiren ve duyusunu sağlayan sinirin bilekten geçtiği tünel içinde sıkışmasının neden olduğunu belirten Kılınçoğlu, hastalık hakkında şu bilgileri verdi:

“Başlangıçta şikayetler gelip geçici iken sonraları devamlı hale gelir ve kuvvet kaybı ortaya çıkar. Bu aşamada eşyaları taşıma ve tutmada zorlanma, tabak, bardak düşürüp kırma gibi sakarlıklar görülebilir. İleri vakalarda eldeki kuvvet ve his kaybı ile beraber başparmak tarafındaki kaslarda erimeler başlar.

DİYABET VE TİROİD HASTALARINDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Şikayetlerin sorgulanması, muayene bulguları, EMG adı verilen bir tür sinir elektrosu çekilmesiyle % 95 oranında tanı konur. Diyabet, romatoid artirit ve tiroid hastalarında görülme olasılığı 4-5 kat fazladır. Gebelik sırasında da bilek çevresindeki dokularda kalınlaşma ve yumuşak dokularda ödem olduğu için % 20-30 oranında geçici hastalık ortaya çıkabilir.

İLERİ VAKALARDA OPERASYON GEREKEBİLİR
Tedavide bölgesel ağrı kesici ve ödem çözücü jellerin kullanılması faydalıdır. Bununla beraber sadece gece kullanılacak olan el-bilek atelleri ile sinir çevresine kortikosteroid enjeksiyonları son derece güvenli ve etkin tedavi sağlar. İlaç ve diğer tedavilere rağmen ağrı ve kuvvetsizlik yakınmaları devam eden hastalarda basit ve lokal anestezi altında yapılan yaklaşık 15 dakika süren ufak bir operasyon ile tam iyileşme sağlanabilir. İki haftalık el istirahatı sonrası hastalar normal günlük yaşantılarına döner.”

KORUNMAK İÇİN…
• Gün içinde el-dirsek eklemlerinizi dinlendirin.
• Dairesel egzersizlerle eklemlerinizi rahatlatın.
• Bilgisayarda çalışırken bilek ve dirsek altına yumuşak padler koyun.
Kaynak.7gunsaglik

Refleks Sempatik Distrofi Sendromu Nedir?

Düşerek bir kolunun hareket kabiliyetini yitiren genç adam tedavi olmak istiyor. Doktorların ona koyduğu teşhis, refleks sempatik distrofi sendromu..

Merdivenden düşerek yaralanan ve bir kolundaki hareket kabiliyetini kaybeden Kahramanmaraşlı genç, tedavi olmak istiyor.
Mehmet Karakısa, yaklaşık 2 yıl önce Ankara'da vatani görevini yaptığı birlikte merdivenden düşerek yaralandı. Bir süre askeri hastanede tedavi gören 27 yaşındaki Karakısa'ya daha sonra kolda, tıpta “Refleks Sempatik Distrofi Sendromu (RSD)” diye adlandırılan travmaya bağlı şişlik ve hareketsizlik teşhisi konuldu. Kolundaki ağrıları gittikçe şiddetlenen Karakısa “askerliği elverişli değildir” raporu verilerek terhis edildi.

Rahatsızlığı nedeniyle evden dışarıya çıkamayan Karakısa, yaptığı açıklamada, kolundaki şişlikten dolayı hareket etmekte zorlandığını ve yakınlarının yardımıyla işlerini yaptığını belirtti.

Hastanede kendisine RSD teşhisi konulduğunu ve uzun süreli bir tedavi önerildiğini anlatan Karakısa, “Kolumda şişlik oluşuyor. En küçük stres veya sıkıntıda bu şişlik daha da artıyor. Ağrılar nedeniyle kalbimde sıkışma meydana geliyor. Hatta doktorlar kalp krizi riskinin bulunduğunu söylüyor. O yüzden kendime çok iyi bakmak zorundayım” dedi.

Sağlık güvencesi olmadığı için hastanelerin acil bölümlerinden faydalandığını anlatan Karakısa, “Bu hastalığın tedavisinde 'nöral terapi' diye adlandırılan bir yöntem uygulanıyor. Ancak herhangi bir yerde çalışmadığım için sağlık güvencem yok. Zaman zaman hastanelerin acil servisine giderek yardım alıyorum” diye konuştu.

Kimseye dokunamıyor

Kolundaki ağrı nedeniyle kimseye dokunamadığını anlatan Karakısa, şöyle devam etti: “Biri koluma dokunduğunda inanılmaz acı hissediyorum. Bu yüzden kimsenin yanına oturamıyorum. Özellikle bayramlarda büyük üzüntü yaşıyorum. Çünkü kimseyle tokalaşamıyorum. Yeğenlerim geliyor, onları sevemiyorum. Onlarla gülüp oynamak istiyorum, yeğenlerimi kucaklamak istiyorum.”

Karakısa, tek isteğinin sağlığına yeniden kavuşmak olduğunu dile getirdi.

Hayata tek kolla devam etmek istemediğini ifade eden Karakısa, “Tedavi olmak istiyorum. Çalışmadığım için maddi sıkıntılarımız da oluyor. Doktorlar tedavinin 6 yıl süreceğini belirtiyor. Kolumun kesilme riski de var. Ama kolumun kesilmemesi için mücadeleme devam edeceğim” şeklinde konuştu.

Uzman Doktor Sezai Şahin ise RSD hastalığının sinir tahribatı sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olduğunu belirtti. Bu hastalığın sebebinin net olarak bilinemediğini aktaran Şahin, şunları kaydetti: “Hastalığın başlangıcında şişlik ortaya çıkıyor, daha sonra kaslarda erime meydana geliyor. Ancak hastalığın ağırlıklı olarak travma sonra ortaya çıktığını tahmin ediyoruz. Yani travma dediğimiz düşme, çarpma, bıçaklanma, kesilme, burkulma olabilir. Bu hastalığın tedavi sürecinde fizik tedavi ve özellikle nöral terapi çok faydalı oluyor.”Kaynak.7gunsaglik

Orta Kulak Enfeksiyonu/İltihabı (Otitis Media)

Otitis media küçük çocuklarda sıkça görülen orta kulak iltihabıdır. 6-18 aylık bebeklerde sıkça yaşanır.

Belirsiz sebeplerden dolayı erkek bebeklerde daha sık görülür. Çocuklarda görülürse belirtileri şunlardır.

Kulaklara asılma, çekme ile acıyı anlatma,
Yüksek ateş,
Sinirlilik,
Kötü beslenme,
Geceleri huzursuzluk,
Öksürme,
Seslere tepkisizleşme,
Dengesizleşme.

Belirtiler 24 saat boyunca geçmiyor iyileşme görülmüyorsa acilen doktora gidilmelidir. Kulakta sıvı varsa, ağrıma devam ediyorsa savunmasız bebekler ve çocuklar bunu anlatamayabilir. Parasetamol veya ibuprofen türü ilaçlarla belirtiler giderilir. Antibiyotikler de gerekirse verilebilir. Ağrı ve ateş giderirler. Orta kulak zarının arkasında biriken iltihap burada bu rahatsızlığa yol açar. Kulak zarı iç kulaktadır ve ses titreşimlerini taşıyan üç küçük kemiği içerir. Bakteri ya da viral enfeksiyon buraya sızabilir. Soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonları neden olabilir. Kreş ve bakımevi gibi mekanlardan kapabilir. Sigara dumanına maruz kalan, anne sütü alamayan, diğer hastalıkları geçiren çocuklar risk altındadır. Kemik içine yayılan omuriliği etkileyen menenjit tarzı enfeksiyonlar ise ciddi olarak risklidir.
Kaynak.7gunsaglik

Beşinci Hastalık Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve

Beşinci hastalık, yanaklar, kollar ve bacaklar üzerinde döküntüyle görülen bir virüsün yol açtığı bir hastalıktır.

Nedenlerinden biri, B19 insan parvovirüsüdür. Genellikle bahar aylarında okul öncesi ve okul çağındaki çocukları etkiler. Hastalık solunum yolu sekresyonları ile temas yoluyla bulaşır. Belirtisi ilk olarak yüzün iki tarafından belirerek kendini gösterir. Yanaklar parlak ve kırmızı olur. Vücutta döküntüler başlar.

Merkezden dışa doğru dantelli bir ten görünümü vardır. Bazı durumlarda ateş görülür. Hamile bir kadın bu virüsle enfekte olursa doğmamış bebeğinin cildinde bu zararlar oluşabilir. Yetişkinlerin çoğunda bu virüsün antikoru vardır ve genelde çocukları etkiler. Belirtileri; isilik, ateş, eklem ağrısıdır. Yanaklarda isilik görülür.

Kol ve bacaklarda ağrı ateş ve isilik en sık görülen belirtileridir. Bağışıklık sistemi sorunu ve anemi belirtileri olabilir. Basit bir kan testi ile enfeksiyon varlığı ve hastalık teşhis edilir. Aplastik kriz ve kalıcı anemi tanısında da bu test kullanılabilir. Hamilelerde de kan testi uygulanabilir. Çocuklarda tedavisi ateş ve ağrıları gidermek için verilen ağızdan alınan asetaminofen ilaçlarıyla yapılır.
Kaynak.7gunsaglik

Akut Bronşit Belirtileri, Sebepleri, Tedavisi

Bronş iltihabı da denebilir. 5 günden uzun süren öksürük şüpheli durumdur. Tekrarlarsa kroniğe çevirebilir. Kronikse en az 3 ay sürer ve balgamlıdır. En sık nedeni virüslerdir. Gribe de neden olan birkaç türü vardır. Bakteriler genelde daha az görülen türüdür. Bakteriyel nedenleri; Mycoplasma, Streptococcus, Bordetella, Moraxella, Haemophilus ve Chlamydia pneumoniae’dır. Tütün dumanı, kimyasal maddeler ve hava kirliliği sebepleridir. Diğer belirtileri; boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, kas ağrısı ve yorgunluktur.

Burun akıntısı, ateş ve kusmuk görülebilir. Birçok kişide ateş, nefes darlığı, siyanoz ve göğüs ağrısı da eşlik eder. Yatak istirahati verilir ve dinlenerek göğüs ağrısı ile öksürük geçirilir. Ek olarak antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Öksürük belirtilerini azaltan etken maddeli ilaçlar verilebilir. Steroid olmayan ilaçlar enflamasyonu giderme amaçlı verilir. İltihaplanma giderilirse belirtiler hafifler hastalık iyileşmeye başlar. İki yaşından küçük çocuklara gerekmedikçe ilaç verilmez. Zararlı yan etkileri olabilir.
Kaynak.7gunsaglik

Corona Virüsü Nedir, Kimlerde Görülebilir?

Ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu ile benzer bir virüs hayati tehlike saçıyor.. Bu virüsün belirtileri var mıdır, nasıl korunulur?

SARS (ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu) hastalığına benzer belirtilere neden olan yeni ''corona'' virüsünün bulaştığı kişinin İngiltere'de yaşadığını ve virüsü aile bireylerinden kapmış olabileceğini açıklandı.

Bu kişinin, virüsün ilk ortaya çıktığı Ortadoğu ülkelerine gitmediği ifade edilirken, hastanede tedavi altına alındığı ifade edildi.

İngiliz Halk Sağlığı Koruma Ajansı'ndan solunum yolları hastalıkları uzmanı John Watson da son vakayla virüsün insandan insana bulaşma özelliği taşıdığını tahmin ettiklerini belirtti.

Virüs, ilk kez geçen yıl Ortadoğu'da tespit edilmiş ve virüs bulaşan kişilerin Katar, Suudi Arabistan, Ürdün ve Pakistan'a gittiği ortaya çıkmıştı.

Dünya genelinde, geçen Eylül ayından bu yana corona virüsüne yakalananların sayısı 11'e yükselirken, hastalardan 5'i hayatını kaybetmişti.

2003 yılında daha çok Asya kıtasında görülen kısa süreli SARS salgınında 800'den fazla kişi hayatını kaybetmişti.
Kaynak.7gunsaglik

Miyelom Nedir? Nedenleri, Belirtileri Ve Tedavisi

Belli başlı belirtileri halsizlik, kansızlık ve enfeksiyon olan miyelom bir tür kötü huylu kan hastalığı. Peki bundan nasıl korunabiliriz?

Kemik ağrıları, kansızlık, halsizlik veya akciğer enfeksiyonu, sessizce ilerleyip hayati tehlikeye neden olan Multıpl Miyelom hastalığına işaret ediyor olabilir. Uluslararası Miyelom Çalışma Grubu (International Myeloma Working Group) üyesi Prof. Dr. Orhan Sezer, dünyada en sık gözlenen kötü huylu kan hastalıkları arasında ikinci sırada yer alan Multipl Miyelom ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

MİYELOM FELÇ VE BÖBREK YETMEZLİĞİNE GÖTÜREBİLİYOR
Multipl Miyelom, plazma hücrelerinin kemik iliğinde kontrol dışı artışından kaynaklanan habis yani kötü karakterli bir hastalıktır. Plazma hücreleri, beyaz kan hücrelerinin bir alt grubunu oluşturur, görevleri “antikor” denilen, vücudu mikroplara karşı koruyan proteinleri üretmektir. Multipl Miyelom, görüldüğü sıklık açısından habis kan hastalıkları arasında, “lenfoma” denilen lenf bezi hastalıklarından sonra ikinci sırayı alır. Bu hastalık, kemiklere hasar verip, ağrılara, kırıklara hatta felce yol açabilir. Bunun ötesinde Multipl Miyelom, böbrek yetmezliğine ve bağışıklık sistemindeki bozukluklara sebep olabilmektedir. Bu da vücudu mikroplara karşı savunmasız hale getirmektedir.

TEŞHİSTE GEÇ KALINMASI TEDAVİYİ GÜÇLEŞTİRİR
Multipl Miyelom, kanda yüksek sedimantasyon değeri, kansızlık, kemik ağrıları, enfeksiyon gibi belirtilerle kendini gösterir. Hastalığın tanısını koymak için, kan ve idrarda bazı özel biyokimyasal araştırmaların yapılması gerekir. Bu tahliller Miyelom söz konusu olduğu veya olabileceği yolunda ise, kemiklerin durumunu ve kemik iliğindeki hücreleri de incelemek gerekir.

YÜKSEK DOZ TEDAVİ VE OTOLOG KÖK HÜCRE NAKLİ TEDAVİDE BAŞARI SAĞLIYOR
Multipl Miyelom, dünyada en çok kök hücre transplantasyonu, yani kemik iliği nakli yapılan hastalıktır. Eskiden kök hücreler kemik iliğinden alınırken, artık bu yöntem gittikçe bırakılmış, yalnızca adı kalmıştır. Kök hücreler kemik iliğinden değil, özel bir ilaç tedavisi sonrası hasta için basit ve kolay bir şekilde, ameliyata gerek olmaksızın, kandan toplanmaktadır. Birkaç kür kemoterapiden sonra, yaşı ve organ fonksiyonları uygun hastalarda otolog kök hücre transplantasyonu hedeflenir. Kök hücreler toplandıktan sonra, yüksek dozlu tedavi uygulanır ve kök hücreler hastaya damardan geri verilir. Bu tedavi, Multipl Miyelom’da alınan yanıt oranını, kalitesini ve sürecini önemli şekilde artırır. Kök hücre transplantasyonu yapılamayan hastalarda ise, yeni ilaçları da içeren tedavi protokolleri uygulanır.

HASTALARIN YAŞAM SÜRESİ UZUYOR
Tedavi; hastanın yaşı, fiziki durumu, organ fonksiyonları ve kişisel tercihleri göz önüne alınarak planlanır. “Yeni ilaçlar” adı altında toplanan bazı ilaçlar ve kemik iliği nakli son yıllarda bu hastalıkta eskisine oranla çok daha başarılı sonuçlar alınmasını ve hastaların yaşam süresinin artmasını sağlamıştır. Tedaviden sonra, hastalığın kandaki, idrardaki ve kemik iliğindeki tüm belirtilerinin tamamen kaybolduğu duruma “tam yanıt” adı verilmektedir. Yeni ilaçların da desteği ile, otolog transplantasyon yapılan hastalarda yanıt oranı yüzde 95’in, tam yanıt oranı ise %70’in üzerine çıkabilmektedir.

Multipl Miyelom’un tedavisinde son yıllarda elde edilen büyük gelişmeler, bu hastalıktaki yaşam sürecini olumlu ve önemli bir şekilde etkilemiştir. Büyük çaptaki araştırmalar devam ettiğinden, yeni tedavi protokolleri ve yeni ilaçlar da bu hastalıkta daimi bir umut kaynağı olmaktadır.Kaynak.http://www.7gunsaglik.com

Parasomni Rahatsızlığı Nedir, Tedavisi Mümkün Mü?

Uykunuzda yaptığınız sıradışı şeyler aslında uyandığınızda hatırlamadığınız olaylar… Parasomni tam olarak bir hastalık mı? Tedavisi nasıl yapılır?

Bazen uykuya anormal hareket ve davranışlar eşlik ediyor. Kimi uykusunda yürüyor, kimi ne bulursa yiyor, kimi seks yapıyor ve ertesi günü hiçbir şey hatırlamıyor. Uyku tıbbında parasomni denen bu sorunlar çocuklukta başlıyor, neyse ki yaşlanmayla birlikte sıklığı ve şiddetini azaltıyor.

CELAL Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Yılmaz sorularımızı şöyle yanıtladı:

Parasomni uykunun hangi evresinde ortaya çıkar?
- Tüm evrelerinde ortaya çıkabilir. Yüzeyel ya da derin uykuda ortaya çıkan uykuda konuşma, şaşkın, korkarak uyanma, uykuda yürüme, yeme, inleme, sevişme gibi parasomnilere bu sırada göz hareketleri yavaş olduğu için NREM (non-Rapid Eye Movements) parasomnileri diyoruz. Genelde rüyaların görüldüğü hızlı göz hareketleri sırasında (Rapid Eye Movements) ortaya çıkan kâbus görme, felç gibi olma, uyanıkmış gibi hareket ve davranışlarda bulunma gibi parasomniler ise REM parasomnileri.

Sık rastlanır mı?
- Sıklığı yaşa bağlı değişse de çok sık rastlanıyor. Örneğin uykuda konuşma okul çocuklarında yüzde 50 sıklıkta gözleniyor. Bunların ancak yüzde 25’inde sorunlar erişkin dönemde de sürüyor. Son zamanlarda yapılan çalışmalar bize parasomnilerin en sık 3-13 yaş arasında ortaya çıktığını gösteriyor. Yine yakın zamanda yapılmış bir çalışmada, 10 yaşındaki bir çocuğun en az bir parasomni atağı yaşamış olma sıklığını yüzde 78 olduğunu söylüyor.

Parasomnilerin nedeni nedir?
- Parasomnilerin niçin ortaya çıktığını tam olarak bilemesek de bu konuda en yaygın kabul gören görüş, insan beyninin olgunlaşma sürecinde bir aksama olduğu. Bu sürecin aksaması sonucu beynimizin gövdemizi sevk ve idare etmesinde sorun ortaya çıkıyor. Parasomni başlığı altında 30’dan fazla klinik tablo tanımlanıyor. Parasomnilerin hangi uyku evresinde olduğu, nedenin belirlenmesinde ve tedavide önemli.

Parasomni her yaşta görülür mü?
- Evet. Uykuda konuşma, uykuda yürüme, korkarak uyanma gibi parasomniler çocukluk çağında daha sık gözlenirken, örneğin REM uykusu davranış bozukluğu denen parasomni 50 yaşlarından sonra daha sık gözlenir.

Tedavi edilir mi? Nasıl? Kendiliğinden geçebilir mi?
- Tüm parasomniler tedavi edilebilir yeter ki doğru teşhis konsun. Teşhis de videomonitorizasyonla desteklenmiş polisomnografi (PSG) denen tetkik ve öyküyle konur. Gözlenen parasomniye göre tedavi yaklaşımı değişiyor. Tedavisinde etkili birçok ilaç da bulunuyor.

Karabasan (uyku felci)
Uykunun başlangıcında ya da uykudan uyanma sırasında sanki felç olmuş gibi gövdeyi, kolları, bacakları hareket ettirememeyle seyrediyor. Genellikle yoğun bir sıkıntı veya ölüm korkusu bu ataklara eşlik ediyor. Her atak saniyelerle birkaç dakika sürüyor. Ataklar sırasında bilinç açık.

Korkarak uyanma (uyku terörü)


Uykunun ilk saatlerinde ortaya çıkan, genellikle ağlama ya da bir çığlıkla başlayan ve aşırı korku davranışının (terleme, çarpıntı, soluk soluğa kalma) eşlik ettiği ani uyanma atakları. Çocukluk çağında, ileri yaşa göre daha sık görülüyor. Ataklar sırasında kişi çığlıkla kalkar, genellikle yatakta oturur, uyandığında sersem ve zihni karışıktır. Yüzünde korku ifadesi vardır. Erişkinlerde yataktan fırlama ve koşmaya bazen de şiddet içeren davranışlar eşlik edebilir.

Şaşkın uyanma
Kişi gece uykusundan ya da gündüz şekerlemelerinden şaşkın bir şekilde uyanarak yatağa oturur, inleme ve hareketlenme sonrasında yürüyebilir, merdiven çıkabilir, nadiren giyinebilir. Bağırma, ağlama ve dövünme şeklinde ajite ve şaşkın davranışlar görülebilir. Süresi 5-15 dakika olabilen bu ataklar sırasında tamamen uyanmaz.

Kâbus bozukluğu
Genellikle uykunun REM döneminde ve gecenin ikinci yarısında ortaya çıkan, uyanmaya yol açan korkutucu rüyalar seyreden bir parasomni. Tekrarlayıcı ve korkutucudur. Kâbuslar çoğu kez anksiyeteyle ilişkili olan bir uyanmayla son bulur ve rüya içeriği hatırlanır. Kişi uyandığında otomatik uyarılmaya bağlı terleme, hızlı solunum ve taşikardi görülebilir. Bu bulgular dışında, ataktan sonra tekrar uyuyamama önemli bir belirtidir.

Uyurgezerlik
Derin uykuda ortaya çıkan, yataktan kalkma, yatakta oturma ve gezinme gibi ani davranışlarla seyrediyor. Hareketler amaçsız olmakla birlikte organize. Pencere açma, cam kırma, evden dışarı çıkma, atlama, zıplama, araç kullanma gibi kompleks tehlikeli aktivitelerde bulunabilirler. Bu aktivitelere bağlı yaralanmalar olabilir. Bu dönemde uyku devam eder, uyandırılması güçtür ve bu dönemi hatırlamazlar. Atak bittiğinde olgular genellikle yataklarına dönüp uykularına devam ederler.

Sekssomnia
Uyku sırasında cinsel içerikli sesler çıkarma, konuşma/bağırma, mastürbasyon, başka bir kişiyi okşama, cinsel ilişki, ajite/saldırgan cinsel davranışlar şeklinde kendini gösteren bir parasomni. Henüz tanı kriterlerinin iyi bilinmemesi, uyku tıbbı uzmanları dışındaki hekimlerin belirtileri sorgulamıyor olması, cinsel belirtiler nedeniyle hastaların ya da partnerlerin belirtileri utanarak paylaşmıyor olmaları bu hastalığın gerçek sıklığını saptamayı zorlaştırıyor.

REM Uykusu Davranış Bozukluğu
REM uykusu sırasında normalde olması gereken kas gevşemesinin olmaması ve görülen rüyanın içeriği ile ilişkili olarak ortaya çıkan davranışlarla karakterize bir parasomni. Her yaşta ve her iki cinste görülse de sıklıkla ileri yaşlarda ve erkeklerde ortaya çıkıyor. Genellikle hastanın kendisine ve yatağını paylaştığı kişiye zarar vermesi ya da görülen rüyanın yol açtığı diğer davranışlarla kendini gösterir. Rüyada kendi kendilerine ya da yatakta birlikte yattıkları eşlerine yumruklamak, yakalamak, tekmelemek gibi eylemler sonucunda zarar verebilir. Parkinson hastalığının erken bulgusu olabilir.

Uykuda inleme
Uykunun özellikle rüyaların görüldüğü (REM uykusu) dönemde ortaya çıkan solunum düzensizliklerine, nefes verme sırasında monoton inler gibi ses çıkarma eşlik eder. Nedeni tam olarak bilinmiyor. Beyinde solunumu kontrol eden merkezlerin fonksiyonlarının bozulması, REM uykusunda gevşemiş olan boğaz yapılarının yerçekiminin de etkisiyle sarkarak solunum yollarını daraltması gibi nedenlerin sorumlu olabileceği ileri sürülüyor. İnleme sesi yalnız nefes verirken ortaya çıkar ve yaklaşık 2 ile 20 saniye arasında sürer.

Uykuda yeme bozukluğu
Gece yeme bozukluğuyla aynı değil. Gece yeme bozukluğu bir insanın uyanıkken total kalori ihtiyacının yüzde 50’den fazlasını gece yemek yiyerek alması şeklinde özetleyebileceğimiz, endokrinolojik sonuçları olan davranışsal bozukluk. Uykuda yeme bozukluğunda bilinç bozuk oluyor. Kişi bazen yenmeyecek şeyleri de yiyor (çiğ et, deterjan gibi). Uyuduktan 2-3 saat sonra gece uykuda birden kalkıp, mutfağa ya da yiyeceklerin bulunduğu yere gidip, engellenemez otomatik davranışlar şeklinde yeme, içme ve bu olup bitenleri sabah hiç hatırlamama ile karakterize bir parasomni.

Huzursuz bacak sendromu

Uyku ya da istirahat esnasında (otururken veya yatarken) bacaklarda rahatsızlık, huzursuzluk, hareket ettirme ihtiyacı, uyuşma, karıncalanma hissediliyor. Bu his kişiyi özellikle geceleri rahatsız ediyor. Bazen rahatsızlık veren bu his net bir şekilde tarif edilemez ve kişi “bacaklarım kıpraşıyor”, “gıdıklanıyor”, “yanıyor”, “karıncalar geziyor” gibi cümlelerle yaşadığı sıkıntıyı anlatmaya çalışıyor. Hastalar akşamları TV seyredemezler, misafirliğe gidemezler ve en önemlisi yattığında bacaklarındaki huzursuzluk hissinin harekete zorlaması nedeniyle uykuya dalamazlar, yataklarından kalkıp dolaşmak isterler. Aynı his gece yarısı uyanmalara ve uykuya dalma zorluğuna da yol açabiliyor.
Kaynak.7gunsaglik

2023’de Hepatit C Bitecek

Hepatit C hastalığı 10 yıl sonra tamamen ortadan kaybolacak.. Hastalara ve risk taşıyanlara umut doğdu. Hepatit C nasıl yok olacak?

Hepatit C tedavisinde ülkemizde yeni uygulanmaya başlayacak olan üçlü tedavi umut veriyor. Böylece hem daha önce yanıt alınamayan hastaların yüzleri gülecek hem de yeni yöntem ile tedavinin başarı oranı artacak. Amaç 2023 yılında virüsü ortadan kaldırmak...

Hepatit karaciğerin iltihaplanması anlamına geliyor ve en sık görülen nedenin hepatit virüsleri olduğu belirtiliyor. Hepatit virüslerinin karaciğerde başlattıkları iltihap ve yıkım hastalığın sürekliliği, yıkımın ilerlemesi, karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanserine neden oluyor. Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Doç Dr. Mehmet Sait Buğdacı, “Hepatit virüsleri insanlarda; milliyet farklılığı gibi farklı alt gruplara ayrılıyor. Bu alt grup virüsler A’dan G’ye kadar alfabetik harflerle sınıflandırılıyor” diyor ve Hepatit C’nin de bunlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Sorun dünyada 300 milyonu aşkın insanı etkilerken ülkemizde son yapılan bilimsel araştırma (TURKHEP 2010) hastalıktan etkilenen kişi oranının yüzde 1 civarında olduğunu gösteriyor. Hepatit C virüsünün tüm dünyaya yayılmış olan 7 büyük soyağacına sahip olduğu belirtiliyor. Bu soyağacı basitçe 1’den 7’ye kadar numaralandırılıyor.

TEDAVİSİ NASIL?
“Ülkemizde en sık 1b No’lu soyağacı görülüyor” diyen Buğdacı, tedavilere en kötü yanıt veren soyağacı tipinin bu olduğunu söylüyor. Hepatit C virüsü önceleri sadece interferon ile tedavi edilirken günümüzde hastalığın tedavisi interferon + ribavirin etkenmaddeli ilaçlarla gerçekleştiriliyor. Eskiden haftada 3 kez uygulanan interferon tedavisi ileri teknoloji sayesinde günümüzde haftada 1 kez uygulanıyor. Hepatit C olgularında soyağacı tedaviye yanıtı etkileyen en önemli faktör olarak görülüyor. Bu kapsamda g2 ve 3 soyağacına sahip türler tedaviye iyi yanıt verirken 1 soyağacına sahip türlerden istenilen yanıtın alınmadığı belirtiliyor. (Soyağacı 1b olguları ikili tedaviye yüzde 40 oranında yanıt veriyor.)

Ülkemize giriş yapan ve ilgili kaynaklarca SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) 2013’te kabul edilerek genel kullanıma geçip devlet tarafından ödenecek olan ilaçlar standart ikili tedavi olan interferon ve ribavirin tedavisine ilaveten proteaz inhibitörlerini kapsıyor. Doç. Dr. Buğdacı, uygulanacak 3’ lü tedavi ile 48 haftalık tedavi süresinin 24 haftaya ineceğine ve virüsün vücuttan tamamen yok edilme oranının (kalıcı virolojik yanıt) soyağacı 1 hastalarında yüzde 40’lardan yüzde 80’lere ulaşacağına dikkat çekiyor.

KİMLER YARARLANACAK?
Üçlü tedaviden daha önce hiç tedavi görmemiş kişilerin yararlanabileceği belirtilirken, en avantajlı grubun ikili tedaviden yarar görmeyenler olduğu belirtiliyor. Tedavi şansının daha önceleri ikili tedavi görmüş ancak hastalıkları nükseden hastalarda yüzde 80, hiçbir fayda göremeyen ikili tedaviye cevapsız hastalarda ise yüzde 30 olduğu bildiriliyor. Karaciğer biyopsisi sonucunda hastalığın ilerlediği tespit edilen grubun da üçlü tedaviden yararlanabileceği, bu amaçla ilgili hastaların gastroenteroloji polikliniklerine başvurmaları öneriliyor.

HEPATİT C BELİRTİLERİ
HEPATİT C hastalığının erken dönem belirtileri arasında; halsizlik, yorgunluk, kas-eklem ağrıları ve sarılık atağı bulunuyor. Bunlar arasında hastalığın en önemli belirtisinin gözlerde ortaya çıkan sarılık olduğuna dikkat çekiliyor. Gözlerdeki sarılık geçici olduğu için bu türden şikâyetleri olanların sağlık kuruluşlarında hepatit taraması yaptırmaları öneriliyor. Hepatit C’ye bağlı siroz oluşumunda; yemek borusunda varisler, varis kanamaları, karında su toplanması sonucu karın şişliği, dalak büyümesi ve şuur kaybı atakları meydana geliyor.

VİRÜS 2023'TE YOK EDİLEBİLİR
DOÇ. Dr. Mehmet Buğdacı, şu an araştırma aşamasında olan çalışmaların 2. nesil proteaz inhibitörlerinde virüsün vücuttan yüzde 90-100’ler gibi yüksek oranlarda yok edildiğini söylüyor. Sıkı kan merkezi kontrolleri ve uygun tedavi ile 2023 yılında virüsün insanlardan yok edilmesi mümkün görülüyor.

ÜÇLÜ TEDAVİ ALACAK JASTALAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Bu hastaların gösterdikleri en önemli belirtinin cilt döküntüleri olduğuna dikkat çekiliyor. Ayrıca aşırı sinirlilik, depresyon, kolay kanama-morarma ve boğaz ağrısı olduğunda da mutlak kontrol gerekiyor. İkili tedavide 4, 12 ve 24. haftalarda HCV RNA testi ile tedaviye verilen yanıt değerlendirilirken, üçlü tedavide bu teste 8. haftada da bakılması gerekiyor.Kaynak.7gunsaglik